Sevgili okurlar,
Hayatı akışı içinde, geçmiş zamana da gitmenin, binbir yararı var..
Hani "tarih tekerrürden ibarettir" denir ya, o mesele!
İşin özü, "hiç ibret alınsaydı, tarih tekerrür eder miydi" sözü, ortada kalmasın?
Bu önemli sözün de, "Milli Şairimiz Mehmet Akif Ersoy'a ait olduğunu" ifade ile hakkını teslim edelim..
Hatta büyüklerimiz, bilge insanlar, " denenmişi, bir daha denemek ahmalıktır" derler..

İşin tam bu noktasında, bu "ahmak" kelimesine, kafayı gel de takma?
Hatırladınız değil mi?
Zamanın İç İşleri Bakanı Süleyman Soylu ile İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu arasındaki

" ahmak" düetini!
Ne oldu?
Lütfen, bu kelimeyi kullanmayalım!
Zira, mahkemeler, bu kelimenin kullanımı acısından, suçta sayabilir, saymayabilir de!..
En iyisi, ağzımıza almamak, dilimize dolamamak!
Gelelim, asıl konumuza?
Geçtiğimiz günlerde, adı "Turan'da Birlik Hareketi" olan bir oluşumun duayenleri ile buluşma imkanı buldum..
Kısacası, "1965'li yıllardan itibaren, Türkiye'de, Ülkücü Hareket" içinde yer almış, "kaderin bir cilvesi olarak eylemlere katılmış, hapishanelere girmiş", hatta, " Yusufiyeliler" olarak adlandırılmış, "12 Eylül Darbesi ile daha da zulüm ve işkence" görmüşlerden söz ediyorum..

"Bu kesimden, Türkiye'de binlercesi olduğu gibi, bir yolunu bulup Avrupa ülkelerine gelip, buralarda izini kaybettiren, sonra ise, hukuken aklananlardan söz açtığımı" anladınız sanıırm..
Hey yıllar, hey!
Bir yanda, Ülkücüler, yani Sağcılar!
Öte yanda ise, Solcular, Komünistler!
Beri yanda ise, İslamcılar, Milli Türk Talebi Birliği cenahı!..
Dahası da var, elbet!..
Gençlerimizi, nasıl da ayrıştırmışlardı, nasıl?
Her iki tarafında sloganları, duvar yazılarını hatırlayınız!..
"Komünistler Moskova'ya! Zafer İslam'ın! Ne Amerika, ne Rusya, Millyetçi Türkiye!.."
Sesleri, canhıraş bağırışları unutulur mu?
Karşı tarafta ise?
"Faşizme Karşı Birleşe, Birleşe Kazanacağız! Kahrolsun Faşizm, Yaşasın Devrim! Mahir, Hüseyin, Ulaş Kurtuluşa Kadar Savaş!, İş, Ekmek, Özgürlük! Tek Yol Devrim!."
Bu sloganları, mutlaka hatırlayanlarınız vardır..
Zihinlerden silinse bile, tarihe düşen notlar?
Ya şimdi?
En çok dillerde " Hak, Hukuk, Adalet" kelimelerinin yanı sıra, Ya Hep beraber, ya Hiçbirimiz!, Her şey, Güzel Olacak! Birleşe, birleşe kazanacağız!..
Nereden, nereye, vay be Türkiye?
Değişimi anlayana, aşk olsun!

Özet olarak, "1960 İhtilali ekibinden Alparslan Türkeş'in(Başbuğ), Cumhuriyetçi Köylü Millet Partisi(CKMP) ile yola çıkarak, Milliyetçi Hareket Partisi'ne(MHP) dönüşü, siyasallaşma hareketi ile Ülkü Ocaklarının kuruluşu yıllarını", yeni nesil nereden bilecek ki?

Bu kesimin duayenleri ile uzun uzadıya sohbetler ettik, dünü, bugünü konuştuk, duruşlarını, son gelişmelere bakışlarını dinledik..
Mücadelenin, şimdi neresinde olduklarını, iyice sorgulayıp öğrendik..
-Bir kere, ülkedeki hal ve gidişattan memnun değiller..
-MHP'yi ve Genel Başkan Devlet Bahçeli politikalarını benimsemiyorlar..
-Terörsüz Türkiye projesine, kuşku ile bakıyorlar..
-Papa 14.Leo'nun büyük bir şov ile ülkeye gelmesine tepkililer..

-Mesut Barzani'nin, Şırnak'a ziyareti eleştirilerinin hedefinde..

-Türkiye Cumhuriyeti'nin tapusu niteliğinde olan, Lozan'ın delinmesini, asla kabul etmiyorlar..

-Büyük bir hayal kırıklığı yaşadıkları ortada..
-Zaman ve mekan içinde kullanıldıklarını, üzerilerinden siyaset yapıldığını, siyasete meze edildiklerini dillendiren çok..
Milliyetçilik ve ülkücülükten feragat etmiyorlar..

Ama, "unutulmuşluk", çok zorlarına gidiyor, çoook!
Bir çok oluşum içinde, olanlar var..

Avrupa'dakiler, birlikteliklerini ve saflarını "Turan'da Birlik Hareketi" içinde sıklaştırmaya başladılar..
Bu birlikteliğe, "Türkiye'den de sıcak bakan", çok kişi var..
"Bir şekilde seslerini yükseltmeye, tavır koymaya, ülkenin gidişatında söz sahibi olmaya, biz daha ölmedik" demeye çoktan hazırlar..
Şimdilik, "grup, küme birliktelikleri, çeşitli ortamlardan iletişimleri, dirsek temasları, birbirlerine omuz verişleri" sürüyor..
"Öz eleştirileri, empatileri sırtlamış" geliyorlar..

Yine, yükleri ağır!
"Korkuları yok, heybeleri boş değil, üstelik zengin dağarcıkları ile bilgelikleri, hoşgörü ve toleransları yanında sevecenlikleri ile kartopu gibi büyüyerek",yine destansı adımlarla yürüyorlar..
Haber vereyim dedim..
Ya, diğer kesim?
Müsade ederseniz, onları da gelecek yazımda konu edineyim!..
"Dersler çıkarmak" adına önemli ya, bakalım sizler, ne düşünüyorsunuz?

Yoksa, tarih tekerrür mü ediyor?
Yusuf Cinal yazıyor, 6 Aralık 2025