Kış aylarında sofraya en çok yakışan balıklardan biri hamsi. Ucuz, lezzetli, ulaşılabilir… Ama işin bir de kimsenin pek konuşmadığı tarafı var: Yanlış pişirildiğinde fayda beklerken zarar görmek mümkün.
Hamsi aslında tam bir sağlık deposu. Omega-3’ü bol, proteini güçlü, küçük boyutlu olduğu için ağır metal riski de düşük. Yani doğru tüketildiğinde kalpten bağışıklığa kadar vücuda ciddi katkı sağlıyor. Sorun balıkta değil, tavada başlıyor.
Yüksek ısıda, uzun süre kızartılan hamsi faydasını hızla kaybediyor. Hele bir de defalarca kullanılmış yağda pişirildiyse, o masum balık adeta başka bir şeye dönüşüyor. Sağlıklı yağlar bozuluyor, sindirimi zorlaşıyor, kalp-damar sistemi için risk oluşturabiliyor. Kısacası “balık yiyoruz” diye kendimizi kandırıyoruz.
Oysa çözüm çok basit. Fırın, ızgara ya da buğulama. Az yağ, doğru ısı, yakmadan pişirme. Ne lezzetinden bir şey gidiyor ne de sağlığından. Aksine, hamsi olması gerektiği gibi sofraya geliyor.
Kışın hamsiden vazgeçmeyelim ama onu tavada yakarak da harcamayalım. Bazen sağlıklı olmak için ekstra bir şey yapmaya değil, yanlış yaptığımızı bırakmaya ihtiyaç var.