Çiftçi sen Genel Başkanı Abdullah AYSU’nun, Sakarya Fındık Üreticilerinin toplantıları için ilimize gelmesi önemli. Yerel basın da hak ettiği yeri verdi.

AYSU’nun geleceğini erken öğrenseydim, az olan zamanımı iyi kullanmak için, daha yakında olan Hendek toplantısını kaçırmazdım.

*

Fındık, ülkede ve Sakarya’da kırsal üreticiler için inanılmaz bir nimettir. Ama, üreticilerinin sinsice de istismar edildiği üründür. Yıllardır da çözüm olmamıştır.

Hani, “ Hain troller !” lafı çok moda ya. Fındık Üreticisi kadar hiçbir kesim trollerin oluşturduğu piyasa ihaneti ile karşılaşmamıştır.

Her Fındık Mevsiminde Alıcı Trolleri fındık üreticisinin kafasına akıl almaz fiyat fitneleri sokar. Hükümetler de işine gelince biraz geride durur.

fındık üreticileri fındığı alıcı kapılarda tek tek ucuza kaptırır. O piyasa oyunları sadece fındığın bol olduğu yıllarda değil, hep böyle oynanır.

*

Serbest Piyasa, Fındıkçılar bir sendika çatısı altında birleşmedikçe Alıcı Trol tuzaklarına düşmeye devam edecektir.

Çiftçi Sen Gn. Bşk.’nı Sayın Abdullah Aysu, Hendek toplantısında, “ Haklarımızı korumak ve yeni haklar üretmek amacıyla, sendikal örgütlenme altında bir araya gelmek çiftçilerin hakkıdır.” sözleri sonrasında;

TMO’nun, fındığı hak edilen fiyattan almayı değil, 10 TL/KG bandında tutma amaçlı pozisyon izlemesini hatırlatmasını da fındıkçılar asla kenara atmamalı.

AYSU: “ ÜLKENİN FINDIK ÜRETİCİLERİ,

KÜRESEL ŞİRKETLERİN POLİTİKALARINA BAĞLI!”

Sakarya Ziraat Odası, bence, Çiftçi Sen ile Sakarya fındık üreticilerini geniş bir toplantıda Adapazarı’nda da buluşturmalı. Zamanlama da çok önemli.

Türkiye için de, İlimiz için de fındık büyük bir kazanım kapısı. Fındık da en büyük kazanım payı kuşkusuz çiftçimizin olmalı.

Çifti Sen Gn. Bşk.’nı Sn. Abdullah Aysu, bunun tek yolunun birlik olmaktan geçtiğini bunun için özenle de vurgulamış.

*

AYSU, Hendek toplantısında, küresel şirket ismi de vererek, yabancı şirketlerin fındık üreticilerini ele geçirdiğini, üretim politikalarını da Onların belirler hale geldiğini söyleyerek; özetle şöyle devam etmiş:

“ Yabancı şirket adeta Tarım Bakanlığı gibi çalışmakta ! Fındık bahçelerinde, araştırma merkezlerinde hakimiyet kurmakta.

Uygulanan fiyat politikaları, FİSKOBİRLİK yerine, Küresel Şirketleri korumakta.”

*

İktisat Fakültesi mezunu ve çiftçi bir ailenin çocuğu olan Sayın Abdullah AYSU, Dünya çiftçilerinin oluşumu La Via Campesina’yla da yakın çalışmalar içinde.

AYSU’nun,“ GIDA KRİZİ; Tarım, Ekoloji ve EGEMENLİK “ kitabını bana küçük kızım hediye etti; toprağı, tohumu, ekolojiyi, sağlıklı gıdayı özenle okudum.

Kitap Ziraat Fakülteleri’nde, Tarım İl Müdürlükleri ve ODALAR’da mutlak vardır.

AYSU’nun ayrıca, “ Türkiye’de Tarım Politikaları (2001), Tarladan Sofraya Tarım (2002), Avrupa Birliği ve Tarım (2006), Küreselleşme ve Tarım (2008), Topraksızlar 25 Yaşında (2010) adlı kitapları da var. Yani, hayatı Çiftçilik gibi.

PANCAR ŞEKERİ FABRİKALARI’MIN SATILMASI

TOPRAK VE KÖYLÜNÜN SATILMASI GİBİDİR.

Toprak bizim, pancar tohumu bizim, üreten emek % 100 bizim... Pancar Fabrikalarını satacak Hükümet bize DAHA MİLLİ kaç GIDA gösterebilir?

MİLLİ PANCAR ŞEKERİ fabrikalarını satan neyimizi satmış oluyor? Gıda Bağımsızlığı satılabilir mi?

Yalnız Köy ve Köylü değil; 80 milyon insanımız kendilerinin ve çocuklarının geleceğini sömürgeci devletlerin uzun vadeli tuzaklarına teslim etmemeli.

Ülke Siyasetini Yönetenlerin tümüne de bu konuda gereken tepki verilmeli. Siyaset, Dünyayı Yöneten Sermaye karşısında omurgalı durursa sorun çözülür.

*

Dünya “Nişasta bazlı şeker, mısır nişastası kimyasal işlemlerden geçirilerek elde edilir. Nişasta bazlı şeker tüketimi hasta nüfus doğumunu da artırıyor.

Bazı ürün paketlerinde Mısır Şurubuna ‘ Nişasta Bazlı Sıvı Şeker ‘ deniliyor. Amerika’da da HFCS diye isimlendirilir.

Nişasta bazlı şeker, kanser hücrelerinin büyümesini hızlandırıyor; Alkolle ilgisi olmayan Siroz’a yol açıyor, pankreas hastalığını yaygınlaştırıyor” diye bas bas bağırıyor.

çapındaki Kalp ve Damar Cerrahımız Prof. Dr. Bingür Sönmez’in, bu konudaki, “Pancar Şekeri, var olan tüm tatlandırıcılardan daha sağlıklı “ içerikli yazısını da okuyunca, Pancar’dan şeker üreten fabrikaları satışına hiç susmam. Halkımızın, azgın sömürgeci yabancı şirketlerin nişasta bazlı tatlandırıcılarına mahkum edilmesine asla razı olunamaz.