Öğretmenler Günü’nün bize hatırlattığı en önemli gerçek, bir toplumun geleceğinin sınıfın kapısından içeri giren o sessiz kahramanların elinde şekillendiğidir. Her bir öğretmen, öğrencisinin dünyasında bir pencere açar; bazen bir ışık, bazen bir yön, bazen de bir umut olur. Bu yüzden 24 Kasım sadece takvimde bir gün değil, aslında bir teşekkür borcunun ifadesidir.
Bugün, kara tahtanın başında sabırla bekleyen, defalarca aynı konuyu anlatırken yüzünden tebessümü eksik etmeyen, kimi zaman anne, kimi zaman baba gibi öğrencisinin yanında olan tüm öğretmenlere bir saygı duruşudur. Onların emeği çoğu zaman görünmez, başarı hikâyelerinde isimleri geçmez belki ama her başarının arkasında mutlaka bir öğretmenin izi vardır.
Eğitim, bir ülkenin en uzun soluklu yolculuğudur. Bu yolculuğu inançla, fedakârlıkla sürdüren tüm öğretmenler, geleceğimizin gerçek mimarlarıdır. Onların yetiştirdiği nesiller, yarınlarımızı belirleyecek en büyük güçtür.
Bu vesileyle, Başöğretmen Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere, emek vermiş, vermeye devam eden ve ebediyete uğurladığımız tüm öğretmenlerin Öğretmenler Günü’nü yürekten kutluyorum. İyi ki varlar, iyi ki yolumuza ışık olmaya devam ediyorlar.