EDEBİYATIMIZDA, kültürümüzde çok önemli bir söz vardır;

“Söz ola kese savaşı, söz ola kestire başı...”

Biliyorsunuz MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, ceza evinde yıllardan beridir hapis yapan Selahattin Demirtaş için bir söz söyledi; tüm bakanlar, tüm bürokrat ve hukuk sistemimiz harekete geçti...

Malum zat, daha önce terörist başı Abdullah Öcalan için söylediği sözler de tüm hükûmet erkânını ve DEM yönetimini harekete geçirmiş, İmralı ile Ankara arasında adeta gergef dokunmaya başlamıştı.

Bu Devlet Bahçeli nelere kadirmiş (!) bilememişiz!

Hazretin bir grup konuşmasında sarf ettiği “Abdullah Öcalan, teröristlere silah bıraktırsın. Daha sonra da Meclis’e gelip konuşsun, umut hakkından faydalansın” sözleri aylardan beridir Türkiye’nin baş gündemine oturdu...

Şimdi bildiğiniz gibi o eli kanlı bebek katili, artık birilerine göre önder, lider, öngörülü ve “sayın” gibi isminin önüne saygıdeğer anlamına gelen sıfat tamlamalarıyla anılır oldu...

MANTIK BUNUN NERESİNDE?

Sen Devlet olarak, geniş anlamla bir “barış harekatı” başlatıyorsan, bu harekat sadece İmralı’yı kapsamamalı...

Türkiye Cumhuriyet tarihinin en büyük suç işleyen ve müebbet ile cezalandırılan bir katile özgürlük verip, onun taleplerini Yüce Meclis’in gündemine getiriyorsun...

Oysaki daha terörist başını affetmeden yurt içinde yapman gereken birçok icraat olmalıydı...

Mesela “kent uzlaşısı” adı altında CHP ile DEM’in yerel seçimlerde yaptığı işbirliğinin ne günahı vardı?

Şimdilerde barış güvercini olarak gördüğünüz Mardin Belediyesi eski Başkanı Ahmet Türk’ün ne suçu vardı?

Mesela Adana Büyükşehir Belediyesi eski Başkanı Zeydan Karalar’ın?

Mesela Esenyurt Belediyesi eski Başkanı Ahmet Özer’in?

Mesela Osman Kavala’nın, milletvekili Can Atalay’ın Ayşe Barım’ın, gazeteci Fatih Altaylı ve Merdan Yanardağ’ın, Gaziosmanpaşa, Beşiktaş, Bayrampaşa ve burada saymaya gerek duymadığım birçok ilçe ve il belediye çalışanlarının suçu neydi?

YA CEZA EVLERİNDEKİ YÜZ BİNLER?

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin baylok’u suç saymadığı halde, insanları kafadan suçlu ve terörist ilan etmeler?

Yüz binlerce insana bu dünyada zindan hayatı yaşatmalar?

Yüz binlerce aileyi mağdur etmeler?

Daha anne kucağına muhtaç olan bebekleri ve çocukları mahpus duvarları ile dünyalarını karartmalar?

İnsanlık adına, hukuk adına, vicdan adına ne varsa işlendi bu topraklarda... Say sayabildiğin kadar...

Sen o eli kanlı terörist başına özgürlük ve “umut hakkı” tanırken, Devlet’ine karşı bıçak bile çekmeyen o yüz binlerce masum insanın geleceği ne olacak?

Onlara af yok mu?

Ülkemizin tüm sathında bir “barış rüzgârı” estirmek istiyorsanız, ülkede gerçek bir barış ve kardeşlik havası oluşturmak istiyorsanız, öncelikle ceza evlerinde çile çeken masum insanları özgürlüğüne kavuşturacaksınız...

Terörist başına af olayı, ancak ve ancak ülkede gerçekleştirilecek genel af, helalleşme ve gerçek bir barış ortamından sonra hayata geçirilebilirdi...

Şimdi bu eli kanlı teröriste her “sayın” dedikçe, her “önder” ve “lider” dedikçe, biliniz ki o masum 50 bin vatandaşımızın yakınlarının kalbine hançeri saplıyorsunuz...

Bu ülkenin öz be öz vatandaşına uyguladığınız “düşman hukuku”nu öncelikle gerçek hukuk normlarına kavuşturun...

Devlet Bahçeli, biraz da bu ülkenin içerideki öz vatandaşları için konuş!

*****************

ANLAMLI SÖZ

“Kanunlar örümcek ağları gibidir: Zayıfları ağa yakalanır, güçlüler ise ağı delip geçer...”

BALZAC