Sevgili okurlar,
"Medya sektörü" ile ilgili önemli gelişmeleri, "Bizim Sakarya Gazetesi adına", sizlere duyurmaya çaba gösteriyoruz..
Takdir edersiniz ki, ulusal basında yer alan, "gazetecilik mesleği" ile ilgili gelişmelerin, "operasyonel soruşturmalara dönmesi, bu bağlamda gözaltılar ve tutuklamalar olması" düşündürücüdür!
Neden mi?
Nedeni, açık değil mi?
Cumhuriyet tarihi boyunca, "böyle bir yozlaşmaya", tanıklık edildi mi?
Yani, gelinen bu noktada, "olup bitenlere akıl, sır erdirmek" mümkün mü?
Kısacası, sadece, "sap ile saman değil, elmalar ile armutlar da" karıştırıldı?
"Pis kokular, yaşanılanlar", anlatılacak gibi değildir!
Kahvehane deyimi ile "kimin eli, kimin cebinde", belli değil?
Bu, nasıl iştir?
KİMİN ELİ, KİMİN CEBİNDE?
Özellikle, "gazeteci Yazar Fatih Altaylı'nın, Habertürk'ten ayrılması, Ciner Grubunun, bu sektörden çekilmesi, bir başka gruba televizyon birimlerinin devri sonrası yaşanan tüm gelişmeler, medya mahallesine projöktürlerin çevrilmesini" vesile kılıyor!
Sadace, bu kadar mı?
İşin, bir de siyasi boyutu var!
Özellikle, "Tele 1 TV'ye operasyon çekilmesi, Tele 1 TV'nin kurucusu, gazeteci, yazar Dr. Merdan Yanardağ'ın gözaltına alınması ve tutuklanması da, bu bağlamda kulak arkası edilecek", konu değildir!..
Peki, neler oluyor?
Neler ,olmuyor ki?
Bakınız, "CNN Türk TV'de Hande Fırat ile Zafer Şahin arasında yaşanılanlar, işin siyasi boyutuna", dikkatleri çekti?
Bir adım ötede ise, aynı kanalda program yapan Hürriyet Genel Yayın Yönetmeni Ahmet Hakan'ın söyledikleri, gerçekten yenilir yutulur gibi değil?..
EMPATİ YAPMA ZAMANI!
Yine, mahalleden bir başka çatlak ses ise, "TGRT TV'de program yapan Barış Yarkadaş, Fuat Uğur, Cem Küçük, Şamil Tayyar cephnesinden gündeme" taşındı..
"Gazetecilerin, siyasi parti temsilciliklerine soyunması, tarafı oldukları siyasi cenahı, ne pahasına olursa, olsun savunmaları, bu yönde geri adım atmamaları gazetecilik etiği" ile bağdaşıyor mu?
Ya, "işbirlikler, al-verler içinde olanlar, uyuşturucu pisliğine bulaşanlar, kadın, rüşvet, para girdabına düşenlere", ne dersiniz?
Daha önce yazdığım gibi, "üç, dört gruba ayrılan gazetecilerimizin, bu içine düştüğü durumu irdelemenin zamanı" gelmedi mi?
Meslek adına," artık empati yapma mecburiyeti", hasıl olmadı mı?
Umarım, "bu operasyonlar, medya mahallesinde de, toptan bir temizliğe", vesile olur!
Bu gelinen noktada,"siyasete yapılan çağrı, partinizi milletvekillerinizi, üyeleriniz, temsilcileriniz savunsun" açıklamaları, "itiraf değil de" nedir?
Bütün bunlar, "sadece medya mahallesinin" sorunları mıdır ki?
KİFAYETSİZ MUHTERİSLER?
"Bir eli yağda, bir eli balda olan kifayetsiz muhterislerin itibar gördüğü, bu yeni Türkiye'deki pespayeliğe neşter vurulması", gelecek adına umut vericidir..
" Siyasiler kendi partilerini savunsun" çıkışları bu bağlamda, gelinen noktayı özetlemiyor mu?
Sahi, "iktidar partileri, neden partilerini," savunmuyorlar ki?
Bir yasak mı, söz konusu?
"Gazetecilik mesleği içinde olanlara, bu görevi, kim, kimler nasıl ve hangi menfaatler karşılığı" verdi?
Yoksa, bu işi meslektaşlarımız kendileri mi üstlendiler?
Neden, ne diye?
Bilen var mı?
"Bu mahallenin müdavimleri, duayenleri, kendi kendilerini mi, siyasi rekabette, yolda görevli" adettiler?
Yani onlarda mı, "soğan ekmek yeriz, liderimizi yedirmeyiz" anlayışında mı direttiler?
Bu, ne-menem, gazetecilik anlayışıdır?
Dünyada eşi, benzeri varmıdır?
Ülkenin baştan, başa, "bir çürümüşlük, kokuşmuşluk, yolsuzluk, yoksulluk, yasaklar, liyakatsizlik, hadsizlik ve belirsizliklere dönüşmesi", kimin, kimlerin işine yaramaktadır?
YERELDEKİ SORUNLAR?
Ulusal basında ki, "bu kırılmalar, itiraflar, el koymalar, al-verler devam ederken, yerelde de basın adına, bazı arayışların olması" fevkalade önemlidir..
Bu bakımdan, Sakarya Üniversitesi İletişim Fakültesi bünyesinde gerçekleştirilen, "danışma kurulu toplantısında akademisyenler ile sektör temsilcilerinin buluşması" takdire şayandır.
Kaldı ki, Dekan Vekili Prof. Dr. Özer Köseoğlu’nun üniversite ve fakülte faaliyetleri hakkında bilgilendirmelerde bulunmasından sonra, söz alan Basın İlan Kurumu Genel Müdürü Abdülkadir Çay'ın da, bu toplantıda olması bir şanstır.
KİMLER KATILDI?
Kaldı ki, "toplantıya Dekan Yardımcıları Prof. Dr. Nesrin Akıncı Çötok, Doç. Dr. Mustafa Öztunç, bölüm başkanları ve sektörün önemli temsilcileri ile Sakarya Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Sezai Matur, Sakarya Gazeteciler Birliği Başkanı Müjdat Çetin, Basın İlan Kurumu Sakarya Bölge Müdürü İbrahim Çorbacı, RATED Başkanı Remzi Adıyaman, Anadolu Ajansı Sakarya Bölge Müdürü Enes Duran, İhlas Haber Ajansı Sakarya Bölge Müdürü Refik Fidan’ın yanı sıra, çok sayıda kamu ve özel sektör temsilcisinin katıldığı, iş birliğinin sadece eğitimle sınırlı kalmaması, Ar-Ge ve prodüksiyon alanlarında da, ortak kampanyalar yürütülmesi konusunda mutabık kalınması", sektör adına, güzel bir gelişmedir.
Ayrıca, fakülte bünyesinde düzenlenecek olan “Kariyer Günleri” ve “Portfolyo İnceleme Etkinlikleri” ile öğrencilerin henüz mezun olmadan, "sektörle bağ kurması için gerekli çalışmaların ve iş birliklerinin yapılmasının kararlaştırılması, sektörün geleceğine", önemli katkı yapacaktır..
BASINA DESTEK ŞART!
Öte yandan, "sosyal sorumluluk projeleri, şehir ve toplum yararına yürütülecek bilinçlendirme kampanyalarının yanı sıra, günümüzün en büyük sorunlarından biri olan dezenformasyonla mücadele ve meslek etiği konularında akademik ve sektörel ortaklıkların kurulması, yapılacak iş birliği ile öğrencilerin teorik bilgilerini, sektörün pratik beklentileriyle harmanlayarak, istihdam edilebilirlik sektöre nefes aldıracak girişimler" olacaktır..
Burada, maliyetlerin hesaplanması, "basın sektörünün sorunlarının da, iyi tespit edilerek, basına gerekli destek ve imkanların sağlanması kadar, vergi yükünün hafifledilmesi, basında yeni bir soluklanmaya hizmet" edecektir..
Yazıma son verirken, "üzerine vazife olmayanların halleri", gerçekten ibretlik!
Bu olumlu gelişmeleri ve yansımaları yazmaya, irdelemeye devam edeceğiz..
Eee, bizim mahallenin de ışıkları, hep yanık!
Yusuf Cinal yazıyor, 29 Aralık 2025
Üzerine vazife olmayanların halleri?
Yusuf Cinal
Bu içeriğe tepkiniz
Yorumlar
Park54 uygulamasına son verirsin mi?
Ankete Katıl