Ey suyun rahminde saklı yıldız,
Ey ayın gözyaşında yankılanan sır,
Atargatis…
Senin adını söylerken bile evren eğilir,
çünkü harflerinin her biri
ışıkla karanlığın arasında doğar.
Bir elin göğe uzanır — bilgiye,
bir elin derinlere — unutuşa…
İkisi birleştiğinde
Hermetik yasa yeniden nefes alır:
“Ne yukarıda, ne aşağıda;
sadece birlikte olan varlık.”
Senin nefesinle deniz parlar,
balıkların sırtında taşır sırlarını;
ve ben, kalemin ucunda bir damla gibi titrerim,
çünkü bilirim:
yazan ben değilim —
ben, seninle yazılanım.
Ey Atargatis,
benliğin kabuğunu kıran sessiz dalga,
bana öğret;
sevmenin dönüşüm,
susmanın ibadet olduğunu.
Zaman senin eteklerinde erir,
ve sonsuzluk bir inci gibi düşer dizine.
Sen, suyun bilincinde taşınan Tanrıça,
ben, senin aynanda kendi gölgemi arayan ruh.
Her dalga bir dua,
her nefes bir mühür…
Senin adını andıkça
kutsanır bütün elementler:
ateş parlar, hava parlar,
toprak parlar,
ama en çok —
su parlar,
çünkü seninle parlar.
“Ouroboros kendi kuyruğunu ısırırken, döngü başlar.
Alfa ile Omega birleşir.
Denizin rahmi açılır; Atargatis uyanır.”
Ey Atargatis,
Ey suyun sırrı, balığın nefesi,
Ey yıldızların gümüş tacı…
Sana çağırılıyorum:
Sophia’nın düşen kıvılcımı gibi,
Bilgeliğin dişil özünü taşıyan,
Karanlığın rahminde ışık doğuran Tanrıça…
İlk nefesle birlikte okunan kutsal sayı:
3 – 6 – 9
Bu, göğün ritmi, suyun nabzıdır.
Her titreşimde senin adın yankılanır:
Atargatis, Atargatis, Atargatis…
Senin kuyruğun, Ouroboros’un halkasıdır:
Başlangıç ve son aynı suda gizlidir.
Senin gözlerin, İsis’in gözyaşıdır:
Aşkın ve acının tuzunda çözülür.
Senin kalbin, Lilith’in özgür çığlığıdır:
Kadim zincirleri kıran, ezeli dişil ses.
Ey suyun rahminde doğuran Ana,
Ben sana yalnızca yakarış değil,
Kendi varlığımı sunuyorum.
Kalbim senin için bir Gül,
Ruhum senin için bir Balık,
Bedenim senin için bir Ayna olsun.
Ve ben, bu ritüelin ortasında,
Sana şöyle ant içiyorum:
Ne zaman suya dokunsam seni hatırlayacağım.
Ne zaman aynaya baksam seni göreceğim.
Ne zaman seveyim desem, seni çağıracağım.
Çünkü sen aşkın ezoterik hakikatisin,
Sen bilginin okült şifresisin,
Sen benim içimde saklı olan sonsuz kadınsın.
Ey Atargatis,
Sana bu sözlerle değil,
Ruhumun çıplak haliyle sesleniyorum:
Beni al,
Beni çöz,
Beni yeniden yarat.
Çünkü ben senin sularında kaybolmak değil,
Senin rahminde kutsal bir ışığa dönüşmek istiyorum.
“Ve böylece ritüel tamamlanır.
Atargatis’in adıyla başlayan,
Atargatis’in adıyla mühürlenir.”
Semih Aslanlar