TÜRKİYE bir acıdan, başka bir acıya savruluyor! Bir yanda 78 cana mal olan Grant Kartal Oteli davası, bir yanda Pençe-Kilit Bölgesi’nde bir mağarada 12 askerin şehit olması, toplumda derin faylar oluşturan keyfi tutuklamalar, gazetecilerin, politikacıların, belediye başkanlarının ve fikir adamlarının hapse atılması… Ve ülke sathında tüm bunlar yaşanırken, aynı anda -sözde- barış elçilerinin İmralı’ya gidip terörist başından silahları bırakma konusunda mesaj getirmesi…

Bunların hepsi aşağı yukarı aynı günlerde yaşanıyor.

Hele hele cinayet gibi kazalar, ciğerimizi yakan orman yangınları ve tüm bunların yanında ülkemizi kasıp kavuran çöl sıcakları ve akabinde gelecek olan susuzluk…

Ne yazık ki bu güzel ülkemizde görmedik, çekmedik, yaşamadık, üzülmedik ve şaşırmadık bir olay kalmadı!

Şu 12 şehit meselesini irdelemek istiyorum. Zira olaya neresinden bakarsanız bakın, ihmal ve tedbirsizlik seziliyor.

ŞEHİTLERİMİZE RAHMETLE

Önce 19 kişilik ekipten şehit düşen 12 rahmetli askerimizin isimlerini vereyim;

1-Ege Akar: İstikam Üsteğmen, İzmir-Buca

2-Furkan Sert: Piyade Teğmen-Malatya

3-Fikret Mangura: Piyade Komando Astsubay Kd.Çavuş- İzmir-Seferikarahisar

4-Ahmet Kuşak: Piyade Sözleşmeli Er-Balıkesir

5-Abdurrahman Akdoğan: Mühimmat Astsubay Kd.Çavuş-Malatya

6-Özkan Özkanlı: Piyade Sözleşmeli Er-Aksaray

7-Ahmet Gültekin: Piyade Sözleşmeli Er-İstanbul

8-Kani Obi: Uzman Çavuş-Ordu

9-Ümit Üzüm: İstikam Uzman Çavuş-Sivas

10-Celalettin Uyanık: Piyade sözleşmeli Er-Bitlis

11-Mahsun Yeşildemir: Piyade Sözleşmeli Er-Bitlis

12-Enver Yaman: Piyade Uzman Çavuş-Niğde

Askerlerimiz, pençe-kilit bölgesinde, 28 Mayıs 2022’de icra edilen mağara arama-temizleme faaliyeti sırasında teröristlerin açtığı ateş sonucu şehit olan Piyade Üsteğmen Nuri Melih Bozkurt’un naaşını bulmak için arama yapıyordu.

SORUŞTURMA DEVAM EDİYORMUŞ!

Girilen mağarada yüksek yoğunlukta metan ve karbon monoksit gazına maruz kalarak şehit oldu askerlerimiz. Milli Savunma Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, hayatını kaybeden askerler için soruşturmanın devam ettiği bildirildi.

Şehit olan askerlerimizin bağlı olduğu illeri de paylaştım. Görüldüğü gibi tüm Türkiye’ye ateş düştü… Ölüm bu kadar ucuz olmamalıydı. Şimdi, diyelim ki, siz, bu facianın sorumlularını buldunuz ve cezalandırdınız; sonuç ne olacak?

12 canı geri getirebilecek misiniz?

Her zaman olduğu gibi bu da sineye çekilecek ve zamana yenik düşecek… Tıpkı Soma’da, Çorlu’da, Kartalkaya’da olduğu gibi…

Acaba, askerlerimiz bu tehlikeli mağaraya girmeden önce metan ve karbon monoksit testi yapılamaz mıydı? Bu imkân bizim ordumuzun elinde yok muydu?

TEDBİRSİZLİKTE ÜSTÜMÜZE YOK!

Vardıysa neden yapılmadı ve bu ülkenin evlatları ölüme gönderildi?

Haydi diyelim ki, bu teknoloji ordumuzda yok… İçinde bulunduğumuz bu barış sürecinde, PKK temsilcileriyle en azından bir yıl önce başlayan görüşmelerde 3 yıl önce şehit düşen kahraman askerimiz Piyade Üsteğmen Nuri Melih Bozkurt’un akıbeti ya da naaşı sorulamaz mıydı?

Neden bu ülkenin gençleri tedbirsizlik nedeni PKK’lıların tuzağına düştü?

Bu nasıl bir barış görüşmesi ki, bizim askerlerimiz sabahın köründe o lanet mağarada can verirken, aynı saatlerde “barış elçileri” terörist başı ile İmralı’ya gidiyor. Ve -nedense- sabah saatlerinde olan bu üzücü olay Türk Milleti’nden saatlerce saklanıyor; ta ki, İmralı’daki görüşmeler bitene kadar.

Daha önce şehit olan Üsteğmen Nuri Melih Bozkurt’un nerede saklandığı, hiç sorulmadı mı barış elçisi (!) dostlarımıza?

Şimdi bu kayıpların hesabını kim ve kimler verecek?

Yazık değil mi bu canlara?

**************

ANLAMLI SÖZ

“Ey oğul, sabretmesini bil... Vaktinden önce çiçek açmaz. Şunu da unutma; insanı yaşat ki, devlet yaşasın…

ŞEYH EDEBALİ

**************