Kanla beslenen, insanlık onurunu ayaklar altına alan, coğrafyamızı paramparça etmeye çalışan ihanet şebekelerinin adı: PKK ve onun gölgesindeki KCK.

Bu toprakların ekmeğini yiyip suyunu içen, sonra da kendi halkına kurşun sıkan bir güruh; kendine devrimci diyen ama aslında uyuşturucu tacirlerinin, kiralık katillerin ve emperyalist maşaların maşası olan bir topluluk… Onların bir tek ideolojisi var: Ölüm. Bir tek siyaseti var: Kan. Bir tek amacı var: Bölmek.

PKK ve KCK; anaların gözyaşını, babaların yürek yangınını sermaye etmiş; çocukları dağa kaçırarak masumiyetin üzerine kurşun sıkmış; köyleri, şehirleri, kardeşlik bağlarını zehirlemiş bir örgüttür. Vatanı satmakla kalmamış, insanlığa da ihanet etmiştir. Çünkü evlatları, ailelerinden koparıp taş duvarların arasında köleleştirmiş, onları ölüme sürmüştür.

Onların “özgürlük” dediği şey; uyuşturucu baronlarına, silah tüccarlarına, dış güçlerin istihbarat masalarına köleliktir. “Kürt halkı” adına hareket ettiklerini iddia ederken en çok Kürt halkına zulmetmiş, köylerini basmış, evlerini yakmış, çocuklarını gasp etmiştir. Bu ihaneti, tarih bile kara bir lekeden öte anmayacaktır.

PKK ve KCK; bir örgüt değil, bir urdur. Bu ur, vatan bedeninin bağrına saplanmış ve her damla kanı emmeye çalışan asalaktır. Onların dili barut, kalemi kurşun, ekmeği uyuşturucu, dostluğu ihanettir.

Bu millete düşen, tek yürek olup bu kanlı düzeni tarihin çöplüğüne gömmektir. Çünkü ihanet, ne dağlarda barınabilir ne de şehirlerde kök salabilir. İhanetin kaderi; halkın iradesiyle, devletin gücüyle, adaletin kılıcıyla yok olmaktır.

Ve bilinmelidir ki; bu vatan, bin yıldır kanla, alın teriyle, dualarla yoğrulmuştur. PKK da, KCK da, hangi maskeyi takarlarsa taksınlar, bu milletin iradesini bozamayacak, bu toprakları bölemeyecek, kardeşliğin mayasını söndüremeyecektir.

Çünkü ihanete karşı adalet, ihanete karşı millet, ihanete karşı birlik vardır.

— Semih Aslanlar