TÜRKİYE, bir yandan 40 yıllık terör belasını bitirmek için olmadık tavizler verirken, bir yandan da bu ülkenin öz evlatlarına emsali görülmemiş bir düşman hukuku uyguluyor…
Akıl alır gibi değil…
Hükümet yetkilileri, bir yandan bebek katili Öcalan’la masaya otururken, öte yandan günaşırı yaptığı çeşitli operasyonlarla ülke vatandaşlarının huzurunu kaçırmaya devam ediyor…
Daha birkaç gün önceki operasyonda -sözde- FETÖ kapsamında birçok rütbeden muvazzaf subayları tutukladı, birçoğuna da tutuklama kararı çıkardı.
Bir gün bakıyorsunuz, onlarca sivil vatandaşı yine aynı saikle hapse atılıyor…
Bir bakıyorsunuz, bu ülke vatandaşının Anayasal hakkı olmasına rağmen, yürüyüş yapan, slogan atan, pankart taşıyan gençleri içeriye takılıyor…
Bir bakıyorsunuz, muhalif belediyelere kayyum atıyorlar…
İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne yapılan 4. Dalgadan sonra 5. Dalganın da geleceği yine hükümet yanlısı medya tarafından dillendiriliyor…
Yetmedi, CHP’nin ta Kemal Kılıçtaroğlu’nun kaybettiği kurultaya gidip, Ana Muhalefet Partisi’ne çeşitli darbeler indirmeye hazırlanıyor…
Daha doğrusu 9 kez yendikleri Kılıçtaroğlu’nun genel başkanlığı daha işlerine geliyor!
Bir ülkede bu kadar suçlu olur mu?
GRANT KARTAL UNUTULDU!
Durduk yerde suç icat edeceğinize, suçlulukları ayan beyan belli olan Grant Kartal Oteli’ne gelin siz… Tabelasında “Bu tesisler bakanlık tarafından denetlenmektedir” yazdığı halde, şu ana kadar Kültür ve Turizm Bakanlığı’ndan hiçbir kişiye hesap sorulmadı.
Turizm tesisleri olan bir şahıstan Turizm Bakanı olur mu?
Soma Maden Faciası, mağdurları, gelinen bu noktada ortalıkta kaldı…
Çorlu Terin Faciası ona keza…
2023 6 Şubat Depremi’nde de “cak”lı “cuk”lu sözler ortalıkta uçuşuyor… Hiç kimse istifa etmediği gibi, 53 binin üzerinde masum vatandaşımız öldüğüyle kaldı.
Geçmiş zamanlara doğru bakıldığında Türkiye’nin hesabı sorulmamış, üstü kapatılmış suçlar ülkesi olduğu ortaya çıkıyor… Durum çok vahim!
Hükümet edenler, bir taraftan, ülkeye en büyük zarar veren eli kanlı terör örgütü ile masaya oturup, olmadık tavizlere hazırlanırken, bir yandan da hapishaneleri doldurmaya devam ediyor.
KİMSE YATIRIM YAPMAZ!
Durum böyle iken, hangi yabancı yatırımcı Türkiye’ye gelecek ve yatırım yapacak. Yatırım yapmak bir yana, birçok yabancı firma ülkemizdeki fabrikalarında küçülmeye veya başka ülkelere kaydırmaya bakıyor!
Şimdi soruyorum sizlere… Bir ülkede 40 bin civarında vatandaşı katletmek, onca anaya, babaya, acı vermek, onca çocukları yetim ve öksüz bırakmak kadar ağır bir suç var mı dünyada?
Bebek katili artık “önder” ve “sayın” oldu… Anlaşmanın bir yanındaki DEM’liler, ekranlarda insanların gözüne baka baka, liderlerine güzelleme düzerken, şehit yakınlarının yerine kendinizi bir koyun bakalım!
Empati yapın… Garibanların çocukları değil de, sizlerin çocukları sınır boylarında, sınır dışı hareketlerde şehit düşse, acaba tavrınız ne olurdu?
Hani, şehit yakınları yerine Devletin “affetme hakkı” yoktu?
Hani, teröristlerle masaya oturulmayacaktı?
Hani bu ülke için can veren, şehit düşen, gazi olan insanların kanları yerde kalmayacaktı?
YA POLİTİKADA YAŞANANLAR?
Ekrem İmamoğlu’nun, şu anda en güçlü Cumhurbaşkanı adayı olduğunu dünyadaki herkes biliyor. Ve 16 milyonluk bir şehrin belediye başkanı şu anda eli-kolu bağlanmış bir şeklide içeride…
Diploması iptal edildi…
Siyaseten önü kesildi… Yarış dışına bırakıldı…
CHP’nin başına gelenler, pişmiş tavuğun başına gelmedi bu dönemde!
Ve her nedense her defasında ya CHP’li ya da DEM’li belediyelere kayyum atanıyor… Bu kayyum uygulaması neden AKP’li belediyelere hiç dokunmuyor! Anlaşıldı; AKP’li belediyeler sütten çıkmış ak kaşık!
Bir yandan Mardin Belediye Başkanı Ahmet Türk’ü görevden alacaksınız, bir yandan da aynı Ahmet Türk’ü “barış elçisi” olarak İmralı’ya göndereceksiniz!
Bu ülkede Meclis Başkan Yardımcılığı yapan Sırrı Süreyya Özdemir de daha önceden cezaevinde değil miydi?
Ülke olarak, hukuk olarak ne yapıyoruz, nereye gidiyoruz?
Türkiye’de bu kadar hukuk dışı olaylar ve garabet uygulamalar olurken, hangi yatırımcı ülkemize gelecek?
Bilen varsa, beri gelsin…
*****************
ANLAMLI SÖZ
“Kuşlar gibi uçmasını, balıklar gibi yüzmesini öğrendik. Ancak bu arada çok basit bir sanatı unuttuk; kardeş olarak yaşamayı…”
MARTİN LUTHER KİNG
******************