ŞİMDİLERDE sık sık şöyle cümlelerle başlanıyor söze malum kişilerce:

“Dünya liderimiz yaptığı konuşma sonrası büyük takdir topladı...”

Gerçek dünya lideri kimdir, anlatmalı ki, tanısın zamane gençliği..

Önce 1938’deki güçlü bir Avrupa ülkesi olan Fransa’yı düşünün... Bir oldu bitti ile işgal ettiği Hatay’ı tam 15 yıldır elinde tutan Fransa’yı...

İşte gerçek dünya liderimiz Gazi Mustafa Kemal, son aylarını yaşadığı Dolmabahçe’nin hemen yanında demir almış olan Savarona’da ağırladı Fransız heyetini... Ve tıpkı İngilizler gibi gurur abidesi olan Fransız liderini o hasta haliyle tam 56 günde dize getirdi Türk’ün Atası...

Esasen çok ciddi sağlık sorunları vardı... Ölümcül bir hastalığın pençesindeydi. Lakin Hatay’ın da Anadolu toprağı olmasını kafasına koymuştu...

SAĞLIĞINI İHMAL ETTİ

Hatay’ı kurtardı ve etrafındaki doktorlara dönerek şöyle seslendi:

“Çocuklar şimdi benim tedavime başlayabilirsiniz” dedi...

Doktorlar ise şöyle bir cevap verdi Atamıza:

“Paşam seni nasıl taşıyacağız? O kadar geç kaldık ki, günlerce tedavine başlayalım diyorduk... O zaman oturuyordunuz, şimdi oturamıyorsunuz bile...”

Bir sedye yetirdiler acilen ve 4 kişi Türk’ün Atası’nı omuzladı... Sedyenin ortasına oturmaya gayret etti, oturamadı... Çünkü 42 kiloya düşmüştü Atatürk; adeta kemik yığını gibiydi.

Çok saygı duyduğu Mehmetçiğe bu şekilde görünmek istemiyordu. O hep Sakarya’daki, Çanakkale’deki, Büyük Taarruz’daki haliyle görünmek istiyordu...

Ortalık kararmak üzere idi. Görünmesin diye ışıkları söndürmeye karar verdiler... Birileri koşup ışıkları söndürmesi gerekiyordu. Bu kişi de Hasan Rıza Soyak oldu...

Elektrik saatine gitti ve şalteri kapattı...

BÖYLE GÖRÜNMEK İSTEMİYORDU

Işıklar söndürüldü, bir bahane ile kulübede nöbet tutan askerler oradan uzaklaştırıldı... Kanepe ile kucakladılar Atatürk’ü ve Dolmabahçe’deki odasına doğru taşımaya başladılar... Savarona’nın hemen yanından yükselen iki denizaltı gemisinin üzerine çıkan subaylar Atamızı saygı ile selamladı. Bütün mürettebat esas duruştaydı...

Gazi Mustafa Kemal onları fark etti. Büyük bir güçlükle elini kaldırdı ve kendisine ölümüne bağlı olan o kahraman askerleri selamladı...

Ve son gücüyle ve nefesiyle şunları söyledi;

“Allah’a ısmarladık...”

Güverteyi doldurmuş olan subaylardan çok gür bir ses çıktı;

Sağ olun komutanım...”

Keşke sağ olabilseydi...

O YAŞA BİRÇOK ŞEY SIĞDIRDI

Gazi Mustafa Kemal’in son günleri ya da aylarıydı... Ama içinde büyük bir huzur vardı; kendisi görmese de, o zamana kadar Fransızların işgali altında olan Hatay’ın özgürlüğüne kavuşacağı ve Türkiye Cumhuriyeti’ne katılma kararını hasta yatağında iken bile o mağrur Fransızlara kabul ettirmişti...

Sonrası malumunuz... 10 Kasım, 1938’de, daha 57 yaşında iken bir ömrünü vakfettiği bu vatandan bu dünyadan göç etti Gazi Mustafa Kemal...

Saat 9’u 5 geçe son nefesinde ise şu kelimeler döküldü Atamızın ağzından;

“Esselamualeyküm!”

En çok savaş kazanan komutanlardan biri olmasına rağmen, “Söz konusu vatan ve namus meselesi değilse, savaş cinayettir” diyordu...

Atamızın, gelmiş geçmiş tüm dünya liderlerini, sultanlarını ve krallarını kıskandıracak “çok ayrıcalıklı” bir liderlik vasfı vardı...

Gerçek dünya lideri O’dur... Onun adı Mareşal Gazi Mustafa Kemal Atatürk’tür...

Atamıza, silah arkadaşlarına, kahraman şehitlerimize ve gazilerimize gani gani rahmet diliyorum...

**************************

ANLAMLI SÖZ

“Artık küresel bir köyde yaşıyoruz ve tek bir aileyiz. Dünyanın dört bir yanından dostluk ve sevgiyi bir araya getirip, barış içinde birlikte yaşamak bizim sorumluluğumuzdur...”

JACKİE CHAN