Yoğun ve şiddetli yağışlar sebebiyle, seller ve su baskınları yaşıyoruz1
Yaşanılan felaketler sonucunda ortaya çıkan kötü tabloyu, mevsim normalleri üzerinde yağan yağışla açıklıyoruz!
Yerel yöneticilerin bu durumla ilgili bahaneleri, çoktan hazır!
Allah'ın rahmetine ne yapabiliriz?
Yağmuru tutmak için, göğe şemsiye mi açalım?
Dünyada küresel ısınma yüzünden, iklim değişikliği yaşanıyor!
Yoğun ve şiddetli yağışa, ne yapabiliriz?
Yerel yöneticiler, her yağış sonrası şehirlerde ortaya çıkan kötü tablolar için, buna benzer bahaneler öne sürüyor!
Öne sürülen bu bahnelerde haklılık payları var mı?
Yok dersek insafsızlık olur. Evet var!
Meydana gelen doğa olaylarını engelleyemezsiniz, fakat önlemler alabilirsiniz!
Doğanın dengesini bozmaya çalışan insanların ellerini, doğanın üzerinden çekebilirsiniz!
Nasıl mı çekeceksiniz?
Hendek'te doğaya zarar verenleri kısaca hatırlayalım...
Dere yataklarını değiştirerek, HAFRİYAT dökme alanı yapanlar!
Birinci derecede tarım alanı olan MERALARI, imara açanlar!
İmar izni olmayan TARIM ALANLARINA, inşaat yapanlar!
Heyelan ve deprem bölgesi olan uzak mahallelerde TAŞ OCAĞI işletenler!
Hendek'teki yaylalara, villa gibi ev ve bungalov yapanlar!
Orman arazilerine fındık dikerek, 2B vasfı kazandırdıktan sonra, fındık evi adıyla kocaman kocaman evler yapanlar!
Bu örnekleri daha da çoğaltabiliriz!
Kısa keselim, Aydın havası olsun!
Kısaca bu işleri yapanların büyük çoğunluğu siyasi güç kullanıyor!
Hendek'te doğanın dengesi, siyaset eliyle bozuluyor!
İmara kapalı olan tarım alanına vatandaş, inşaat yapamaz, ama Büyükşehir meclis üyesi yapar!
Üç köy halkı biraraya gelse, Kırkkızlar Merasını imara açamaz, ama siyasetçi açar!
Vatandaş, dere yatağını değiştirerek hafriyat döküm alanı yapamaz, ama siyasetçi bırakın derenin yatağını, dereyi bile ortadan kaldırır!
Vatandaş, heyelan ve deprem bölgesi olan köylerde, taş ocağı işletemez, ama siyasetçinin kendisi ya da kardeşi, işletir!
Bugün yaşanılan sel ve su baskınlarında, imar planlarıyla oynayan siyasetçilerin hiç mi suçu yok?
Var! Onların da vebali var!
Tarım alanları, dere yatakları, ormanlar ve yaylalar, siyasi güç kullanarak tahrip ediliyor!
İmar konusunda önlemler alınmazsa, bugün yaşanılan sel ve su baskınlarının şiddeti önümüzdeki yıllarda şiddetle artacaktır.
Ey! Siyasetçiler!
Tabiat anayı fazla kızdırmayın!
Tabiat ana kızdığında, bize sunduğu nimetleri keser!
Bize yaşatacağı, sel, heyelan, fırtına ve deprem gibi felaketlerle büyük cezalar keser!!!
Sel ve su baskınlarından bahsetmişken, belediye yönetimlerini es geçmeyelim!
Yaşadığımız teknoloji çağında, aşırı yağmur yağışları günler öncesinden haber veriliyor!
Havalar iyi olduğu zaman, problemli olan yerlerde kanal, ızgara temizlikleri önceden yapılsa, yağmur sularının önüne çıkacak çöpler temizlense, en azından su baskınlarının hızı kesilir.
Asfaltlama yapılan mahallelerde, asfaltla kapatılan ızgaralar var. Bu yüzden su gidecek kanal bulamayınca asfaltın üzerinde kalıyor. Bu konuyla ilgili Hendek genelinde bir çalışma yapılmalıdır!
Bu kötü durumdan Hendek halkı da kendine pay çıkarsın!
Sokaklarımızda bulunan ızgaraları ve yağmur suyu kanallarını temiz tutulmasına yardımcı olmalıyız!
Her şeyi belediyeden bekleme huyunu bir kenara bırakıp, sokaklarımızı temiz tutmalıyız!
Kim ne derse desin, her yağmur sonrası, sıkıntıyı hep birlikte yaşıyoruz...
Bu şehir bizim!