Giriş
Son dönemde trafik denetimleri kapsamında iki konu kamuoyunda yoğun şekilde tartışılmaktadır. Bunlardan ilki standart dışı plaka olarak bilinen APP plakalar, diğeri ise araç içerisinde kullanılan telefon tutacakları ve dikiz aynasına asılan eşyalar nedeniyle sürücülere ceza uygulanıp uygulanamayacağı meselesidir.
Sosyal medya ve bazı haber sitelerinde yer alan paylaşımlar, çoğu zaman eksik veya yanlış bilgiler içerebildiğinden sürücüler arasında ciddi bir bilgi kirliliği oluşmasına neden olmaktadır. Bu nedenle söz konusu tartışmaların hukuki çerçevesinin doğru şekilde ortaya konulması önem taşımaktadır.
APP Plakalar ve Uyum Süresinin Sonu
Halk arasında APP plaka olarak bilinen standart dışı plakalar uzun süredir trafik denetimlerinin gündeminde yer almaktadır.
Karayolları Trafik mevzuatına göre araç plakalarının belirli teknik standartlara uygun olarak basılması zorunludur. Bu standartlar Karayolları Trafik Yönetmeliği kapsamında ayrıntılı biçimde düzenlenmiş olup plakaların ölçüleri, yazı karakterleri ve teknik özellikleri açık şekilde belirlenmiştir.
Bu düzenlemelere aykırı şekilde kullanılan kalın karakterli veya standart dışı plakalar nedeniyle sürücülere idari para cezası uygulanabilmektedir.
Ancak uygulamada birçok sürücünün geçmiş yıllarda çeşitli kurumlar aracılığıyla bu plakaları temin ettiği görülmüş ve vatandaşların mağduriyet yaşamaması amacıyla belirli bir uyum süresi tanınmıştır.
Bu kapsamda tanınan sürenin 01 Nisan 2026 tarihinde sona ermesi beklenmektedir. Dolayısıyla bu tarihten sonra yapılacak trafik denetimlerinde standart dışı plaka kullanan araçlar hakkında idari işlem uygulanması söz konusu olabilecektir.
Öte yandan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da konuya ilişkin açıklamasında trafik denetimlerinin vatandaşlarda yeni mağduriyetlere yol açmayacak şekilde dikkatli yürütülmesi gerektiğini ifade etmiş ve İçişleri Bakanlığı’na bu konuda hassasiyet gösterilmesi talimatını vermiştir.
Araç İçi Telefon Tutacağı Yasak mı?
Son günlerde kamuoyunda tartışılan bir diğer konu ise araç içerisinde bulunan telefon tutacakları veya dikiz aynasına asılan eşyalar nedeniyle sürücülere ceza yazıldığı yönündeki iddialardır.
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı bünyesinde faaliyet gösteren Dezenformasyonla Mücadele Merkezi, sosyal medyada dolaşıma giren “telefon tutacağı ve araç içi ekipmanların yasaklandığı” yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını açıkça ifade etmiştir.
Gerçekten de yürürlükteki mevzuat incelendiğinde telefon tutacağı veya dikiz aynasına asılan eşyaların tek başına yasak olduğuna ilişkin özel bir düzenleme bulunmamaktadır.
Ceza Hangi Durumlarda Söz Konusu Olabilir?
Uygulamada kesilen idari para cezalarının dayanağı çoğunlukla 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 30. maddesidir.
Bu düzenlemeye göre araçların görüşünü engelleyecek ve sürüş güvenliğini tehlikeye düşürecek şekilde eşya bulundurulması yasaktır.
Dolayısıyla burada esas olan husus eşyanın varlığı değil, sürücünün görüş alanını etkileyip etkilemediği ve sürüş güvenliğini tehlikeye düşürüp düşürmediğidir.
Örneğin;
- Ön camın görüş alanını kapatan büyük telefon tutacakları
- Dikiz aynasının işlevini ortadan kaldıracak şekilde asılmış eşyalar
- Sürüş sırasında dikkat dağıtacak şekilde yerleştirilmiş cihazlar
- Ön cam üzerinde yoğun şekilde kullanılan aksesuarlar
gibi durumlarda idare tarafından sürüş güvenliğinin tehlikeye düştüğü gerekçesiyle idari yaptırım uygulanabilmesi mümkündür.
Sonuç
Trafikte son dönemde gündeme gelen APP plaka ve araç içi ekipman tartışmaları, temelde trafik güvenliği ve mevzuata uygunluk ilkeleri çerçevesinde değerlendirilmelidir.
Standart dışı plakalar konusunda tanınan uyum süresi sona ermek üzeredir. Araç içi telefon tutacakları ve benzeri ekipmanlar ise tek başına yasak değildir. Ancak her iki durumda da belirleyici olan husus sürüş güvenliğinin tehlikeye düşüp düşmediğidir.
Sürücüler açısından en doğru yaklaşım, araçlarında kullandıkları ekipmanların hem mevzuata uygun hem de görüş alanını daraltmayacak şekilde konumlandırılmasına dikkat etmektir. Böylece hem trafik güvenliği sağlanacak hem de gereksiz idari yaptırımların önüne geçilebilecektir.
Av. Eren Efe GÖKALP
Sakarya Barosu