ASRIN Felaketi olarak anlatılan depremin üzerinden tam 3 yıl geçti...
Yaralar sarıldı mı?
Hükümet kanadına göre “EVET!”
Muhalefet kanadına göre “HAYIR!”
Hangisine inanacağız?
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve hükümet yetkililerinin bundan yaklaşık 1.5 ay önce Hatay’da yaptığı anahtar teslim törenine bakarsanız, caddeler pirüpak... Vatandaşlara söz verilen 450 bin konutluk projeler tamamlanmış, tüm depremzedeler evlerine taşınmış... Şehirlerin su, elektrik ve kanalizasyon sorunları giderilmiş...
Törenin düzenlendiği alan ve yakın caddeler giydirilmiş, büyük pano ve afişlerle donatılmış ve mümkün olduğu kadar yıkıntılar, boş alanlar ve etraftaki tamamlanmamış binalar gözden kaçırılmış...
Şimdi, aradan tam 3 yıl geçtikten sonra görüyoruz ki, hâlâ binlerce, on binlerce vatandaşımız konteynerlerde, barakalarda ve deprem çadırlarında yaşıyor... Tabii ki buna yaşamak denirse... Su, doğal gaz ve elektrik sıkıntılarının üst düzeyde hissedildiği, her tarafın depremin izlerini taşıdığı yıkıntılar arasında nasıl iyi ve mutlu bir yaşamdan bahsedilir ki?
Ama dedik ya, hükümet medyası her şeyi ve her yeri tozpembe gösterme bakımından olağanüstü başarılı. Bunu saklamakla elinize ne geçiyor acaba? Vatandaşın derdine, problemlerine ve ihtiyaçlarına çare olabiliyor musunuz?
Oysaki, yağcılık yerine gerçek gazetecilik yapsanız, yerle bir olan 11 şehrin son durumunu, orada yaşanan sıkıntıları aynen yansıtsanız; belki o zaman hükümet kanadı ve yerel yönetimler daha bir özveri ile yönelecek bu alanlara ve eksiklerin giderilmesinde, hayatın normale dönmesinde daha büyük çaba sarf edilecek...
Ama hayır...
Sizin her şeyi tozpembe gösterme huyunuz yok mu; işte buralara yeterince hizmet götürülemiyorsa, bilin ki bunda siz “yancı” basının çok büyük katkısı var, bilesiniz...
BU FOTOĞRAFI SAKIN UNUTMAYIN
Yazının arasına yerleştirdiğimiz bu fotoğraf, aslında o zamanlar bütün Türkiye’nin ve aynı zamanda dünya basınının yüreğini sızlatmıştı. Neydi o fotoğraf, anlatalım;
Mesut Hançer, Kahramanmaraş depreminde sütunlar altında kalan 15 yaşındaki kızı Irmak’ın elinden yakalamış, o şekilde bir yardım bekliyor... Baba Mesut Hançer, bir yandan son saatlerini yaşayan kızına moral verirken, bir yandan da sağa sola feryatlar edip, ekiplerden yardım bekliyor...
Neticede 15 yaşındaki Irmak kızımız, vefat eden 55 bin kişi ile birlikte kara toprağın bağrında artık... Cenazesinde, yakınları, komşuları ve okul arkadaşları büyük gözyaşı döktü... Baba Hançer olayı şöyle anlatıyor;
“O gece Irmak’ın kuzenleri gelmişti ve onlarla kalmak için babaannesine gitmişti. Depreme yakalanan iki kızım ve bir oğlumla birlikte yaralı olarak kurtulduk. Sonra Irmak’ın kaldığı eve gittik ve bu faciayla karşılaştık...”
Allah, hiçbir anne ve babaya böylesine acılar yaşatmasın.
MECLİSTEKİ DEREM OTURUMU
2023’ün 6 Şubat’ında gece 04.17’de meydana gelen Kahramanmaraş merkezli Asrın Felaketi için geçen hafta 6 Şubat Cuma günü TBMM’de “Deprem Oturumu” gerçekleştirildi...
Ne yazık ki, bu oturuma 592 milletvekilinden sadece 45 vekil katıldı. Depremin yıldönümü nedeniyle hükümetten ve muhalefetten birçok milletvekilinin deprem bölgesinde olduğunu tahmin ediyorum. Lâkin 6 Şubat’ta Ankara’da olup da Millet Meclisi’ne gitmeyen milletvekillerine yazıklar olsun...
Şu anda Meclis’te en fazla milletvekili olan (275) AKP’den sadece 8 milletvekili Meclis’te... Katılan vekillerin, partilere göre sayısını vereyim de, gerisini siz düşünün:
AKP 8 vekil
CHP 19 vekil
DEM Parti 8 vekil
MHP 4 vekil
İYİ Parti 2 vekil
Ynd.Refat 2 vekil
Dolayısıyla, 592 vekilden, sadece 45’inin katıldığı bir oturumdan hayırlı bir kararın çıkması mümkün değildir. 55 bine yakın vatandaşımızı toprağa koyduğumuz Asrın Felaketinin, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ndeki temsil gücü bu kadar... Ben daha ne söyleyeyim... Emekliye 20 bin lirayı, kendilerine ise en az 300 bin lirayı reva gören vekiller, bu vekiller...
*****************
ANLAMLI SÖZ
“Karşılık bekleyerek yapılan iyilik, Allah katında muteber değildir. Çünkü mükâfatını bu dünyada almıştır...”
CERVANTES