6 Ağustos Hiroşima ve 9 Ağustos Nagazaki Nükleer saldırılarının üstünden tam 81 yıl geçti. Saldırılarda binlerce insan hayatını kaybederken on binlercesi belki de milyonlarcası yıllarca süren hastalıklar ve radyasyon kirliliğiyle yaşamak zorunda kaldı.
Bu iki büyük saldırının anısına nice filmler, kısa metrajlı filmler çekilmiş ve hatta anime filmleri yapılmış. Yani ABD’nin saldırılarının büyüklüğünü bugün bir çok kaynaktan okuyor, dinliyor hatta izliyoruz. Yıllardır unutamadığım “Ateş Böceklerinin Mezarı” animesi de bu saldırılarda iki küçük çocuğun yaşam savaşını anlatıyor.
Dünyanın öbür ucundan insanlar bugün bu saldırıları acı ve öfkeyle hatırlarken Japon siyaseti bu duruma ne dedi? 81 yıl acılarını unutmak için yeterli miydi?
Bu yıl ki anma gününde Moskova’dan gelen tepki konuyu bambaşka bir noktaya çekti.
Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mariya Zaharova, Hiroşima Belediye Başkanı Kazumi Matsui’nin konuşmasında ABD’nin atom bombası saldırısından söz etmemesine, bunun yerine Rusya’nın ve Ukrayna’daki eylemlerinin eleştirilmesine tepki gösterirken, Hiroşima’nın yaşadığı acının sorumlusunun açıkça ifade edilmediğini savundu.
Hiroşima’nın acısı bugünün siyasi olaylarına neden malzeme yapıldı? Bunu biraz tartışmak gerekir.
Elbette Rusya’nın Ukrayna savaşıyla ilgili politikalar tartışılabilir. Bugün dünyanın farklı yerlerinde yaşanan savaşlarda mağdur olan ve hayatlarını kaybeden insanlar için tabii ki de tepki gösterilebilir.
Fakat 1945’te ülkesine ağır darbe veren saldırıların anma töreninde neden saldırıların sorumlusunu kınamaktan uzaklaşıp, saldırılarla alakası olmayan günümüzün siyasi bir konusuna dikkat çekildi?
Tarih kimsenin işine geldiği gibi hatırlayacağı bir alan değildir. Biz buradan hatırlatalım. ABD’nin savaşta nükleer silah kullandığı bir gerçektir. Uluslararası hukuka uymadığı da unutulmamalıdır.
Moskova’nın açıklamasında dikkat çeken bir başka nokta da Rus halkının Uzak Doğu’da Japon saldırganlığına katlanmasına rağmen, Hiroşima ve Nagazaki kurbanlarını yıllardır andığının belirtilmesi. Rusya, Hiroşima’da hayatını kaybeden insanları anarak kendisiyle çelişiyor. Bu da ayrı bir muamma ama…
Büyük trajediler, saldırılar, kayıplar hatta doğal afetler ülkelerin sınırlarından taşar. Bugün; Gazze, Ukrayna, Sudan, Myanmar ve diğer savaş mağduru ülkeleri anmak ve desteklemek tamamen insanlık meselesi. Çünkü savaşların gerçek mağduru siyasi kararları almayan masum insanlardır.
Bugün bu konuyu yazarken aklıma Japonya Başbakanı Sanae Takaichi'nin Mart 2026'daki ABD ziyareti sırasında, Donald Trump ile görüşmesindeki fazla samimi, şakacı tavırları ve siyasi kimliğinden uzak beden dili geldi. Japon kamuoyunda ve sosyal medyada yoğun tepki çeken bu görüşmede, Japonya’nın ABD karşısında çok yanlış duruş sergilediği savunulmuştu…
Sözün özü, halk kim olduğunu, tarihini, dostunu ve düşmanını unutmadan ülkesini temsil edecek kişileri doğru seçerse, ne ülkenin ne milletin pusulası şaşmaz. Tarihi unutmamak gerekir. Tarihi unutmamak gerekir.
Hiroşima ve Nagazaki’de hayatını kaybedenleri yeniden anıyor, saldırıların sorumlusunu unutmuyoruz…