Trendyol 1. Lig’de 10 hafta sonra en güçlü olduğumuz anda yenildik, kartlar yeniden karılıyor..

Lig ikincisi Fatih Karagümrük karşısında dakikalar 2’yi gösterirken Ömer Şişmanoğlu ile gole çok yaklaştık ancak topu kaleye dürtemeyen Ömer bitik, Ozegovic grip..

Acaba yedek kulübesinde oturacak kadar bile iyi değilmiydi, Oze?

Ömer’in yanısıra Kakuta ilk kez ilk 11’de, oyun zekası üst düzeyde, ayakları kadife ama kim ayak uyduracaktı?

Kakuta’nın yanında Aabid gölgede kaldı, Emre Demir ilk 11’de olsamıydı?..

Burak Altıparmak orta sahayı toparlamış, Burak Çoban tek golümüze soldan asist yapmıştı ama devamı sinemalarda..

Sakaryaspor ilk yarı Barcelona gibiydi, 24’te Mendy ile bulduğumuz golün devamı gelmedi, dert değildi..

Oynayan rakip karşısında bizde ısrarla üçüncü bölgede oynayacaksak yani önde basacaksak devamı gelecekti, bu ışığı gördük, umutlandık..

İlk yarıyı hem skor olarak hem de oyun olarak iyi bitirdik, çok pozisyon bulamadık ama üçüncü bölgede iyi bastık, coşkumuz tavan yaptı..

Sonra..

15 dakikalık devre arasında herkesin ağzının suları akıyordu, “inşallah skoru koruma yolunu seçmeyiz” diye düşündüm ama ben düşündüm!.

İkinci yarı bir başladı, Fatih Karagümrük Wesley’le aldı sazı eline, golleriyle direncimizi çaldı, biz oyundan düştük..

Maç bitti, elimizde kalana bir baktım, ilk yarı başka bir Sakaryaspor izledik, ikinci yarı bambaşka..

Beraberlik golüne kafa kaldıramadık, Sakarya’da ilk kez bir devrede 3 gol yedik, hem de Szumski kaledeyken..

Ürktüm elbet..

Düşmesek bari..

Gazeteye gönderdiğim maç sonu başlığımdı..

Başlığı böyle besledim; “İlk yarıyı Mendy’nin golüyle 1-0 önde bitirdiğimiz maçın ikinci yarısında geriye yaslanınca oyundan düştük”

Birazda alıcılarımızla oynasak mı?

Daha üç hafta önceydi, ara transferde 9 takviye yapıldı, İlker Püren yeni başladı, Sakaryaspor fırtına gibiydi..

Bu kadar yeniyle bu kadar iyi bir başlangıç bize hayaller kurdurdu, Ozegovic 5’te 5 yapmış, sıra takımın seriye bağlamasına kalmıştı ama bağlamanın yayı koptu..

Haliyle düşündüm herkes gibi, taraftar gibi.. Bu takım zamanla daha iyi olur ancak düşündüğümüz gibi olmadı..

Fatih Karagümrük fiyakamızı bozdu..

O zaman şapkayı önüme koydum, bir kez daha düşündüm ve geriye sardığımda gördüğüm şu oldu; “Bizim yepyeni oyuncu kadrosu ve teknik kadroyla peşpeşe yakaladığımız iki galibiyet acaba tesadüfen mi yaşandı?”

Öyle bile olsa bu takımın 5 maçta bozulması olmaz, umutlar ekilmişti..

Şimdi Burak’lara bir daha bakacağız, diğer yenilere iki kere, eskileri unutmadan..

Maç sonu İlker Püren’i dinledim, gardı düşmüştü, dağıldım..

Makası açtı, kesti, biçti ama doyuramadı, sofradan aç kalktık..

İlker Püren’den önce Fatih Karagümrük’ün Sakaryalı hocası Orhan Ak’ı dinledik, takımını tanıyor..

“Sakaryaspor coşkuluyken bile umutsuzluğa düşmedim” dedi, sonuç ortada..

Bu durumda bize önümüzdeki maça bakmak kaldı, Perşembe İstanbul’da İstanbulspor’a konuk olacağız, devamında Bandırma gelecek, kolay maç yok, yere sağlam basmalıyız..

Bu işin şakası kalmadı..

Aldım kalemi elime, yeniden hesaplara başladım, kalan 11 maçın 5’ini kazanabilirmiyiz, ligde kalma adına..

5’in üstü bize hayal kurduranların olsun, sahaya dönüyorum..

Güzel görmek, güzel yazmak dileğiyle..

SANTRA HARİCİ

Konuştuğumuz yalan

Sustuğumuz hakikat