GERİDE kalan hafta içinde Amerika’da Birleşmiş Milletler toplantısı vardı. Toplantıda, İsrail’in Gazze’de bir avuç insana uyguladığı katliamlar da ağırlıklı olarak yer aldı.
Toplantıda söz alan birçok ülke temsilcisi, Gazze’deki insanlık dramına değindi, BM’nin bu duruma acil çözümler üretmesi gerektiğine vurgu yaptı. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan da esasen etkili bir konuşma yaptı... Fakat İsrail’in arkasındaki güçlü lobi, gece kurtla baskın yapıp, gündüz gözyaşı döken cinsten...
Her biri de danışıklı dövüş rolünde, katil İsrail’i bir güzel (!) haşladı...
Dostlar alışverişte görsün...
Kınadı mı, kınadı... Eleştirdi mi, eleştirdi... Lanetledi mi, lanetledi...
Eee... Sonuç?
Sonuç kocaman bir sıfır...
Konuşmacıların biri de, Hitler’den farkı olmayan Binyamin Netenyahu idi... İnsan kasabı konuşurken, birçok ülkenin delegesi salonu boşalttı. Netenyahu boş koltuklara konuştu...
Adamların ar damarı çatlamış, salonun boşaltsan ne olacak?
Neticede, Gazze ve kurulması muhtemel Filistin Devleti için önemli adımlar da atıldı. Bakalım Ortadoğu’da neler olacak...
SORUN ÇOK, ÇÖZÜM YOK!
BM toplantıları sonrası Cumhurbaşkanımız Erdoğan, ABD Başkanı Donald Tramp ile de bir dizi görüşmeler yaptı... Malum, uzun süre görüşme yapılmamıştı ve arada önemli problemler birikmişti...
Birincisi çıkarıldığımız F-35 projesi...
İkincisi F-16’ların revizyonu ve ek uçak talebi...
Üçüncüsü, çok sayıda Boing yolcu uçağı talebi...
Dördüncüsü, tamamen “yerli ve milli” diye lanse ettiğimiz Kaan savaş uçağına motor temini...
Beşincisi, ABD’nin, Gazze’de İsrail’e bir “Dur” demesi...
Konular elbette önemli ve hızlı bir şekilde çözülmesi gerekiyor...
Fakat bu konular üzerinde hemen hiçbir kesin çözüm girişimi ve kararı çıkmadı ne yazık ki bu görüşmelerde...
TRAMP’IN İPİYLE KUYUYA İNİLMEZ!
Muhatabınız Tramp ise, orada biraz daha durup düşüneceksiniz... Toplantıların her aşamasında kendisi ile çelişkiye düşen bir “deli” başkandır Tramp... Bir devlet ciddiyetine yakışmayacak tarzı ve ciddi meselelerdeki gevşet tutumu, “ben” merkezli politikaları ile hiç kimseye güven vermedi...
Güya ABD’nin bu çılgın başkanı, göreve gelir gelmez Rusya ile Ukrayna arasındaki savaşı 24 saat içinde sonlandıracaktı... Bu da onun vaatleri arasındaydı...
Pekiyi ne oldu?
O geldikten sonra bırakın Rusya-Ukrayna savaşının sonlanmasını, Ortadoğu coğrafyası tamamen kana bulandı...
Terör ülkesi İsrail’in tüm yaptığı katliamlara, soykırımlara destek veren bir ABD Başkanı vardı ortada... Ve bir avuç nüfusu olan İsrail’e, 90 milyonluk İran’ı boğdurmaya kalktılar hep birlikte...
Arkalarında ABD başta olmak üzere, Fransa, Almanya gibi ülkeler başat rolde idi... Gel de bu düşüncede olan insanlardan tutarlılık bekle.
KAAN’I NASIL UÇURACAĞIZ?
Dert bir değil ki, hangisini anlatalım? Tamamen “milli ve yerli” olarak üretimine başladığımız muharebe uçağı Kaan’ı, daha önce satın aldığımız motorla uçurmuşuz... Ve bu muharebe uçağından, Endonezya tam 48 adet üretme sözü de vermiştik...
Ve edindiğimiz bilgiye göre de Kaan’ın 2028’de seri üretime geçmesi bekleniyordu... Anlayacağınız bu tarihe de iki, iki buçuk yıllık bir süre var.
Motor konusunda ABD ile belli bir mesafe alınamadı... Pekiyi, “tamamen milli ve yerli” dediğimiz bu Kaan’ın motorunu neden biz üretmiyoruz da, bu konuda ABD’ye el açıyoruz?
Ve ABD’nin ne dediğini bilmeyen, çılgın başkanının eline koz veriyoruz?
Tramp basın toplantısında bu durum sorulduğunda, mealen şöyle cevap vermişti;
“Bu konuda bizim de Türkiye yönetiminden beklentilerimiz var...”
Anlayacağınız, yaklaşık 1 hafta süren ABD gezisinde, çözüm bekleyen bir sığın problem varken, hiçbirine kesin çözüm bulamadan döndük ülkemizin gündemine...
Kurt’a, “Neden boynun kalın?” diye sormuşlar... O da şöyle cevap vermiş:
“Kendi işimi kendim görürüm de ondan...”
Bilmem anlatabildim mi?
*****************
ANLAMLI SÖZ
“En kötü barış, en haklı savaştan daha iyidir...
CİCERO