Sevgili okurlar,
Öncelikle, "Akbelen direnişçilerinden Esra Işık'ın tutukluluk hali, 1 Haziran 2026 Tarihine "ertelendi..
Esra Işık, bir muhtarın kızı..
"Anne, baba ve köylüleri ile birlikte toprağını, taşını, ağaçlarını, zeytinliklerini, çiçeklerini, böceklerini, yılanını, çıyanını savunmak adına sesini yükseltmişlerimizden" biri..
Yani içimizden biri..
Senin, benim kızım da olabilirdi?..
İnan, gurur duyardım!..
Ellerine kına yakışır ya, kelepçe vurmuşlar!
-Bu, bir hak ihlali değil midir?
-Bu, bir kötü muamele değil midir?
-Bu insan haklarına aykırı, bir işkence türü değil midir?
Bu, Esra Işık'a değil, sana, bana gözdağı!
Hukukçular daha iyi bilir ya?
Bunları da gördük ve süpanallah!
Sözün bittiği yerdir, burası!
GURURDUR YA?
Daha önce de, toprağını, taşını, deresini, suyunu, ağacını savunanları yazdım..
Yazmaya, devam edeceğim..
-Bu topraklar, bizlere atalarımızdan emanet kaldı!
-Bu topraklar, şehit kanları ile sulandı..
-Bu toprakları savunmak, bir vefa örneğidir..
"Esra Işık" adına, sizi, bizi, hepimizi tutukladılar, kelepçelediler!..
Gururdur ya, tarih bunu da yazacak!
MİLLET İRADESİNE SAHİP ÇIKTI
Bir başka konu ise, CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in Sakarya'da gerçekleştirdiği " Millet İradesine Sahip Çıkıyor" mitingidir..
Sakarya Kent Meydanı tıklım, tıklım doldu..
Sakarya tarihinde, bir ilk yaşandı..
Sağ bir iktidara karşı halk birleşti, sesini yükseltti..
"İstifa seslerinin, Sakarya'dan yükselmesini" kim beklerdi ki?
MECLİSTE VEKİLLER?
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Sakarya'da, önemli mesajlar verdi..
Keşke, bunlar daha çok konuşulsa, yazılsa?
İrdelemeye, devam edeceğiz..
Pazartesi günü, Bizim Sakarya Gazetesi'nde yer alan makalem ile ilgili, Sevgili dostum E.Ç lütfetmiş, bir katkı yapmış..
"Üstadım, bence yazınızın can alıcı noktasını, yazınızın içeriğinde yer alan; “Cumhuriyet kazanımlarının aşındırıldığı, Laiklik kavramının delindiği, tarikatların palazlandığı, seçilmiş bakanların yerine, atanmış sekreterlerin alması, Meclis'te vekillerin parmak kaldırıp, indirden öteye görevlerinin olmaması" cümlesi oluşturuyor.
NOTERLİK MAKAMI
Bu cümle, kendi içinde, o kadar büyük ve derin anlamlar barındırıyor ki, yüzlerce sayfalık anlatım yetmez.
Koskoca, "TBMM(Türkiye Büyük Millet Meclisi)" artık yukardan gelen emrivaki taleplerin, kanun kılıfı ile onaylandığı bir "Noterlik Makamı" haline geldi/getirildi!. Sayısal çoğunluğu elinde bulunduran iktidar, diğer tarafın yüzde, yüz haklı olduğu, kamu yararına yönelik, hiçbir talep veya öneriyi, gündeme bile almadığı gibi, aksine “kamu yarası”na sebep olan (oligarşik hegemonların istediği), her kararı "indir-kaldır sistemi " ile kanunlaştırıp "demokratik diktatörlük rejimini" sağlamlaştırıyor.
MİLLİ İRADE
Ve maalesef bu durumu da, “Milli İrade'nin tecellisi" diye "süslü bir kılıfla, tüm vatandaşlara yutturmayı" başarıyorlar.
"Demokratik ve anayasal haklarını kullanarak, beş aydır alın terlerinin karşılığı olan hakedilmiş maaşlarını alamadıkları için eylem yapan maden işçileri, polis barikatları ve coplarıyla sindirilmeye" çalışılıyor.
Ondan sonra da iktidar temsilcileri çıkıp, "biz her zaman işçinin emekçinin yanındayız, onları enflasyona ezdirmedik, haklarını tastamam almaları için, ne gerekiyorsa yapıyoruz", nutukları atıyorlar!?.
YENİ TANIMLAR?
Bence, artık muhalefetin aklını başına alması, AKP’nin adını “Aldatma ve Kandırma Partisi” olarak telaffuz etmesi, ana muhalefetin, yerel yöneticilerine karşı yapılanlar için de, muhalefete “Zillet İttifakı” diyen Cumhur Ittifakı’nı “Çamur İttifakı” olarak, lanse etmeleri, çok yerinde olacaktır" diye düşünüyorum.
Lütfen, sizlerde görüş ve düşüncelerinizi paylaşınız!
Yusuf Cinal yazıyor, 30 Nisan 2026