Evvela baştan belirteyim; Sapanca Belediye Başkanı Nihat Arda Şahin’i haklı bulduğum taraflarda var, eleştireceğim kararları da var.

Belediyenin SGK ve vergi borçlarıyla başlayalım…

Başkan Şahin’in ilk olarak şubat ayı meclis toplantısında ifade ettiği üzere; Sapanca Belediyesi’nin, Sosyal Güvenlik Kurumu’na 85 milyon lira borcu var. Belediyenin vergi borcu ise 25 milyon lira. Bahsi geçen bu rakamlar, önceki belediye yönetimlerini de ilgilendiren borçlar.

“Bu borçları 11 ayda biz yapmadık” diyor zaten Başkan. 

İşte bu noktada Başkan Şahin’e hak veriyor ve bu borçlara çare olarak bulunan Yanık Mahallesi’ndeki 2 adet parselin SGK’ya devrini de onaylıyorum. Lakin benim haklı bulmam ya da onaylamam bir şey ifade etmiyor, kararı belediye meclisi veriyor.

Belediye meclisi de mart ayı toplantısında kararını verdi zaten.

CHP’nin kabul oylarına karşılık, meclis çoğunluğu olan AK Parti ve MHP’nin ret yönünde oylarıyla, madde meclisten geçemedi.

Başkan Şahin’in söylediklerinden, Sapanca’ya kötülük yapıldığını, belediyenin faiz ödemeye mahkûm edildiği sonucu çıkıyor.  

Peki, Cumhur İttifakı yani AK Parti ve MHP, Sapanca’da neden böyle bir tavır aldı.

İşte zurnanın zırt dediği yere geldik…

AK Parti ve MHP’nin bu maddeye ret oyu vermesinin nedenleri tek tek sıralandı. Dile kolay bir maddenin altından adeta büyük bir dram çıktı.

Meğer; Başkan Şahin, geçici görevlendirme adı altında belediyenin ‘İmar ve Şehircilik Müdürlüğü’nü adeta darmadağın etmiş. Üstelik bu müdürlükte görevli memurları görevlendirdiği yerler ise ilçede ayrıca tartışma konusu.

Başkan Şahin’in, 17 Ocak 2025 tarihli görevlendirme yazılarıyla, Sapanca Belediyesi İmar ve Şehircilik Müdürlüğü’nde Jeoloji Mühendisi olarak görev yapan memur, ‘Zabıta Müdürlüğü’ emrinde görevlendirilmiş. Aynı müdürlükteki harita teknikeri ‘Park ve Bahçeler Müdürlüğü’ emrine verilirken, şehir planlamacısı ise belediyenin ‘Spor Müdürlüğü’ emrinde görevlendirilmiş.

Dahası, “Personele tehdit, işten çıkartılan personellerin tazminat yükü, bazı personellere yüksek maaş ödemesi ve araç tahsisi” gibi bir sürü iddia da var.

Anladığım kadarıyla yer devrine onay vermeyen Cumhur İttifakı bir anlamda ‘sarı öküzü vermeyelim’ demek istemiş.

“Bu yönetim anlayışıyla yer devri ya da satışlarının ardı arkası kesilmez” diye de kaygılarını açıkça ifade etmişler…

Nihat Arda Şahin, ilçenin belediye başkanı olabilir ama Sapanca halkının meclis çoğunluğunu Cumhur İttifakına vererek bir denetim görevi verdiği unutulmamalı. Başkan ‘dediğim dedik, çaldığım düdük’ derse, Sapanca’dan buna benzer daha çok kararlar yansır.

***

Hep bir sebep var!

Sapanca’daki yer devrine dair hadiseden, Hendek’teki yer satışlarına geçelim.

Hep bir sebep var değil mi?

Ancak seçim meydanlarında atılan naraları unutmadık.

İrfan Püsküllü yönetimindeki Hendek Belediyesi, öyle ya da böyle yer satışına çıkıyor. Söylediği şeye bakın ‘Özel bir durum var’

Seçim meydanlarında yer satışlarından ötürü suçladığı Turgut Babaoğlu, sanki zamanında keyfinden yer sattı. Hep özel bir durum vardır.

O halde seçim meydanlarında boşa atıp tutmamak lazım. Yeri gelir anlatamazsın, dinletemezsin.

‘Bal gibi de yer satıyor’ derler.