Cumhuriyet, yalnızca bir yönetim biçimi değil; bir milletin küllerinden doğuşunun, bağımsızlık inancının ve umutla yeniden ayağa kalkışının adıdır. Sakarya ise bu mücadelenin hem adı hem de tanığı olmuş bir şehirdir. Bugün 29 Ekim’de Adapazarı’nın sokaklarında dalgalanan her bayrak, bu toprakların geçmişine duyulan saygının ve geleceğe olan inancın sembolüdür.

Sakarya, Kurtuluş Savaşı’nda direnişin simgesi olmuş, Cumhuriyet’in kazanımlarını alın teriyle büyütmüştür. Sanayisinde, tarımında, eğitiminde, sporunda... her alanda Cumhuriyet’in emeğini taşır. Şehrin çocukları, Atatürk’ün “Cumhuriyeti biz kurduk, onu yaşatacak sizlersiniz” sözünün bilinciyle büyür. Çünkü Sakarya’da Cumhuriyet, sadece kutlanmaz; yaşanır, yaşatılır.

Bugün Adapazarı’ndan Sapanca’ya, Hendek’ten Karasu’ya kadar her köyde, her okulda, her evde aynı coşku vardır. Çünkü Cumhuriyet, bu şehrin damarlarında dolaşan bir ruhtur. Gölgesinde büyüdüğümüz o kırmızı bayrak, Sakarya’nın her rüzgârında biraz daha gururla dalgalanır.

Yüzyılı geride bırakan Cumhuriyetimizin ışığı, Sakarya’da hiç sönmedi, sönmeyecek de. Çünkü bu şehir, hem geçmişin direnişini hem de geleceğin umudunu içinde taşır. Yaşasın Cumhuriyet, yaşasın Sakarya!