“Bir Dini Bayram öncesi böyle bir yazı olur mu?..” diyecekler… Olur, hem de tam yerine gününe denk gelmiş olur… Vicdan sahipleri için tabii…
Geyve Vadisi-Ovası; sadece Türkiye’nin değil, dünyanın en bereketli tarım alanlarındandır. Taş Ocağı diye, Kum Ocağı diye, sanayi bile denmeyecek pis işler için, daha çok para kazanmak hırsıyla yağma ediyorsan;
Ben de yazmak için böylesi hassas bir zamanda vicdanlara dokunurum…
Bir Dini Bayram öncesi, Sakaryalıları çocuklarının geleceği önünde düşünmeye çağırmak benim için kutsal bir görevdir.
Geyve’de, vicdan sahibi bir emekli, taş ocaklarında patlatılan dinamitlerin yarattığı dehşeti yıllarca Kamu Yönetenleri’ne ve siyasilere haykırdı... Kimler, nasıl bir Siyasi Güç vardı ki O taş Ocaklarının arkasında kimse engel olamadı…
Geçen hafta Geyve Köprüsü’nden çıkıp, Adapazarı yönüne döndüm. 15-Dağlar iş makineleriyle param parça edilmiş. Orman ve doğa katliamı 15-20 Km ötelerden, biraz vicdanı olanların içini sızlatıyor…
Tamah…Para ve aç gözlülük…O Doğa 77-78 Milyon insana ve çocuklarımızın geleceğine ait…Param parça edenler de taş çatlasa 5-10 kişidir.
Bütün Sakarya önünde bu cesareti kimler, nasıl, nereden buldular? Geyve ve Boğaz Halkı belki Onları tek tek biliyor…Vicdan susar mı, niye ses çıkarılmadı?
Dün İzmit’ten, yeni yapılan duble yoldan Sapanca’ya doğru geliyorum. Yanık Taş Ocağı’nın Doğa da bıraktığı can acıtıcı vahşet kilometrelerce uzaktan içime batmaya başladı…
Sapanca İstanbuldere vadisi tepelerindeki Taş Ocağı vahşeti 30-40 yıldır, taaa Gölün karşı kıyısından D.100’den vicdanları sızlatır…Paranın körleştirdiği vicdanların kılı bile kıpırdamaz…
Düşün Sakaryalı… Sen Yanık Taş Ocağı için yapılan etkinliklerde yoktun… Bir avuç İstanbullu, hemen her hafta, gerektiğinde her gün Yanık’taydı… Senin çocuklarına ait O Doğa da, O Taş Ocağı’nı O insanlar durdurdu…
Akçay Deresi şimdi Sakaryalılar için içme suyu kaynağı yapılıyor… Gidin, eşsiz doğası ile O Akçay ve Fevziye köylerini bir görün. Nasıl bir doğa talanı var!..
Akçay Vadisi’ne girişin tepelerini rant nasıl indirmiş…Ormanlar nasıl yenmiş. İşin tuhafı, Akçaylı da köyünün yok edilişine ses çıkarmıyor. Orada birileri iplerin ucunu çekiyor ve O Cennet Köyün geleceği bitiriliyor!..
Neden?..Yüksek Hızlı Tren İŞİ var. Taş lazım. Hemen yok kenarındaki dağı parçalayıp, ormanı, dereyi kurutup, projeye dökecek, deli para kazanacaksın. Ne köy, ne doğa umurun değil… Devlet sana vicdanı hatırlatmalı!..
Siyaset yapmaz; Hukuk hepimize önce Adaleti, sonra da vicdanı hatırlatmalı.
Hepimizin Bayramı Adaletli, Barışlı, Huzurlu olsun!..
İZMİT ANITPARK ÖNÜNDEKİ TRAMVAY N’OLDU???
Siyasete, hemen her seçim öncesi;
“ Halka asla yapmayacağınız yalan projeler vaat etmeyin! Ben O vaat kitaplarınızı saklayıp, 3-5 yıl sonra sorduğumda beni halka fitne, yalancı diye şikayet de etmeyin! ” derim.
Yahu, bunu belki de bir tek ben hiç çıkarsız ve şehrim için yapıyorum. Siz, hem daradan, hem kantardan kazanırsınız. İş yanlış çıkınca da, fitne fesat ben olurum…
Bu göreve gönüllü ve sıfır karşılık soyundum!.. Şehrime borcumu ödüyorum; vicdanen huzurluyum…
İzmit’te harika belediye örnekleri görürsem, abartarak yazarım. Belki bize hizmet için göreve gelenleri kışkırtırım, şehrime daha muhteşem eserler yaparlar derim…
Bu anlayışımdan dönmedim. İzmit’te harika örnekler var. Yeri gelince yazarım… Şimdi İzmit’te rastladığım bir Siyaset Yalanı’nı örneğini yazayım : -)
7 Haziran 2015 Genel Seçimi’nden 3-5 ay önce, İzmit Adliyesi’nin kuzeyinde, Anıt Park’ın önündeki geniş ve çok güzel alana 3-4 Vagonlu bir Raylı Sistem Katarı konuldu…
İzmit’e yapılacak Raylı Sistem’in tanıtımı diye sunulmuş. Hem de O Örnek Raylı Sistem Araçları nerede yapılmıştı? : -) Adapazarı Eurotem’de…
7 Haziran seçimleri büyük bir Halk Dersi oldu… Halkın inanılmaz desteği ile 12-13 yıl Kudretli Hükümet olan, siyaset kendisini bu ülkenin TEK SAHİBİ zannetmeye başlayınca; Halk, “ Bir Dakika!..” dedi. Ama, O uyarı anlaşılmadı…
Halkını 1 Kasım Erken Seçimi’ne zorlayan, İzmit’te şimdi neyle karşılaşır?..
Dün oradaydım… Bu kez Anıt Park önündeki O Raylı Tren Katarı yoktu : -)
Projesi de yok, kendisinin oldurulacağı da yok!... İzmit’li O Anıt Park masalını yemedi… Siyasette artık O enerji, O para da yok; O Partili de yok!..
Anıt Park önüne Raylı Sistem Katarı konulamadı!.. Çünkü, gerçekte zaten yok öyle bir Tramvay!...Raylı Tren Anıt Park önüne konulsa İzmit’li dalga geçecek!..
Yine de; İzmit’te Saat Kulesi’ne çıkın bir çay için…Olmadı; geçin deniz kenarına. Leyle Atakan Parkı’ndan batıya, deniz kenarındaki Seka Park’ta kilometrelerce yürüyün…
İster park içinde bedava oturun; ister deniz kenarındaki nefis kafelerde 1,5 TL’ye çay için…Ya da, binin vapura Gölcük, Değirmendere, Karamürsel yapın. Günü harika bir güneş batışı ile tamamlayın…
Gelin Size Sakarya’ya geçmiş seçimlerde vaat edilmiş, altında seçilmişlerin imzası olan, hiç birisi yapılmayan, yüzlerce projenin sanal kitaplarını göstereyim.
İzmit’te mutaassıp ama; biz bir başka olduk!..Yaptığımız parkları, sonradan eklenen iş mekanları ile Arabesk Panayır’a çevirmede üzerimize şehir tanımam!. Arifiye Gölbaşı Park’ı bile ne kadar yazık hale soktuk!..Çadır, İŞ; çadır, İŞ…
Şehrini, çocuklarını ve halkını seven herkese huzurlu mutlu Bayramlar!..