YENİ futbol sezonu geçen hafta 8 Ağustos Cuma günü başladı. Ve tabii ki heyecan fırtınası da… Liglerimizdeki tüm takımlar, transfer yasasına ve de kulüplerin ya da patronlarının kasasına göre yeni futbolcularla güç kazandı.
Takımların kadroları büyük oranlarda yenilendi… Şimdi bu güçleri test etmenin zamanı…
Süper Lig’de, geçen sezonu yukarılarda tamamlayan takımlarımızın Avrupa sınavı da başladı. Onlar da iki kulvarda birden mücadele sergiliyor. Tüm takımlarımıza başarılı bir sezon diliyorum.
Ligler başladı ya, televizyonlardaki spor programları da hareketlendi. Gerçek spor yazarlarını tenzih ederim; ancak birçok meslektaş yaptığı temelsiz çıkışlarla fikirlerini değil, kendini ön plana taşımanın peşinde…
Bunlardan biri Ahmet Çakar, diğeri Mehmet Ali Çelikler, bir diğeri Sinan Engin…
Eski hakem Ahmet Çakar’ı bilirsiniz… Sinan Engin, Rasim Ozan Kütahyalı, Abdülkerim Durmaz ve moderatör Ethem Şener -sözüm ona- Beyaz Futbol’da…
Kavgalarını çok özlemiştik!
Bu kişiler, Ethem Şener’in sunduğu Beyaz Futbol ile ekranı öyle bir velveleye veriyorlar ki, sormayın… Hani RTÜK, birçok tv kanalına göz açtırmayıp, günlerce kapatma cezası veriyor ya Hakaret, argo ve her türlü saçmalığın geçtiği bu programlara acaba neden sessiz kalıyor?
ŞAMPİYONLUĞU İLAN ETTİLER!
Son üç sezonun şampiyonu Galatasaray, sezonun ilk maçında Gaziantep’i deplasmanda 3-0 yendi ya… Bana göre normal bir sonuçtu.
İşte başta Ahmet Çakar olmak üzere birçok futbol yorumcusu sezonun şampiyonunu şimdiden ilan etti:
“Yüzde 90 Galatasaray…”
Galatasaray, bu sezonu da şampiyon tamamlasa, bu yorumcu makulesi, kendine prim yapmak için, “Bak ben daha sezonun ilk haftasında demiştim!” diye hava basacak!
Yesinler sizin gazetecilik anlayışınızı…
Oldu olacak, şampiyonu şimdiden ilan edelim de olsun bitsin bu iş! Bunca deplasmana bunca maçlara, emeklere ve harcanan paralara ne gerek var?
Bunu yapan yorumcular öncelikle Süper Lig’in diğer takımlarına haksızlık ve saygısızlık ediyor… Her sezona şampiyonluk parolası ile başlayan Fenerbahçe’ye, Beşiktaş’a ve diğer takımlarımıza gönül veren taraftarlara ayıp olmuyor mu?
Üstelik daha ilk hafta maçlarının yarısından çoğu oynanmadan yaptılar bu yorumu… Daha Fenerbahçe’yi, Beşiktaş’ı, Trabzonspor’u ve diğerlerini izlemeden…
TÜRK FUTBOLU BÖYLE İLERLEMEZ!
Şu anda Victor Osimhen ile birlikte Galatasaray’da yabancı futbolcu sayısı 16’ya ulaştı. Kaleci ve bir stoper futbolcu ile birlikte bu sayı daha da artacak.
Aynı durum Fenerbahçe için de geçerli. Sarı-lacivertlilerin kadrosunda 16 yabancı oyuncu yer alıyor. Fenerbahçe, en az bir orta saha ve üst düzey bir golcü transfer etmek istiyor. Bu transferler olursa yabancı sayısı 18 olacak. Ve yabancı kontenjanı aşılacağı için bu defa 6 yabancı ile yollarını ayırmak zorunda kalacaklar…
Bu ne demek?
Sözleşmeyi tek taraflı iptal edecekleri için, yüklü miktarda tazminat da ödemek zorunda kalacaklar?
Anlayacağınız, yabancı futbolcular için milyonlarca Avro havada uçuşuyor! Son 10 sezondur şampiyonluk sevinci tadamayan Fenerbahçe’de, taraftarın da baskısıyla iyice sıkışan yönetim tam bir şaşkın örnek misali ne yapacağını bilmiyor, sağlıklı çözümler üretemiyor!
ALTYAPILARI DÜŞÜNEN YOK!
Beşiktaş bu konuda biraz daha mütevazı davranıyor. Lakin onlar da yabancı futbolcuya büyük paralar ödüyor!
Kaliteli futbolcuya bir sözüm yok ama en azından ciddi anlamda bir kritere tabi tutulmalılar. Yabancılara verilen milyonlarca Avrolar, Dolarlar biraz da kulüplerin altyapısına harcansa, oradan ne yetenekler çıkacak…
Fakat hayır…
Kulüpleri yönetenler bu konuda ciddi yatırımlar yapmıyor ve kısa yoldan sonucu gitmek, taraftarını mutlu etmek için kulübü büyük borç bataklığına sürüklüyor! Zaten öyle bir anlayışa sahip olmuşuz ki, başarının yegane ölçüsü şampiyonluk… O yoksa ağzınızla kuş tutsanız nafile.
Benimkisi de iş mi? Türkiye hangi alanda reel programlar uyguluyor ki, futbolda doğru işler yapsın?
Yeni sezon hayırlı olsun… Fakat bilin ki, böyle gitmez…
********************
ANLAMLI SÖZ
"Yıldızlarla çalışmak zor değildir. Asıl zor olan yeteneksiz olup kendisini yıldız sananlarla çalışmaktır..."
GUUS HİDDİNK