TÜİK beklenen enflasyon rakamlarını 3 Eylül Çarşamba sabahı açıkladı. Şaşırtmadı desek, yalan olmaz… Çünkü aynı günün öncesinde ENAG’ın yıllık enflasyonu %60’larda seyrederken, TÜİK’inki ise %30’larda… Yani, TÜİK hak yiyor ve milyonlarca emeklinin, işçinin ekmeğinden çalıyor.

Türkiye enflasyonda Avrupa’da birinci, dünyada ise 6. Sırada yer alıyor… Darmadağınık bir şekilde yaşamını süren Irak’taki enflasyon bile bizden daha düşük bir şekilde seyrediyor…

Onu bırakın, yıllardan beri savaşan iki ülke Ukrayna’da enflasyon yıllık %12, Rusya’da ise %7-8 civarında… Şimdi bu örnekler üzerinden, “Türkiye iyi yönetiliyor!” diyebilir miyiz?

Durum bu kadar açık ve net… Sokaktan seçmece 20 vatandaş alıp, bakanlık koltuğuna oturtsanız, ülke bu kadar kötü yönetilemezdi. Ancak necip Türk Milleti öylesine afyonlanmış ki, bu gidişin nereye doğru evrileceğini kestiremiyor!

HER ŞEY DİNİ KULLANARAK BAŞLADI!

AKP Hükümeti ve daha sonrasında Cumhur ittifakı olarak, söz verdikleri gibi Türkiye’yi bir türlü refah yoluna çıkaramadılar. Dün söylediklerinin ve söz verdiklerinin tam tersini yaptılar; kimse bir ses çıkarmadı…

Türk Milleti, kuru bir yaprak misali bir o yana bir bu yana savruldu.

Çünkü referansları “liyakat” üzerine değildi yönetenlerin; “Allah, Kitap, Muhammed” dediğinizde, nasıl olsa Türkiye’de akan sular duruyordu…

Din ile sömürdüler… İhaleleri, 5’li, 20’li çetelere verdiler… Öyle ki, “Bu milletin …..a koyarım” diye cümle kuran Cengiz Holding’in sahibi Mehmet Cengiz’in -o mübarek (!) adını- İlahiyat Fakültesi’ne verdiler…

Artık iş çığırından çıktı ve yara dikiş tutmuyor…

Çarşı pazara kimsenin sözü geçmiyor… Üreten değil, aracı firmalar kazanıyor. Halk canından bezmiş durumda… Enflasyon dizginlenemiyor!

ARTIK KANDIRACAK YALAN KALMADI!

Son 23 yıllık AKP iktidarında vermedik vaat kalmadı vatandaşa… Lakin bu vatların çoğunluğu havada asılı kaldı… Nasıl olsa insanlar koyun sürüsü gibi; eline bir ot demeti al ve peşinden sürükle!

Ancak, insanları din ile manevi değerler ile cak’larla, cuk’larla bir yere kadar aldatabilirsiniz… Zira bir Müslüman aynı yerinden 3 kere sokulmaz… Defalarca ısırıldığı halde yine efsunlanmış bir şekilde Cumhur İttifakı’nın peşine takılan vatandaşların çoğu artık sağlıklı düşünme yetisini kaybetmiş durumda. Onları “yeni bir tür” olarak yorumluyorum…

AKP’yi geride bırakan bir parti mi çıktı ortaya… Hemen yönetenlerine çeşitli kulplar takın, partiyi karıştırın, belediye başkanlarını hapse atın; olmadı partinize transfer edin, gerisi Allah kerim…

Cumhurbaşkanına güçlü bir rakip mi çıktı… Hemen o adaya olmadık suçlar ihdas edin, tutuklayın, çeşitli “gizli tanıklar” ve “yalancı şahitler” bulun, buluşturan ve o kişiyi hapislerde süründürün… Yetmedi, diplomasını iptal edin…

“Vay, sen misin Cumhurbaşkanının karşısına çıkacak olan? Biraz hapiste yat da, aklın başına gelsin…”

İşte, vatandaşa kalkınma, işsizlik, yaşam kalitesi, insan hakları, ileri tarım ve ileri demokrasi gibi birçok konuda söz veren hükümet erki, şimdi bu sözlerini unuttuğu gibi, kendine alternatif gördükleri her şeyi yerle bir ediyor…

Bunun adı adalet değil… Bunun adı demokrasi hiç değil…

Bu zorbalığın adını siz koyun… Ben ise, Ataol Behramoğlu’nun, tam da ülkemizin bu durumunu çok iyi özetleyen bir şiiri ile yazıyı bitireyim;

Kıran vurdu memleketi,
Zalimler hakan olmuştur.
Yedikleri yoksul eti;
İçtikleri kan olmuştur.

Kula kulluk etmeyenin,
Vicdanını satmayanın,
Haram lokma yutmayanın;
Mekânı zindan olmuştur.

Yalan dolan yazıp çizen,
Kudretliye övgü düzen,
Dün dinsizim diye gezen;
Bugün Müslüman olmuştur.

Emeksiz zengin olanın,
Kitapsız bilgin olanın,
Sermayesi din olanın;
Rehberi şeytan olmuştur.

Haramisi, soyguncusu,
Uğursuzu, vurguncusu,
Cellat ruhlusu, soysuzu;
Bakan, sadrazam olmuştur.

Korkan varsa konuşmaya,
Anlam yükleyip susmaya,
Gerek kalmadı korkmaya;
ÇÜNKÜ KORKULAN OLMUŞTUR...