Trendyol 1. Lig’in 32. haftasında "altı puanlık" kritik mücadelede Antalya temsilcisi Serikspor’a konuk olan Sakaryaspor sahadan 2-0 yenik ayrılarak ligde kalma umutlarını mucizelere bıraktı, mucizeler ise rakamlarda gizli..

Şöyle ki; 32 maçta 7 kez kazanan Sakaryaspor kalan 6 maçı kazanırsa bir şansı olur ancak böyle bir matematik yok çünkü bizde mucize yaratacak düzeyde takım yok..

Olsaydı bugün değil şimdiye kadar görülürdü!.

Maçın büyük bölümü dengede gitse de son dakikalarda gelen goller Sakaryaspor için yıkım oldu..

Kaybettiğimiz en önemli maçın ilk yarısında sessizlik hakimdi..

Karşılaşmanın ilk yarısı her iki takımın da kontrollü oyunu ve karşılıklı top kayıplarıyla geçerken kazanmak adına tüm ofansif gücüyle sahada olan Sakaryaspor, Emre Demir, Melih Bostan ve Poyraz Efe Yıldırım üçgeninde rakip kalede tehlike yaratmaya çalışsa da kaleci Veysel’i geçemedi.. Ev sahibi ekibin geliştirdiği ataklarda ise ofsayt bayrakları ve kaleci Szumski’nin müdahaleleri tabelanın değişmesine izin vermedi, takımlar soyunma odasına 0-0’lık eşitlikle girdi..

Mustafa Dalcı herşeyi yapmıştı, ikinci yarıya başlarken bizim ne yapacağımızdan ziyade rakip teknik heyetin ne yapacağına yoğunlaştığımdan 9 forma nolu Sadygov çıktı, Süper Lig’de mücadele eden İstanbulspor’dan bu yana heyecanla takip ettiğim Topalli girdi, kardeşlerimle izlerken dedim ki; “Serikspor teknik heyeti cin gibi, ölçtü, biçti, tartı ve baktı Sakaryaspor’da bir şey yok, kazanabileceğine kanaat getirdi” dedim, dediğim gibi oldu..

Jetnir Topalli bundan 3 sezon önce süper ligde İstanbulspor formasıyla 3 maçta 7 gol atmıştı, çok az kişi bilir!.

Dlayısıyla devre arasında dağılan Serikspor böyle bir değeri (Sakaryaspor’un transfer aklı Ruan, Tofana peşinde koşarken) devre arasında Bandırmaspor’dan kadrosuna katmıştı..

Tabii ki bugünler için!.

Diyelim ki kırılma noktası Topalli’nin oyuna girmesi değilde VAR ve Penaltı..

Maçın kaderi 84. dakikada değişti, Burak Bekaroğlu’nun ceza sahası içindeki müdahalesi sonrası yapılan VAR incelemesi neticesinde FİFA kokartlı hakem Mehmet Türkmen penaltıyı verdi, yıkıldık..

Tam bu nokta da empati yaptım, aynı pozisyon bize olsa bende penaltı isterdim, bu nedenle “hakkımız yendi” edebiyatı yapacak değilim, isteyen istediği gibi yorumlasın..

Serik’te 88. dakikada 2 sezon önce Sakaryaspor’da başarıyla (bana göre) forma giyen Nalepa sorumluluk almak istemedi, topun başına geçen Topalli, Serikspor’u 1-0 öne geçiren penaltıyı gole çevirdi, uzatmalarda nakavt olduk..

Yani; yediğimiz penaltı golünün ardından beraberlik için yüklenen Sakaryaspor, savunmasında boşluklar verdi, karşılaşmanın sonuna eklenen 7 dakikalık uzatmanın son anlarında sahneye çıkan Gökhan Altıparmak, maçın skorunu tayin eden golü attı; 2-0, elde var sıfır..

Bu sonuçla birlikte Sakaryaspor 32 puanda kalarak küme düşme hattının sıcaklığını ensesinde hissetmeye devam ederken Sakaryaspor maçına kadar esamesi bile okunmayan Serikspor ise puanını 35’e yükselterek nefes alırken biz nefessiz kaldık..

İşte bu nedenle; Lig’in bitimine kısa bir süre kala en yakın rakibine acemice teslim olan Sakaryaspor için ligde kalma senaryoları artık mucizelere endekslendi..

Olabilir elbet..

Ancak olmaması gereken transfer açıkken bu pozisyona düşmemekti..

Yoksa bizde biliyoruz, bir zamanlar Akhisar vardı, Bursaspor vardı, Eskişehirspor vardı, Yeni Malatyaspor vardı, Adana Demirspor vardı ama bunlar transfer tahtaları kapalıyken düştüler, transfer açıkken değil..

Dolayısıyla tabii ki bundan sonra önüme bakacağım ancak mazeret çekecek halim yok, kim ne anlatacaksa gitsin marko paşaya anlatsın..

///////

Çok üzdün be Mehmet Şen ağabeyim..

Soğanpazarı esnaflarından, Korcan Bakliyat’ın kurucusu, sohbetlerinden feyz aldığım, bilge insan, akıldaşım, manevi ağabeyim Mehmet Şen’e rahmet, kardeşlerim gibi sevdiğim oğulları Fatih, Agah ve Faruk Şen’e başsağlığı dileklerimi iletiyorum..

Mekanın cennet olsun ağabey..

SANTRA HARİCİ

Zaferi getiren kalabalık değildir,

Zaferi getiren cesaret ve akıldır