ONHUN ANITLARI 8. Yüzyılda Moğolistan’ın merkezindeki Orhun Vadisi’nde inşa edildi. Bu anıtlarda yer alan Kül Tigin ve Bilge Kağan Yazıtları Harhorin kentindeki Orhun Yazıtları Müzesi’nde sergilenmektedir.
Türklerin Atası Bilge Kağan tam 13 asır önce şöyle sesleniyor:
“Tanrı buyurduğu için tahta oturdum... Tahta oturunca, aç, fakir milleti hep toplattım. Aç, çıplak milleti doyurdum, giydirdim... Fakir milleti zengin kıldım, az milleti çok kıldım...”
ASIRLAR ÖNCESİ ANLAYIŞ!
BİLGE Kağan’ın bu sözleri, Devletin varlık sebebinin “sosyal adalet” olduğunu tek bir cümle ie özetliyor. Bilge Kağan, Devletin gücünü “zengini daha zengin yaparak” değil, “açı doyurup, çıplağı giydirerek” ölçüyordu.
Aşağıdan yukarıya doğru refahın dağılımı esastı ta 8. Yüzyılda.
Aslında Devletlerin bir hafızası vardır ve bu hafızanın içinde; sosyal yaşam şartları, güvenlik, yani savunma anlayışı ya da güçlü bir Devlet, insanların refah içinde ve eşit bir şekilde yaşaması, kültür ve hars birikimini gelecek kuşaklara sağlıklı bir şekilde aktarması gibi birikimler.
Ve halkına mutlu ve adaletli bir düzen sağlayan Bilge Kağan, gelecek kuşaklara ulaşan şu efsane sözü de yazıtın sonuna ekler;
“Oğuz Beyleri, milleti iyi dinle! Üstte gök çökmedikçe, altta yer delinmedikçe, Türk Milleti, ilini (devletini), töreni kim bozabilir?”
ADALET, GÜÇLÜ’NÜN YANINDA!
BUGÜN ise manzara çok farklı... Gelir adaletinin bozulduğu, zenginin daha da zenginleştiği, fakirin daha da fakirleştiği bir sistemle karşı karşıyayız ne yazık ki. Gerçek sosyal devletin görevi, sistemin en altındakini yukarıya çekmektir...
Bırakın insanlar arasındaki yaşam seviyesi azaltmayı; bugün bazı işadamlarına, varlıklı ailelere ve iltimaslı kişilere “adalet mekanizması” işlemiyor.
Adalet ne yazık ki, parası, gücü ve statüsü olana göre işliyor zamanımızda. Oysaki mahkeme duvarlarında şu cümle, gözlere çarparcasına dikkat çekiyor;
“Adalet mülkün (Devletin) temelidir”
Şimdi sen, bu ülkeye yarım asırdır bela olan ve 50 bin kişinin katili eli kanlı terör örgütünü ve onun bebek katili sorumlusuna “özel statü” kazandırmak için “çerçeve yasa” denen sistemi dayat... Fakat ülke genelinde haklı ya da haksız bir şekilde çile dolduran yüz binlerce vatandaşı “kapsam dışı” bırak... Sormak lazım;
“Adalet bunun neresinde ve böyle iç barış sağlanır mı?”
GÜNÜMÜZE GELECEK OLURSAK
BAŞKENTTEKİ manzara malumunuz... Bir avuç gazinin ve maden işçisinin problemlerini çözemeyen veya çözüme kovuşturmak istemeyen siyasi iradeden enflasyon, gelir dağılımındaki adaletsizlik, emekliler gibi sorunları çözmesini beklemek ne kadar mümkündür?
Bu temel ve somut meselelerde çözüm iradesi gösterilemediğinde, daha büyük çaplı krizlerin çözümü konusunda toplumsal beklentinin karşılanması oldukça zorlaşmaktadır.
Muhsin Yazıcıoğlu, Adnan Menderes’in 3 oğlu, Adnan Kahveci, Jandarma Genel Komutanı Eşref Bitlis, Diyarbakır Emniyet Müdürü Gaffar Okkan, Antalya’da düşen uçaktaki ASELSAN’ın değerli bilim insanlarının ölümündeki sis perdesi, Uğur Mumcu, Abdi İpekçi, Bahriye Üçok, Metin Göktepe, Çetin Emeç ve yakın zamanda Gülistan Doku, Rojin Kabaiş gibi bir türlü çözülemeyen cinayetler...
LİDERLİK VE DEVLET YÖNETİMİ
MODERN devletlerde halkın liderlerden beklentisi temelde iki önemli noktada toplanır;
1-Ülkenin dışarıda güçlü ve güvenli durmasını sağlayacak etkili bir dış politika izlemesi.
2-İçeride adaleti, hukuku, şeffaflığı ve hesap verilebilirliği koruyan dürüst bir yönetim yapısı oluşturulması.
Şimdi siz, ülkemizde yaşanan “hukuksuzluğu, adaletsizliği, eşitsizliği, liyakatsizliği ve gemisini yürüten kaptan, atı alan Üsküdar’ı geçer zihniyetini, üzümünü ye, bağını sorma anlayışını ve bana dokunmayan yılan bin yaşasın sorumsuzluğunu bir tartın, ondan sonra da günümüzden tam 13 asır önce yaşamış olan Bilge Kağan’ın sözlerini bir hatırlayın. Ve asırlar sonra geldiğimiz noktayı bir kıyaslayın.
Aziz Türk Milleti, daha ne kadar derin uykuda kalacaksın?
Yazıyı Bilge Kağan’ın sözüyle noktalayalım;
“Türk Milleti, titre ve kendine dön!”
*****************
ANLAMLI SÖZ
“Ekmek herkese yetecekti aslında... Tarlaya karga dadandı, ambara fare, fırına hırsız... Memlekete harami...
NEYZEN TEVFİK