Geçtiğimiz pazar günü Ayçiçeği Bisiklet Vadisi’nde düzenlenen UEC MTB Eliminatör Avrupa Şampiyonası'nı yerinde takip etme fırsatını buldum. Geçtiğimiz seneki organizasyondan kalan heyecanla alana girerken, daha teknik ekipler, yarışmacılar ve tribünlerdeki tezahüratlar ortamın heyecanını bir üst seviyeye daha çıkarmış.

Kimse sıcak havaya aldırmadan yaşlısıyla, genciyle, çocuğuyla tribünlerde yerini almış.

Bir Sakaryalı olarak beni en çok gururlandıransa Avrupa ve dünya şampiyonlarının belirlendiği yarışmaların şehrimde gerçekleştirilmesi tabii. Geçmişte televizyonlardan izlediğimiz o uluslararası yarışmalara artık sadece bir Metrobüs’e binerek katılabiliyorum. Bu da bu şehrin geçmişten günümüze nasıl bir gelişme gösterdiğini gözler önüne seriyor. Özellikle Ayçiçeği Bisiklet Vadisi gibi dünya standartlarındaki bu tesis şehrimizin tanıtımı açısından bir nevi ihtiyaç haline geliyor.

Bu gibi organizasyonları da yalnızca spor açısından değerlendirmemek gerek. Şehre gelen sporcular, teknik heyetler, yöneticiler, ziyaretçiler şehir ekonomisine ve turizmine ekstra gelir ve reklam sağlıyor. Otelinden restoranına, turistik bölgesinden ulaşımına kadar birçok alanda kazanç sağlıyor.

Tabi bunun yanında bu yarışmalara katılan çocuklar ve gençler dünya çapındaki o yarışmacıları yakından izleme fırsatı buldu ve sporcular çocuklarla gerek su şişelerini vererek gerek fotoğraf çekilerek etkileşime girdi. Bakıldığında çok basit şeyler değil bunlar. O çocukların içinde ufacık bir spor hevesi uyandırmak bile gelecekleri için çok önemli. Spor kültürünün gelişmesi de işte bu tür organizasyonlarla mümkün.

Bu şehir artık sadece doğal güzellikleriyle değil uluslararası organizasyonlara ev sahipliğiyle de tanınıyor. Benim için en iyi çıkarımlardan biri de bu diyebilirim.