Osmanlı mutfağı, saraydan halk sofralarına kadar uzanan geniş ve zengin bir gastronomi mirasına sahiptir. Bu menüyü hazırlarken, unutulmaya yüz tutmuş, ama zamanında iftar sofralarını süslemiş lezzetleri seçtim.

Çorba: Tirid-i İskenderî (Tirit Çorbası)

Tarihi:

Tirit, Osmanlı mutfağında oldukça önemli bir yere sahipti. Tirit kelimesi Arapça kökenli olup, “et suyuna batırılmış ekmek” anlamına gelir. Esasında bir yoksul yemeği gibi görünse de Osmanlı mutfağında pek çok farklı versiyonu yapılmıştır. Saray mutfağında tiridin özel bir yeri vardı ve özellikle padişah sofralarında yer bulurdu. 16. yüzyılın meşhur yemek kitaplarında tiritin birkaç farklı tarifi bulunmaktadır. Bazıları sadece et suyu ve ekmekle yapılırken, bazıları kuzu eti, baharatlar ve yoğurtla zenginleştirilmiştir.

Hazırlanışı:

Tirit çorbası, kemik suyunda pişirilmiş kuzu etiyle hazırlanır. Üzerine doğranmış ince pideler eklenir ve bol yoğurt ile sarımsak karışımı dökülerek sıcak servis edilir. Osmanlı döneminde üzerine safran ve tarçın serpilerek tatlandırılırdı.

Ara Sıcak: Kızarmış Lor Köftesi (Osmanlı Peynir Köftesi)

Tarihi:

Osmanlı mutfağında peynir, sadece kahvaltılık bir gıda değil, aynı zamanda yemeklerde de kullanılan önemli bir malzemeydi. 17. yüzyıl Osmanlı kayıtlarında peynirli köftelerin tüketildiği bilinmektedir. Özellikle Bursa ve Edirne gibi şehirlerde lor peyniriyle yapılan kızartmalar, saray mutfağına da girmiştir.

Hazırlanışı:

Tuzsuz lor peyniri, yumurta, un ve baharatlarla yoğrulup köfte şekli verilir, ardından kızgın yağda kızartılır. Üzerine tahinli bir sos gezdirilerek veya balla tatlandırılarak servis edilir.

Ana Yemek: Mutancana

Tarihi:

Mutancana, Osmanlı saray mutfağının en özel yemeklerinden biridir. 15. yüzyıldan itibaren Topkapı Sarayı’nda yapılan bu yemek, tatlı ve tuzlunun mükemmel uyumunu sergiler. Esasında bir Selçuklu yemeği olan Mutancana, Osmanlı döneminde rafine hale getirilmiş ve en özel davet sofralarında yer almıştır. 16. yüzyıl saray mutfağı kayıtlarında, bu yemeğin badem, kuru erik, bal ve sirke ile hazırlandığı belirtilmiştir.

Mutancana Tarifi

Malzemeler:

                •             500 gr kuzu eti (iri doğranmış)

                •             1 çay bardağı badem

                •             10 adet kuru incir

                •             10 adet kuru erik

                •             1 çay bardağı kuru üzüm

                •             2 yemek kaşığı bal

                •             1 çay bardağı sirke

                •             1 yemek kaşığı tereyağı

                •             1 çay kaşığı tarçın

                •             Tuz, karabiber

Yapılışı:

                1.            Bademler sıcak suda bekletilip kabukları soyulur. Kuru incir, kuru üzüm ve erik ılık suda bekletilir.

                2.            Tereyağı eritilir, kuzu eti eklenir ve suyunu salıp çekene kadar kavrulur.

                3.            Etin üzerine badem, sirke ve bal eklenip birkaç dakika pişirilir.

                4.            Kuru meyveler ilave edilir, baharatlar eklenir ve kısık ateşte yaklaşık 30 dakika pişirilir.

                5.            Hafif tatlı, ekşi ve baharatlı bu lezzetli yemek sıcak servis edilir.

Salata: Soğanlı Fodula Salatası

Tarihi:

Fodula, Osmanlı mutfağında çok sık kullanılan bir unlu mamuldür. Genellikle et yemekleriyle birlikte tüketilen bu ekmek türü, bazen salatalarda da yer alırdı. 18. yüzyıl mutfak kayıtlarında, “soğanlı fodula” isimli bir tarif bulunur. Bu tarif, sarımsak, limon suyu ve sirkeyle tatlandırılan hafif bir salatadır.

Hazırlanışı:

Fodula ekmeği ufalanarak kırmızı soğan, sumak, nar ekşisi ve zeytinyağı ile karıştırılır. Üzerine ceviz serpilerek servis edilir.

Tatlı: Helatiye

Tarihi:

Helatiye, Osmanlı saray mutfağında özellikle yaz aylarında yapılan hafif bir tatlıdır. Genellikle Ramazan ayında ferahlatıcı olması için hazırlanırdı. 17. yüzyıl yemek kitaplarında Helatiye tarifi yer almaktadır ve bu tatlı, badem sütü veya gül suyu ile zenginleştirilirdi.

Hazırlanışı:

Helatiye, nişasta ile pişirilen sütlü bir tatlıdır. Üzerine badem, kuru incir ve gül suyu eklenerek sunulur. Soğuk servis edilerek iftar sofralarında ferahlatıcı bir lezzet olarak tercih edilirdi.

Bu menü, Osmanlı mutfağının unutulmaya yüz tutmuş lezzetlerini Ramazan sofranıza taşımak için özenle seçildi. Mutancana’nın tatlı ve ekşiyi bir araya getiren enfes lezzeti, Helatiye’nin ferahlatıcı etkisiyle tamamlanıyor. Soğanlı fodula salatası ve peynir köftesi ise iftarı daha zengin ve doyurucu hale getiriyor