GERİDE kalan 23 Ağustos 1921 Salı günü, Sakarya Meydan Muharebesi’nin başlangıç tarihi idi. O tarihten bu yana tam 104 yıl geçti.

Birçok cephede savaş veren Osmanlı Ordusu son derece bitap düşmüş, bazı cephelerdeki kötü haberler ise moral bozmaya başlamıştı. Askerimizin üstü başı yırtık içinde, birçok kahraman nefes ise yalınayak mücadele veriyordu. Üstelik yeterince gıda alamıyor, yarı aç yarı tok bir şekilde, daha çok bir hastalığa maruz kalmamak için sirke türü sıvıları ilaç niyetine tüketiyordu.

Karşımızdaki Yunan ordusu ise tamamen İngiliz askeri teçhizatı ile donatılmış, yiyeceği, kıyafeti ve kullandığı modern silahları ile çok daha iyi konumda idi. Zaten bu şartlarda Kütahya ve Eskişehir muharebeleri kaybedildi.

Avrupa’yı da arkasına alan Yunanlılar, zaten 15 Mayıs 1919’da, İzmir’i işgal etmişti ve doğal olarak kendilerini, çökmekte olan Osmanlı İmparatorluğu’nun mirasçısı olarak görüyorlardı.

Mustafa Kemal at sırtında çok üzgün ve de dalgın bir şekilde ilerlerken birden atını mahmuzlar… At da ani bir sıçrayışla Başkomutanı sırtından düşürür. Birkaç kaburga kemiği kırılmıştır Mustafa Kemal’in; doktorlar “Kesin olarak istirahat etmelisin paşam!” diye adeta yalvarırlar. Fakat o tüm ağrılarına rağmen, az önce kendisi yere düşüren Sakarya isimli atı ile Batı Ordusu Karargâhına doğru yönelir.

Halide Edip tam da bu günlerde ziyaret eder Başkomutanı ve tarihe şöyle not düşer;

“İşte bu küçük barakadaki adam, bütün gençliğini, millet yaşasın diye ölümü göze aldığı kararı temsil ediyordu. Ne saray ne de herhangi bir güç, onun bu küçük odadaki büyüklüğüne yaklaşamazdı. Gittim, elini öptüm…”

Tarihler 18 Temmuz 1921’i gösterdiğinde Mustafa Kemal, Batı cephesi Komutanı İsmet İnönü’nün karargâhına gider. Öncesinde ise Ankara’da kurulan Millet Meclisi’nde tartışmalı bir ortamda Mustafa Kemal’e Başkomutanlık yetkisi verilir…

100 KİLOMETRELİK BİR GERİ ÇEKİLME!

Batı Cephesi Komutanı İsmet Paşa’ya şu talimatı verir Mustafa Kemal;

“Batı cephesinde savaşan tüm güçlerimizi derhal Sakarya’nın doğu sınırına çekelim!”

Bu talimat aslında, bir ordunun en az 100 kilometre geriye çekilmesi demektir. Tarih kitapları, bu kadar geriye çekilip de tekrar saldırıya geçen ikinci bir orduyu kaydetmemiştir.

Tarihler 21 Ağustos 1921’i gösterdiğinde Mustafa Kemal, tüm ordulara seslenir ve şu emri verir:

“Hattı müdafaa yoktur, sathı müdafaa vardır. O satıh vatanın her karış toprağıdır… Kanla ıslanmadıkça, düşmana bırakılamaz!”

İşte, Başkomutanın bu emriyle adeta kendini yenileyen ve gücünü tazeleyen Türk Ordusu, çeşitli cephelerde büyük bir mücadeleye girişir.

Yunan Ordu Komutanı Papulos ise Türk Ordusu’nun şahlanışını şöyle atlatır o günlerde;

“Düşman (Türk askerlerini kastediyor) dağılmadı. Bilmediğimiz ve çözemediğimiz bir anlayışla savaşıyor. Kabul edelim ki, onların taktiğini de azmini de yenemiyoruz…”

10 Eylül 1921 tarihinde, stratejik önemi olan Dua Tepesi geçilir. 13 Eylül 1921’de ise zafer elde edilir. Mustafa Kemal 19 Eylül’de Ankara’ya gelir ve Meclis’te coşku ile karşılanır. İşte tam bu tarihte Başkomutana “gazilik” ve “mareşallik” rütbesi verilir.

22 gün 22 gece devam eden Sakarya Meydan Muharebesi, Türk ve dünya tarihine eşi yaşanmayan bir zafer olarak kaydedilir.

KARDEŞİNDEN MEKTUP GELİR

Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşu için çok önemli olan bu muharebeler esnasında Mustafa Kemal çok yoğundur. Kardeşi Makbule’den bir mektup gelir. Mektubu okuduktan sonra yaveri Salih Bozok’u yanına çağıran Mustafa Kemal, ona şu talimatı verir;

“Salih, kardeşimden az önce bir mektup geldi. Paraları bitmiş! Şu notun gizlice anneme ulaşmasını sağla…”

Aslında bu not, Başkomutan Mareşal Gazi Mustafa Kemal’in ruhunu yansıtıyordu. Ve o neslin, vatandan daha önemli bir sevdanın olmadığının tarihe düşen bir belgesi gibiydi adeta;

“Bankadaki parayı harcayın… Yetmezse, halıları satın!”

İşte bu aziz Cumhuriyet böyle üstün bir ruhla kuruldu. Dökülen şehit kanları bu vatanın madalyası gibidir. Vatan için, can çekişen millet için ve kurulan genç bir cumhuriyet için en anlamlı ve en kapsayıcı bir emirdir bu;

“Yetişmezse, evdeki halıları satın!”

****************

ANLAMLI SÖZ

“Vatanın bağrına düşman dayasın hançerini,

Bulunur kurtaracak bahtı kara maderini…”

GAZİ MUSTAFA KEMAL ATATÜRK

***************