DEVLET Bahçeli’den bahsettiğimi hemen anlamışsınızdır. MHP Genel Başkanı ve Cumhur İttifakı’nın küçük ortağı Devlet Bahçeli’deki bu değişim sadece benim değil, mutlaka kendi tabanındaki milyonların da başını döndürmüştür.
Öyle ya... Bir zamanlar milliyetçiliği ve ülkücülüğü kimselere bırakmayan bu şahsiyet, şimdilerde eli kanlı terör örgütü ve 50 bin kişinin katili Abdullah Öcalan ile aynı kulvarda koşuyor...
Karşılıklı güzellemeler... Teşekkür ve selam mesajları gelip giderken, inanıyorum ki, bu milliyetçi ve ülkücü tabanın yüzüne kamçı gibi geliyordur bu değişim rüzgârı...
Daha çok değil bundan 7-8 yıl önce, (18 Şubat 2018) AKP iktidarına payanda olmadan önce, Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ı en ağır eleştirenlerin başında geliyordu Devlet Bahçeli...
Her türlü hakaret içeren sözler karşılıklı gelip gidiyor, olmadık karalama kampanyası ile iki cephe de birbirlerine saldırıyordu...
VE ŞU URGAN MESELESİ!
Türk siyasetindeki bu şiddetli geçimsizliğin en üst perdeden seslendirdiği zamanlarda Devlet Bahçeli’nin urgan çıkışı da geldi. Yine hükümet yetkililerine sesleniyor ve dönemin Başbakanı Erdoğan’a şöyle sesleniyordu;
“Al bu ipi de İmralı’daki o eli kanlı terörist başı Öcalan’ı as... Cesaretin yoksa meydanı bize bırak da gerekeni yapalım... Ama sende o cesaret ne arar...”
Yanlış anlamayın, Bahçeli’nin o dönemdeki sözlerinin en hafifini yazdım...
Sonrası malumunuz... O Devlet Bahçeli gitmiş, yerine bir kuzu gibi uysal, denileni yapan, dün kara dediğine bugün beyaz diyen, dün diktatörlükle suçladığı kimseleri bugün vatansever olarak metheden bir Devlet Bahçeli gelmiş...
Başlarda bu değişime kimse bir anlam veremedi... Bahçeli konuşuyor, yanındaki ve karşısındaki hazirun ellerini patlatırcasına alkışlıyor; yetmiyor ayağa kalkıp slogan atıyor...
ALTINA İMZA ATARMIŞ!
Gelinen bu müthiş değişim sonrası işte o Devlet Bahçeli, MHP’ye gönül veren milyonlarca insanın taşıdığı o temiz misyonu çöpe atarak başladı terörist başına methiyeler düzlemeye...
“PKK’ya silah bıraktır, gel Millet Meclisi’nde bir konuşma yap ve umut hakkından faydalan...”
Zaten sözüm ona, barış rüzgârı da böyle oluştu... Elçiler seçildi, elçiler gönderildi. Nerede ise İmralı Adası kutsal mekân oldu!
Seri değişim konusunda bukalemunlara bile taş çıkartan Devlet Bahçeli, geçen hafta DEM’in eş genel başkanı ve aynı zamanda Meclis başkan yardımcısı Pervin Buldan ve ekibini ağırladı MHP parti merkezine... Toplantı sonrası da basın mensuplarına bir açıklama yapıldı.
Önce konuk Pervin Buldan konuştu, çözüm süreci ile ilgili izlenecek yol ve atılacak adımlar konusunda cümleler kurdu. Bence sakıncalı ve üzerinde durulacak, ileride Türkiye’nin başına ağrıtacak çok önemli noktalar vardı. Ardından Bahçeli aldı sazı eline ve kısa kesti;
“Sayın Buldan’ın konuşmasının altına imzamı atarım!”
İşte böyle değerli okuyucular... Bir zamanlar Apo’nun idam edilmesi için AKP yönetimine kalın sicim atan Devlet Bahçeli, bugün dünyanın en kanlı terör örgütü PKK’nın Meclis’teki temsilcisi ve DEM’in eş başkanı Pervin Buldan’ın görüşlerinin altına imza atıyor...
Şimdi siz söyleyin... Arz üzerinde bu kadar hızlı bir değişim ve gelişime uğrayan bir canlıda mevcut mu?
***************
ANLAMLI SÖZ
“Suiistimal kapısı bir kez aralandığında, ardına kadar açık kalır...”
CENAP ŞAHABETTİN