GERİDE kalan 27 Ocak Salı günü mahkemesi başlamıştı Aziz İhsan Aktaş’ın. Tam 15 korumasıyla birlikte geldi mahkemeye ve adeta şov yaptı... AKP ve CHP başta olmak üzere birçok belediyeden ihale almış bir işadamı... Onun da adı çeşitli rüşvet olaylarına karışmış, suç dosyası kabarık...
Ve 82 farklı suçtan tam 704 yıl ile yargılanıyor... Suçu da rüşvet vermek...
Kanunlarımıza göre rüşvet almak da suç, vermek de... Yıllardan bu yana AKP ve CHP belediyelerinden ve de Devletten ihale almış... Bunu yaparken de bol bol rüşvet vermiş... Fakat gördüğünüz gibi sadece CHP’li yöneticiler içeride; AKP’liler yine yırtmış!
Ama tutuksuz yargılanıyor...
Mahkemeye kendi isteği ile geliyor, duruşmaya katılıyor ve oradan tekrar evine, yuvasına dönüyor...
Bir düşünün... Tam 704 yıllık bir ceza isnat edilmesine rağmen Aziz İhsan Aktaş tutuksuz... Çünkü Aktaş, sadece CHP’li belediyelerden rüşvet aldığını söylüyor; diğer parti belediyelerini ise saklıyor... Fakat kimse, “Rüşvet vermek de suç!” diye tutuklama cihetine gitmiyor!
EŞİTLİK ANLAYIŞINIZ BU MU?
O zaman şu sorunun altını çizerek soralım;
“Kaçma ihtimali sıfır olan Ekrem İmamoğlu 320 günden beri neden içerde?”
Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar, ciddi sağlık sorunları yaşayan Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek ve diğer ilçe belediye başkanları neden içeride?
Şu an hastanede ya da evinde olması gereken Beylikdüzü Belediye Başkanı Ahmet Murat Çalık neden içeride? Ağır kanser tedavisi gören Başkan Çalık, hastane ile ceza evi arasında mekik dokuyor. Ama hiçbir vicdan, “Bu insanın çok ciddi sağlık sorunları var... Özgür bir ortamda tedavi görmesi gerekir” demiyor?
Nedir bu “düşman” hukuku?
Esenyurt Belediye Başkanı akademisyen Ahmet Özer, Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, gazeteci Fatih Altaylı neden aylarca hapis yattı?
MUHALİF OLMANIZ YETİYOR!
Kayyumla üzerine çökülen Tele-1’in Yayın Yönetmeni Merdan Yanardağ neden içeride?
Anayasanın açık “hak ihlali” hükmüne rağmen Osman Kavala ve Tayfun Kahraman neden özgür değil? Hatay’dan milletvekili seçilmesine rağmen Can Atalay neden içeride?
İşadamı Aziz İhsan Aktaş’ın kaçma şüphesi yok da, bu isimlerin kaçma şüphesi var mı?
Eğer Anayasa ve kanunlar herkese eşit olsaydı, yukarıdaki garabet uygulamalar da olmazdı.
Görüldüğü gibi yatarı olan Aziz İhsan Aktaş dışarıda yaşamını sürdürürken, yatarı olmayan suçtan içeride çile çeken birçok belediye başkanı, yazar ve fikir adamı var bu ülkede...
Buradaki suç kriteri tamamen “muhalif” ya da “yandaş” olmakla ilgili... Eğer hükümete yandaş isen ve yazılarında yağcılık da yapıyorsan, sittin sene sırtın yere gelmez... Yok, farklı bir görüşü temsil ediyorsan; her an kapına polis dayanır ve kendini demir parmaklıklar arasında bulursun!
Pekiyi adalet bunun neresinde hiç düşündünüz mü?
TERÖRİST OLMAK VARMIŞ!
Eğer devletine karşı suç işlemişsen, vakti gelince kıymete biniyorsun... Eğer şehirde eşkıyalık yapmış, devletin polisini ve askerini şehit etmişsen, yeri geldiğinde sana “gerilla” diyorlar, terör kapsamından çıkarıyorlar...
Eğer dünyanın en büyük terör örgütü PKK’nın başında isen, yeri gelince “umut hakkı”ndan faydalanıyorsun... Yetmiyor, seni “sayın, lider, önder, bilirkişi” gibi sıfatlarla taltif ediyorlar...
Biri çıkıyor, “Biz, Apo’ya sayın demeyi suç olmaktan kurtardık. PKK önderi Türkiye’nin önünü açıyor!” diye saçma sapan laflar ediyor...
Düne kadar terörist ilan ettiğin IKP Lideri Mesut Barzani, özel korumalarıyla ve şov yaparak geliyor ülkenize, bir etkinliğe katılıyor.
Şanlı Türk Bayrağı gönderden indirilip yakılırken, bir başka özerk bölgenin bayrağı senin topraklarında Mesut Barzani vasıtasıyla dalgalanıyor...
Adalet, kimine yaz kimine kış...
Adalet, kimine hapis kimine özgürlük...
Adalet, kimine mutluluk kimine gözyaşı...
Eğer bir ülkede hukukun üstünlüğü değil, güçlülerin hukuku üstün görülüyorsa, kimse bana haktan, hukuktan ve adaletten bahsetmesin...
*********************
ANLAMLI SÖZ
“Ermek herkese yetecekti aslında... Tarlaya karga dadandı, ambara fare; fırına hırsız, memlekete harami...”
NEYZEN TEYFİK