ULUSLARARASI Şeffaflık Örgütü (Transparnency International) geçenlerde bir rapor yayınladı. Raporun konusu ülkelerdeki rüşvet ve yolsuzluk olayları idi. Geride bıraktığımız 2025 Yılı Yolsuzluk Algı Endeksi sonuçlarına göre Türkiye, ne yazık ki 31 puanla 124. sırada yer aldı.

Türkiye, bir önceki yıl açıklanan 2024 endeksinde ise 34 puanla 107. sıradaydı. Böylece ülkemiz 3 puan kaybederek 17 basamak birden gerilemiş oldu.

Endeks, 182 ülkeyi kamu sektöründeki “yolsuzluk ve rüşvet” algısına göre sıralıyor. Ülkeler, 0 ile 100 puan arasında puanla sıralanıyor.

GERİLEYEN ÜLKELER ARASINDAYIZ!

ŞEFFAFLIK Örgütü raporunda 2013’ten bu yana 50 ülkede kayda değer bir gerileme yaşandığına dikkat çekiliyor. Rapora göre en sert düşüşlerin görüldüğü ülkeler Türkiye (31),Macaristan (40) ve Nikaragua (14) puan olarak sıralanıyor.

Raporda, “Bu tablo, demokratik gerileme, çatışmalar, kurumsal kırılganlık ve yerleşik patronaj ağlarının beslediği, bütünlüğü korumaya yönelik mekanizmalarda yapısal bir zayıflamaya işaret ediyor” görüşüne yer veriliyor. 2013’ten beri düşüşte olan Türkiye, ne yazık ki Cibuti, Moğolistan, Nijer ve Özbekistan isimli ülkelerde “rüşvet” ve “yolsuzluk” konusunda aynı klasmanda bulunuyor...

DEMOKRASİDE GERİLEME!

YOLSUZLUK ve rüşvet vakalarının çokluğu, daha çok demokratikleşme, hukukun üstünlüğü, güçler ayrılığı ve şeffaflaşmanın yerleşmediği ülkelerde görülüyor.

Ne yazık ki, şeffaf olmayan antidemokratik sistemlerle yönetilen ülkelerde rüşvet ve yolsuzluklar da zirve yapıyor... Ancak ülkemiz Türkiye’nin adının da bu ülkeler arasında zikredilmesi, çok üzüntü veriyor...

Bizim gibi bir İslam ülkesine rüşvet ve yolsuzluklar yakışıyor mu?

Biz neden her kötü örneklerle anılıyoruz?

Neden mutluluk ve insani değerlerde hep gerilerde kalıyoruz?

ÇEYREK ASIRDA GELİNEN NOKTA!

ÜLKEYİ yaklaşık 25 yıldır yöneten kadrolar, her ne kadar “Türkiye’ye çağ atlattık!” diye hava atsalar da, durum hiç de öyle değil ne yazık ki... Köprülerle, bölünmüş yollarla, şehir hastaneleri ve havaalanları ile çağ atlanmıyor...

Mühim olan, işte bu atılımları gerçekleştirirken, ihaleleri kime ve hangi kriterleri baz alarak verdin! Hangi hakkı, hangi hukuku ve şeffaflığı sergiledin?

Tüm ihaleleri hep o bilindik işadamı ve holdinglere vermekle olmuyor dürüst yöneticilik...

“Bu milletin a..... koyarım” diye konuşan Cengiz Holdin’in sahibi Ekrem Cengiz’in adını bir İlahiyat Fakültesi’ne verdiniz.

Ve şimdi de “Yap, İşlet, Devlet” modeli ile yaptırdığınız köprüleri, yolları ve havaalanlarını değerinin çok altında fiyatlarla satmaya hazırlanıyorsunuz...

Peki niye satıyorsunuz?

Bırakın köprülerin, yolların ve havaalanlarının gelirleri yabancı şirketlere gideceğine Devletimizin kasasına girsin!

Çin, dünyanın en uzun köprüsünü 1.5 milyar dolara yaparken, sizler ortalama bir köprüyü 4.5 milyar dolara yaptırdınız... Ve bu yapılara milyonlarca dolar “geçiş garantisi” adı altında Devletin kasasından para ödüyorsunuz...

Sahi neydi o, “kur korumalı” döviz mevduat hesabı?

Onun ve diğer ihalelerin ateşi şimdi bütçeye, taşıyamayacağı miktarda yük getirdi de ondan; şimdi durduk yerde köprüleri, yolları ve havaalanlarını satışa çıkarıyorsunuz...

O yanlış, bu yanlış, hep yanlış... Ne yazık ki, matematikte kural böyle; 100 yanlış, 1 doğru etmiyor!

****************

ANLAMLI SÖZ

“Sizden kimi bir işte görevlendirir İsek ve o bizden bir iğne (miktarı) ya da daha büyük bir şeyi gizlerse, bu bir ihanet olur. Ve kıyamet günü onu, (kendi elleriyle) getirir...”

HAZRETİ MUHAMMED SAV (Müslim İmare-30)