Geçen hafta kurban ve Cuma bayramlarını bir arada kutladık çok şükür. Kurban harcama coşkusudur, girdiği evi şenlendirir, bereketlendirir. Ocaklarda kaynayan fakirliği bir an için de olsa buharlaştırır. Sofraları zenginleştirir, rayihası inşiraha vesile olur, kaşık şakırtıları da gönüllere halay çektirir. Kurbanda şuur önem taşıdı. Niçin ve nedene cevap veremeyenlerin kurbandan tat ve lezzet alması, huzur bulması düşünülemedi. Bu gibi insanlar için, sadece kan akıtma akla gelir. Oysa kurbanda İlâhlık sıfatı hatırlandı, manevi mükâfat beklendi. Kuru bir mantık, şuur kapılarını kapalı tuttu, yapılan işten de mutluluktan ziyade yorgunluk duyuldu.  Oysa kurban ruhun safileşmesine, gönül tellerinin titremesine vesiledir. Manevi okyanuslara açılmadır. Ömrün bereketlenmesine vesiledir. Merhamet kapılarının açılması, cimrilik kapılarının kapanmasıdır.

                   Kurbanda asıl olan, kazancın helalinden kesilmesi idi.İnşaEllah öyle olmuştur.. Akıtılan kanla verilen can arasındaki benzerlik hatırlandı. Yoksa bir hayvanın canının alınması değil, et yeme ve zenginlik, böbürlenme hiç değildir. Ölümü hatırlatan, can çekişmenin zorluğunu gösteren bir enstantanedir. İdrak bunun sonuçlarını düşünmektir. Yoksa şekilde kalmak hiç değildir kurban.  Emir, şümulüne ulaşabilenler için önem taşır. Akıl baliğ olmayanların veya geleneksel iman sahiplerinin kavrayamayacağı alışkanlık haline getirilen kurbanın kıymeti olabilir mi?  

                 Teslimiyetin ifadesi, mukavemet  etmenin  çaresizliği, feda olmanın kazancı ve bereketi. Yoksulların beklentisi, zenginlerin ikramı. Bir nevi buluşma noktası ve şükrün doruklaşması. Manevi coşkunun ikramı, gönül dünyasının parıldayan yıldızı, fırtınalı ömrün sonucunun hatırlanması, neşter denen aracın bir gün bizlere de döneceğinin idraki, karşı koyamamanın, acziyetin tezahürü olmuştur kurban.

                 Bu gerçekle; Dünya hayatının, ebedi hayata ulaşılmasında kısa bir durak olduğunu kavrayarak, insanların birbirleri ile daha fazla kaynaşmasına, evlerimize, ülkemize ve tüm insanlığa sevgi ve coşku getiren, herkesin kalbinde o büyük merhametten bir rüzgârın olduğu, Yüce Allah (c.c.) rızasına kavuşmak için müminlerin nefisleri başta olmak üzere tüm dünyevi değerlerini ortaya koyarak kurban etmeleri için, cenab-ı Allah’ın (c.c.) yeryüzünü merhameti ile doldurduğu bir gün olmuştur İnşaEllah Kurban Bayramı.

                 İdrak ve izan dışı kesilen kurbanlar, sadece kan dökme anlamını taşıdı. Dolayısıyla ruhlarda dalgalanmalara neden olamazdı. Kurban şükre vesiledir. İnanılarak kesilmesi halinde günahlardan arınma olayı ve maksuda kavuşma operasyonudur. Böyle bir operasyon hayra vesiledir. Günün operasyonlarına benzemez. Çünkü bahsettiğimiz operasyon huzura, diğer operasyonlar ise huzursuzluğa sebeptir. Yani birinde mükâfat, diğerinde ceza verme vardır. Kurban gönül sahnesinin manevi perdelerinin açılmasıdır. Manevi ufkun gelişmesi, sıkışan gönlün hürriyete kavuşmasıdır.

                Gerçek hürriyet de kulların verdikleri ile yetinmek değil, hakka ve ölçülerine teslimiyettir. Kurbanın teslimiyeti de budur. kurban ruhun enginleşmesi, imanın kavileşmesi, ihsanın ve şükrün gündemde tutulması ruhun doruklaşmasıdır. Bu vesile ile Kurban ve Cuma bayramımız  mübarek olmuştur İnşaEllah., kestiğimiz kurbanların yüce Rabbimiz tarafından kabul edilmesi dualarımla  daim selamet ve saadetler dilerim.’’Yetmedi mi? ya RAAB!..Bunca çekilen çile!Günahkâr kullarını, Yakacak mısın ille?Ne kadar yanacakta…Olsa senin kulların;Lütf-ü ihsanın çoktur, RABB’ sisin sen onların..Yeşeren yaprağı, Açan çiçeği, Çatlayan tohumu, Doğan çocuğu hayata bağlayan, Bir’e inanan gönül dostlarım’’ Kestiğimiz kurbanların kabulü ile geçmiş KURBAN ve CUMA  bayramınızın tüm insanlığın, ALLAH cc ve RESÜL aşkının yanık bir divanesi olarak uyanmasına, sebebi vesile olmasını diler saygılarımı sevgilerimi ve selamlarımı sunarım…Hayırlı nice uzun yıllara ve bayramlara İNŞAELLAH.Amin..