Her yıl Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü (MTA) deprem haritalarını günceller, biz birkaç gün konuşur sonra unuturuz. Ancak Sakarya gibi birinci derece deprem bölgesinde yaşayan bir şehir için “unutmak” en büyük risktir. 2025 yılında yayımlanan son MTA Deprem Tehlike Haritası, Sakarya’nın hâlâ Kuzey Anadolu Fay Hattı’nın tam kalbinde olduğunu gösteriyor.

Kuzey Anadolu Fay Hattı sessiz ama ölümcül bir gerçek. Erzincan’dan başlayıp Sakarya’dan geçerek Marmara Denizi’ne ulaşan bu hat, Türkiye’nin en tehlikeli fay zonlarından biri. Uzmanlara göre bölgedeki bir kırılma, 7 büyüklüğüne kadar yıkıcı bir depremi tetikleyebilir.

17 Ağustos 1999 sadece bir tarih değil, bir uyarıydı. Binlerce canın yitirildiği o gece, bize “dayanıklı binalar”ın kâğıt üzerindeki bir madde değil, hayatta kalmanın şartı olduğunu gösterdi. Aradan 26 yıl geçmesine rağmen Sakarya hâlâ o felaketin izlerini taşıyor.

Depreme hazırlık bir lüks değil, zorunluluk. Yeni yapılan binaların yönetmeliğe uygun olması yetmiyor; mevcut yapıların da denetlenmesi gerekiyor. Çünkü sadece beton değil, ihmal de can alıyor.

Sakarya, birinci derece deprem bölgesinde yaşıyor. Bu sadece bir coğrafi bilgi değil, bir sorumluluk çağrısı. Eğer bu gerçeği görmezden gelirsek, bir sonraki felaketin adı “kader” değil, “ihmal” olacak.

Deprem bir doğa olayıdır, ama felaket haline gelmesi bizim elimizde. Sakarya bir kez yıkıldı; ikinci kez yıkılmasına izin vermemek bizim elimizde.