Dün başkalarına komik ama bizim ciddi derecede trajikomik olaylardan bahsettim.
Başka bir ülkede, medeni, çağdaş sosyal bir demokratik ülkede yaşansa, bırakın yetkililerin istifasını bir yana hükümeti düşürebilecek olaylar bunlar.
Ama bizim yüzsüzlüğümüzden midir, arsızlığımızdan mıdır bilmem hiçbir yetkilinin yüzü bile kızarmıyor.
Kaldı ki teflon tava gibi bunlar, hiçbir kir ve suç bunlara yapışmıyor.
Çünkü bunlar yetkili ama sorumsuz…
Her ne yaşanırsa yaşansın bunlar sütten çıkmış ak kaşık maşallah, tertemiz, günahsız, suçsuz…
Otel yanıyor otel, 76 kişi ölüyor. Otelin denetiminden sorumlu Bakan yatıyla Yunan adalarında fink attığı gibi, denetim görevi yapan personeli için yargılama izni bile vermiyor.
LGS skandalı patlıyor. Bakan önce inkar edip basına ve kamuoyuna hakaretler yağdırıyor. Sonra deliller ortaya çıkınca kabulleniyor ama ne bir yüz kızarma ne de utanma yok. İstifa mı? İstifa o kadar kolay değil, o namus ve haysiyet gerektiren zor bir tercih…
Şu organize sınav yolsuzlarını karıştırdım biraz, ta eskilere indim.
Bu arkadaşlara mahsus bir şey değil, daha önce de yaşanmış. Dolayısıyla dara düşünce ‘eskiden de oluyordu canım’ diyenler haklı ama kısmen haklı.
Evet, oluyormuş ama sınav iptal ediliyor. yapan cezasını çekiyor, yetkililer de istifa ediyormuş, . Şimdikiler sırıtarak geziyor.
Bir de eskiden oluyormuş ama böyle organize değil, işin içinde organize bir çete yok, bireysel suçlar.
Mesela 1973 yılı, üniversiteye giriş sınavı, sınav sorularının kitapçıklarının basıldığı sırada çalındığını gerekçesiyle iptal edilmiş.
1992 Anadolu Liseleri sınavı, sorularının bulunduğu kitapçığın satıldığı iddiaları üzerine iptal edilmiş.
1999 yılında yapılan ÖSS sınavı öncesi Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’nin Bağlarbaşı’ndaki kampüsünde soru kitapçıklarının bulunduğu çuvaldan iki kitapçık çalındığı için ileri bir tarihe ertelenmiş.
Bu kadar…
Gelelim dindar ve kutsal iktidarımız dönemine; Artık, aynı menzile yürüdükleri fetö devrede…
2009 Polis Meslek Yüksek Okulları’na giriş sınav sorularının, bazı dershanelerde(!) öğrencilere deneme testi olarak çözdürüldüğü iddiasıyla, sınav iptal edildi.
ÖSYM Başkanlığı yaptığı açıklamada, soruların öğrencilere “KPSS deneme sınavı” adı altında öğrencilere sunulduğunu ve bu denemelerde yer alan 103 sorudan 88'inin, PMYO Sınavında sorulan 120 sorudan 88'i ile büyük benzerlik gösterdiğini duyurdu.
2010 yılında yapılan KPSS’de, sınav öncesinde sorular sızdırıldı. Yüzlerce adayın tüm sorulara doğru yanıt verdiği görülünce sınav iptal edildi.
ÖSYM Başkanı Ünal Yarımağan istifa etti.
Yerine, tilkiye tavuk kümesi emanet edercesine Ali Demir atandı.
Bir daha da organize sınavlar konusunda dikiş tutturamadık.
2011 KPSS sınavı patladı. Cevaplar şifreli bir şekilde soruların içine yerleştirilmişti. Önce bu iddiaları reddeden Demir, daha sonra ise “Şifre var ama kopya yok” dedi.
2011 Yurtdışı Yükseköğretim Diplomaları Denkliği İçin Seviye Tespit Sınavı 2. Aşama Sınavı’ndaki 100 sorudan 75’inin, bir önceki yıl yapılan sınavda çıkmış olduğu anlaşıldı. Galiba soru hazırlamaya üşenmişlerdi.
YÖK Başkanı Prof. Dr. Yusuf Ziya Özcan, iddiayı doğruladı ama istifa falan etmedi.
Son yıllarda yapılan organize sınavların fetö bağlantısı benim iddiam değil, resmi ve tutanaklara geçti.
2017 yılında “Yeni Nesil Terör: FETÖ’nün Analizi” başlığıyla yayımlanan Polis Akademisi raporunda, 2000-2013 yılları arasında KPSS, ÖSS, ALES, Askeri Liseler, YDS sınavları gibi ÖSYM koordinatörlüğünde yapılan tüm sınav sorularının Gülen örgütlenmesi tarafından çalındığı bildirildi.
Raporda örgütün çaldığı soruları “stratejik olarak” kullandığı ifade edildi.
“ÖSS sorularının tamamı yalnızca sınırlı sayıda sınav şampiyonu aday adayı ile paylaşılırken FETÖ dershanelerine sorular kısmen verilerek sınav sonuçlarının aşırı bozulması ve sorgulanmasının önüne geçilmiştir” denildi.
Hani hep deriz ya ‘gitti fetö geldi metö!’
Şimdi başka tarikat, cemaat veya sözde sivil özde siyasal vakıf, dernek vesaireler yoluyla sınav yolsuzlukları devam ediyor.
Son örnek de LGS'de 917 birincinin çıkması…
Sınav sürerken soruların Whatsapp gruplarında paylaşılması…
Ve bunu kabul eden Bakan’ın bırakın istifayı, sınavı bile ‘iptal’ etmemesi…
Ve bütün bunlar ‘Yeni Türkiye’ vizyonun bir parçası…