Her sene dualarla, acılarla andığımız 17 Ağustos’a günler kala, deprem gerçeğiyle yaşayan bizler için umut verici bir haber daha geldi.

27 yıl geçti. Aradan geçen onca yıla rağmen hala hafızlarda yerini koruyor Marmara Depremi. Acılar hala taze. Bazen deprem haberlerinde, bazen ufak sarsıntılarda bile büyüklerimizden o depremi dinliyoruz hala. İnsanların travması olan, korku içinde yaşatan deprem için teselli edecek, umut verecek bir gelişme gerekiyordu bu şehirde. Kentsel Dönüşüm gibi.

Tam da 17 Ağustos’un 27. yılında Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Alemdar’ın Tığcılar’da kentsel dönüşüm kapsamında yıkım çalışmalarının başlayacağını duyurması, bizim için yalnızca proje değil tabi ki. Çeyrek asırdan fazladır beklenen dönüşüme ne çok ihtiyaç duyulduğunu Tığcılar sokaklarında dolaşırken anlayabilirsiniz. Binadan binaya uzanan kablolar, her an çökecek gibi duran balkonlar, sıvası dökülen duvarlar… Ben o binaların altından yürümeye korkuyorum. Ama her gün kullandığım güzergah olduğu için de oradan geçmek zorundayım…

Dönüşüm, canımız ve malımız için artık şart olmuşken başlama tarihinin de belirlenmesi şehir için en güzel haberlerden biri oldu. Elbette bir günde bitmeyecek, zaman isteyecek. Ama bir yerden başlamak, yıkılmaya yüz tutmuş yapıları dönüştürmek, güvenli binalar inşa etmek şu an en büyük önceliğimiz olmalı.

17 Ağustos ve 6 Şubat’ın verdiği en büyük derste “deprem öldürmez; dayanıksız yapılar öldürür” değil miydi?

Yıllarca beklediğimiz, devletimizi, belediyelerimizi, siyasilerimizi dönüşüm için adım atmaya çağırdığımız proje sonunda Yusuf Başkan tarafından duyulmuşken, köstek değil destek olmanın tam zamanı. İnsan sitem etmeden de duramıyor.

Ve bu yıl 17 Ağustos’u yeniden anacağız. Yeniden dualarla bir araya geleceğiz. Yeniden kaybettiklerimizi anacağız. Ama gözümüz kulağımız Tığcılar’da olacak.