İMRALI heyetinde MHP, DEM ve AKP’den yetkililer vardı. Gidildi, soruldu, cevaplar alındı ve tam 16 sayfalık bir metin oluştu...
Sonra geldiler ve bu metni Meclisi Başkanı Numan Kurtulmuş’a sundular...
Güya şeffaf olunacaktı...
Daha sonra özetin özeti çıkarıldı ve 4 sayfaya düşürüldü...
Fakat neden 4 sayfaya düşürüldü kimse açıklık getirmiyor...
İstanbul’da 1 milyon oy farkla seçilen Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu hakkında tam 4 bin sayfalık rapor hazırlandı...
16 sayfa nedir ki?
Bir saat sürecek olan bir rapor neden okunamıyor acaba?
Neden kimse sadece 4 sayfaya indirgenen rapordan bahsediyor? Teferruat dedikleri maddeler neden açıklanmıyor, neden korkuluyor?
RAPOR EL YAKIYOR DA ONDAN!
İmralı heyetinde bulunan AKP ve MHP bu meçhul raporun içeriğini dillendirmekten çekinirken, DEM’li yetkililer baklayı ağızlarından çıkarmaya başladılar bile!
Geçen hafta DEM’in yaptığı ziyaret sonrası Pervin Buldan’ın konuşması için, “Her cümlesinin altına imzamı atarım” diyen Devlet Bahçeli, acaba o açıklanmayan ve milletin tepkisinden çekinilen 16 sayfanın da altına da imzayı atabilecek mi?
Görüyoruz ki, PKK’nın tüm türevlerinin Gazi Meclis’te temsilcisi olan DEM’li yöneticilerin cümle aralarına sokuşturdukları “tehlikeli istekler”, İYİ Parti hariç tüm partilerden oluşan barış komisyonunun ve dolayısıyla milletin huzurunu kaçırmaya başladı bile.
Haydi şimdi gelin ve İmralı’da neler konuşulduğunu açıklayın!
DEM’in ağzından değil de sizin ağzınızdan duyalım!
Bu aziz milletin gözüne baka baka söyleyin, ne konuşuldu adada?
BU SESSİZLİK VE SUSKUNLUK NİYE?
Malum 3 partiden oluşan heyetin İmralı’ya gidişi üzerinden 20-25 gün geçmesine rağmen, ortaya çıkan o 16 sayfa bütün sırlarıyla gizemini koruyor. Ortalıkta, kopacak olan bir fırtına öncesi sessizlik hâkim.
Bu sessizliği ta 1009’da Dolmabahçe’de başlatılan barış sürecinden hatırlıyorum... Yapılan kamuoyu araştırmalarında AKP büyük oy kaybına uğrayınca, ilk onlar basmıştı tekmeyi o masaya...
Fakat, tekme atmadan önce Şivan Perver’le birlikte ne kadar Kürtçü sanatçı ve siyasetçi varsa Diyarbakır’da “Megri Megri” türküleriyle kendinden geçilmiş, bağımsız Türkiye Cumhuriyeti’nin hâkimini, savcısını eli kanlı teröristlerin ayağına götürülmüş, sınır boylarında çadır mahkemeler kurulmuştu...
Kuruldu da ne oldu?
Sonrasında gelen sadece tünel faciasıyla 725 askerimiz şehit düşmüştü bu topraklara!
Siz, kimin temsilcileriyle ve ne için, hangi tavizleri vererek masaya oturuyorsunuz... Bunu er geç aziz Türk Milleti öğrenecek...
Bundan kaçış yok... En iyisi, şu meçhul “ihanet raporu”nu siz açıklayın da, terör örgütü PKK’nın hangi istekleri olduğunu dost (!) elinden öğrenelim!
******************
ANLAMLI SÖZ
“Hayatı daha iyi kılmak özgürlüğü üstüne konuşulmadıkça, özgürlükten ve kültürden söz etmenin bir anlamı yoktur. Daha iyi bir hayatın ilk koşulu ise barıştır...”
BERTOLT BRECHT