Profesyonelliğe Geçiş Ligi (PGL) 6. Grupta mücadele eden Hendekspor, kendi evinde Zonguldak bölgesi temsilcisi Devrek Belediyespor’a mağlup olarak, zirve yarışında darbe aldı.
Devrek Belediyespor karşısında alınan mağlubiyet sonrası, geçmişte olduğu gibi Hendekspor camiası üzerinde olumsuz bir hava oluştu. Olumsuz havanın oluşmasında sosyal medyanın çok büyük etkisi oldu.
Sosyal medyada oluşturulan kasvetli havanın üstünü örttüğü gerçeklere bakalım.
Kim ne derse desin, izlediğim maçta Hendekspor, saha içinde yaptığı mücadele ve oynadığı futbolla, mağlubiyeti hak etmedi. Maçın geneline baktığımızda Hendekspor, rakibinden daha iyi futbol oynadı. Şans Hendekspor'dan yana olsaydı, bugünkü karamsar havanın yerini, şampiyonluk havası alırdı.
Gelelim gerçeklere!...
Maç öncesi esame listesine baktığımızda; Hendekspor'un Devrekspor karşısında oynayan ilk 11'in yaş ortalaması; 26 iken, yedek kulübesinin yaş ortalaması; 20 olarak gözümüze çarptı.
Sağ bek oynayan Tunahan Erata; 19, sağ önde oynayan Miraç Ertuğrul Bingöl; 19, sol kanatta oynayan Ahmet Efe Güvenli; 20, santrfor bölgesindeki Arda Akgül; 21, orta saha bölgesinde oynayan Yunus Emre Alagöz; 24 ve defansta oynayan Mert Meriç Köstereli; 25 yaşında.
Hendekspor'un yedek kulübesinde bulunan 10 futbolcunun yaş ortalamasıda; 20 olarak dikkatimi çekti!
Hani her zaman eleştiri olarak, fazla para harcamadan, Hendekspor, genç oyunculardan kurulsun, diye söyleniyordu!
Bu yıl geçtiğimiz yılların beşte bir bütçesiyle genç bir takım kuruldu!
Az para harcanarak, genç bir takım kuruldu!
Devrek belediyespor maçında hakemler adil olsaydı, herkes düşük bütçeyle kurulangenç takımdan bahsederdi.
Cumartesi günü izlediğim Hendekspor, koşuyor, mücadele ediyor ve hakemin son düdüğüne kadar, mücadeleyi bırakmıyor!
90+ 3'te maç 2-0 oluyor, takım maçı bırakmıyor ve 90+4'te durumu 2-1 yapıyor. Hakemler maça eklenen sürede adil olsaydılar, Hendekspor bir kaç dakika içinde beraberliği yakalayabilirdi.
Hakemlerden bahsetmişken, faullerde takdir haklarını sürekli olarak Devrek Belediyespor'dan yana kullanan hakem triosu vardı.
Hakemler adil olsaydı, maçın 38. dakikasında Devrek Belediyespor'lu futbolcunun elle oynadığı pozisyonda net penaltıyı verirdi. Hendekspor soyunma odasına galip girebilirdi!!!
Futbolda şans faktörünün çok önemli bir etken olduğunu Devrek Belediyespor maçında görüm.
O gün şans Hendekspor'dan yana olsaydı, maçın 18. dakikasında Miraç'ın, 82. dakikada Yunus Emre Alagöz'ün şutları direkten dönmezdi!
Şans Hendekspor'dan yana olsaydı, maçın 68. dakikasında Yunus Emre Alagöz'ün sert şutunu kaleci parmaklarının ucuyla kornere çelmezdi!
Futbolda değişmeyen tek gerçek; galibiyeti herkes sahiplenir, mağlubiyeti ise kimse sahiplenmez.
Devrek Belediyespor mağlubiyetini bir kenara koyup, önümüzdeki maçlara bakalım...
Koşan, mücadele eden, uzatma dakikalarında bile maçı bırakmayan bu genç takıma sahip çıkalım!
Bu takım, oynadığı her hafta, futbolunu geliştirerek, yoluna devam eder. Bize düşen görev, bu genç takımı destekleyerek, Hendekspor'un yarınlarını kurtarmak olmalıdır...
Teknik ekibe gelince, onlarında biraz zamana ihtiyacı var!
Teknik ekip bu yenilgiden ders çıkararak, Sapancaspor maçına takımı iyi hazırlamalıdır!!!