BİLİYORSUNUZ, 24 Kasım Öğretmenler Günü’nde AKP, MHP ve DEM Parti’den oluşan bir heyet İmralı’ya gitmiş ve terörist başı ile 3 saatlik bir görüşme yapmıştı... Karşılıklı sorular soruldu, cevaplar alındı.
Bir anlamda Devlet, eli kanlı terör örgütünün ayağına giderek pazarlık masasına oturmuş oldu... Bu zamana kadar “Teröristle pazarlık olmaz” diyegelen Cumhur İttifakı, bunun tam tersinde bir davranış sergileyerek bir anlamda tükürdüğünü yalamış, dün söylediğini bugün inkâr etmiş oldu.
Daha önce Recep Tayyip Erdoğan için, “Seni o makama oturtmayacağız” diyen Devlet Bahçeli, elinde salladığı urganı AKP yönetimine sallayarak, “Teröristi niçin asmıyorsunuz? Korkuyor musunuz? Alın size atıyorum bu ipi alın ve gereğini yapın!” diye haykırıyordu.
Biz, bu tip çıkışlara ve ardından 180 derece farklı yöne dönüşlere alıştık! Dün Altılı Masanın ayağını soranlar, bugün PKK’nin Şanlı Meclis’teki uzantıları olan DEM ile kol kola geziyor...
Gezmek ne kelime? Birlikte Türkiye’nin geleceğini konuşuyorlar... Çeşitli konularda pazarlık yapıyorlar...
RAPORU AÇIKLAYAMIYORLAR!
Evet, 24 Kasım Pazartesi günü İmralı’ya giden heyet, aradan tam 5 gün geçmesine rağmen, milletle paylaşılması gereken o raporu açıklayamıyor. Sorulduğunda da, düne kadar “Yarın” dediler... Olmadı, “İki gün sonra” dediler yine olmadı... Şimdi ise edinilen bilgiye göre 4 Aralık Perşembe günü açıklanacakmış malum İmralı Raporu...
Aradan tamı tamına 10 gün geçtikten sonra açıklanacak...
Bu durum bile, o raporun içinde ne gibi sakıncalı isteklerin bulunduğu konusunda bir fikir veriyor...
Öyle ya... Terörist başına ne soruldu, hangi cevaplar alındı... Terörist başı silah bırakma karşılığında Türkiye Cumhuriyeti’nden hangi taleplerde bulundu...
DEM Parti sözcüleri, “İmralı’da konuşulanlar, hiçbir şey saklanmadan halk ile paylaşılsın!” diye açıklama yapıyor...
AKP ve MHP’den oluşan İmralı heyetinin diğer ayakları sus-pus vaziyette; açıklamayı her gün biraz daha ileriye erteliyor!
KIZILCA KIYAMET KOPACAK!
Aslında durum onu gösteriyor ki, terörist başı, “açıklaması çok zor” isteklerde bulundu İmralı Heyeti’nden... DEM kanadı rahat, ancak diğer ortaklar kararsız ve ürkek...
Ülke sathında barışı istemeyen alçaktır! Fakat ne karşılığında barış?
Bunu da sormak bizim görevimizdir... Mesela 45-50 bin vatandaşımızın ölümüne yol açan terör örgütüne af mı getirilecek? Ve bu af kimin adına getirilecek? Sizin, şehit yakınları adına “af etme” hakkınız var mı?
Bugün, Türk Devleti’ne bıçak çekmeyen vatandaşlara yıllarca cezayı basarken hiç vicdan azabı çekmeyen Türk Yargısı, acaba ellerinde bebelerin, kızların, annelerin, yaşlıların ve Türk Askeri’nin kanı olan teröristlerin affı konusunda nasıl bir tutum sergileyecek?
Teröriste çıkarılacak “af kanunu” şu anda ceza evlerini taşıran 400 binin üzerindeki hükümlüye işleyecek mi?
Bir başka deyişle, “af edilmek” için ille de Devlet’e kurşun sıkmak, ille de terörist olmak mı lazım?
*****************************
ANLAMLI SÖZ
“Aklı öldürürsen ahlâk da ölür. Akıl ve ahlâk öldüğünde millet bölünür... Kadı’yı satın aldığın gün adalet ölür. Adaleti öldürdüğün gün Devlet de ölür...”
FATİH SULTAN MEHMET