Sakarya Büyükşehir’in, Kent Park’ta, Yenikent Park’ta, Sakarya Park’ta ve kimi yerlerde ücretsiz internet hizmeti vermesi; halk için de, gençler içinde de iyi bir hizmet olmuş…Teşekkür ederiz…

           Ülkemizde, cep telefonu başta, internet gibi harika teknolojilerin çok kötü kullanıldığına inanırım. Yararlı ve doğru kullansak inanılmaz kazanımlar olacak…

           Yazımın asıl konusu; Sakarya Büyükşehir Belediyesi’nin, Korucuk’ta SAÜ Tıp Fakültesi’ne 6-7 yıl önce, 50 dönüm gibi bir araziyi küt diye vermesi olacak.  Ki, SEAH’a SBB’nin aldığı Endoskopik Ultrasonografi Cihazı gibi nice jest vardır…

           SBB’nin verdiği 50 dönüm araziyi, şehir de, Siyaset de hak ettiği yere koymadı. Tabii, koymak için illa ölümcül bir hastalıkla karşılaşmak gerekmiyor. İnsancıl bir sorumluluk duymak yeter… Büyükşehir’in yaptığı eşsiz bir görevdi…

           Bugün, Yerel İktidar değişse; Büyükşehir de bana verilse : -) Ya, O Seçilmiş Başkan benim gibi aymaz biri ise : -) “ Arkadaş; Meclisimiz Size Tıp Fakültesi gibi mukaddes bir hizmet için 50 dönüm arazi verdi…Aradan 6-7 yıl geçti; Siz oraya bir çadır bile yapmadınız! Verin arazimizi geri!” derse!..

           Bakın; böyle bir tavır ile karşılaşırsak, O gün bu şehirde gık demeyecek tek insan ben olurum!..

           MHP nerede ? CHP, SP nerede ? Geleceğin siyasi muhalifleri nerede?..Tıp Fakültesi’nin yerini bilmeyenler bile vardır aralarında : -) Tıp Fakültesi diye bir Okul, bir mekan yok aslında!..Olması gereken Okul binalarının izi bile yok!..

           MHP, CHP, SP ve tüm muhalefet; Sağlıkla ilgili sendikalar, Sivil Toplum (?) Oluşumları Korucuk Tıp Fakültesi diye bir yeri biliyor mu? Neyi biliyoruz ki?

        Hiç birisi; Sendikalar da dahil; “ Sakarya’ya, Sağlık normlarına göre verilmesi gereken Sağlık Kadrosu şu kadar! Hükümet O kadronun yarısını bile vermiyor! Hatta, verilmiş O eksik kadrolara bile görevli atanmıyor…Atanan neden kaçıyor?

           Biraz Hastane yaptık. Ama, Onlara da Sağlık Hizmeti verecek kadroları atayamadık; sorun, görün içiniz kalkar! Sakarya O kadar gözden gönülden uzak..

          Bizim Sakarya’da, Günay Yazıcıoğlu’nun Cumartesi günü yazdığı köşe yazısını bulup okuyun; şu yazdıklarımın yaşanmış personel gerçeği oradaydı…

 

FEN LİSESİ DAĞ BAŞINA;

                            3 İMAM HATİP SARAYI ŞEHRİN GÖBEĞİNE : -)

           “ Ne MHP, ne CHP, ne SHP ve nede diğer siyasi partiler; Sakarya’da sürekli ve prensipli muhalefet yapamıyorlar!” desem hepsi kuşkusuz homurdanırlar…

           Siyaset ve İktidar olmak, gücü eline geçirme hırsı akıl tutulması gibidir. Okul fanatizmi, ayrımcılık da bundan çok farklı değildir. “ Hak eşiği!” ni kim toplumun gözünü oyar gibi abartılı aşarsa; Halkın, Hak araması da kutsal haktır.

            Yıllar önce, “ Ben de İmam Hatip Okulu Mezunuyum!” diye yazmıştım. Bu ironim bilinir! Kimse inancımızı siyasi safları sıklaştırmak için asla kullanmamalı!  

         Sakarya’da, düze lise okul binası yoktu!.. Biz yıllarca Çark Caddesi’ndeki  İmam Hatip Lisesi Binası’nda sığıntı olarak lise okuduk…

           Yok öyle, “ Bize yıllarca zenci muamelesi yapıldı” gibi bir şey… Bugün de O sözü siyaseten edenler daha başka yanlışlara imza atıyorsa, siyasi muhalefet de olan biteni tırsıp izliyorsa;

           Ben de, “ Sakarya halkı bu şehri hiçbir siyasi partiye şehrini teslim etmesin!” derim…

           Sakarya’yı  Yönetenler’e sorayım: “ Çocuğunuz Fen Lisesi sınavlarını kazansa, Siz O’nu hangi okula verirsiniz?” Tersini inanarak söyleyene şapka çıkarırım, ama, geneli, “ Fen Lisesi’ne veririm!” diyecektir… İyi de;

          Sakarya Fen Lisesi nerede? Alandüzü-Korucuk’ta… Orası, yok edilmemiş doğa ile baş başa kalmak, orman, dağ, dere, tepe gezmek isteyen benim gibi yaşlılar için bir cennet…Kazımpaşa’dan girer, Korucuk, Evrenköy’den çıkarım…

            Fakat; Orası Sakarya Cevat Ayhan Fen Lisesi için harika oldu demem..  Sakarya’nın sınavla belirlenmiş en başarılı öğrencileri okuyor. O Okulun, mekanları, sosyal imkanları, Sakarya’da hiçbir okulda olmayacak kadar süper olmalı… O, en başarılı, göz bebeğimiz çocuklarımız O Okula severek, koşarak gitmeli… Hatta, evden çok orada kalabilmeyi istemeli…

            Tam tersine; O Fen Lisesi Sakarya için ayıplı! Çok gittim; bahçesini gezerken benim bile içim ısınmadı…

         Ki; Sakaryalı olarak daha da büyük bir utancı “ Tıp Fakültesi Okulu” denilen yerde yaşarım…Galiba orada utanan tek Sakaryalı da benim : -)

       Geleceğimizi izlerim; “ Erenler İmam Hatip Lisesi’ni Halit Evin tamamlayacak!”  haberini okudum, bu yazı şart oldu. Oraya, yıllardır, “ Okullar Kampüsü” der, çok giderim. Yeni İmam Hatip Okulu da Saray gibi; hayırlı olsun…

             Çark Caddesi’nde, mezun olduğum İmam Hatip Lisesi’nin karşısındaki Yeni İmam Hatip Okulu da saray gibi…Karaağaçdibi’nde, Mahmut’un Fırını arkasında yapılan da 3.Saray… Şehrin göbeğinde 3 Saray…

          “ Bize taş atıyor!..Bizim çocuklarımıza haset ediyor!” diyeceklere sorayım; “ Öbür okullarda kimin çocukları var? Yeni Türkiye’nin Yeni Zencilerinin mi?

             Gözler önünde yapılan benim ayrımcılığım, benim ayıbım değil; gördüm, CEVAT AYHAN FEN LİSESİ’Nİ örnek vererek  yazdım…

            Asıl ayıp, okullara ilgisiz, siyasi çıkar için birbirine, “ O parti Müslüman partisi değil!” diyebilme gafletine de cümleten susabilen Siyasi Muhalefetindir…