Sakarya’da her yıl olay var. Az çok demeden futbol topunun gezdiği yerlerden iyi haberlerin yanı sıra kötülerine de rastlamak sanki programlaşmış gibi karşımıza dikiliyor. Bazen bu yönetici, bazen seyreden, bazen futbolcu grupları ve bazen veliler bu futboldaki çirkin resimlerin odağında oluyorlar. Hakemlerinde darp edilmesiyle karakola taşınan Amatör futbolun içinde Merkez takımlarının daha fazla horlandığını görüyoruz. Bazen onlarda zıvanadan çıksalar da, çoğunluk ilçelerde, çoğunluk köy sahalarında karşımıza çıkıyor. Buradaki istisnaları kastetmiyorum. Genelleme yapıyorum. Bu bakış acısı eşliğinde Merkez takımları merkez sahalarda ayrı gruplarda buluşmasına bende buradan katkı veririm. İl tertip kurulu Merkez takımların bu isteklerine kulak tıkamak zorunda değil. Herkesi kendi evinde çarpıştırın olsun bitsin. Uygulama sakat doğarsa gerekçelerini anlatıp bunu futbol vizyonundan kaldırabilirsiniz. Bakın bu konuda U 19’larda ve diğer yaş gruplarında kazaları nasıl ayırıyorsanız, merkezin bu isteğini de şimdiden programa alabilirsiniz. Futbolumuzun alt yapısının, üst yapısının kahrını çeken, bu konuda futbolun gelişimine daha önemli katkılar veren merkez takımlar, bize göre çok şey istemiyorlar. Nasıl olur, nasıl yapılır, bu konuda bu önerinin içinin doldurulmasını iş bilir İl Temsilcisi Ali Arslan’a bırakıyoruz.
Büyük Kahvaltı
Bayram değil seyran değil. Büyükşehir tüm amatör takımları kapsayan bir kahvaltı düzenlemiş. Bu işte ASKF de çağrı mekanizması görevini yapıyor. Bu yemek için, Büyükşehir Başkanının hamlelerine, Play-off’larda başarılı olunması halinde Sakaryasporlu oyunculara prim vaatlerine yorum yapmıyorum. Hem de üstüne üstlük futbolculara play-off’tan TFF 2.Ligi getirin pirimin miktarını siz yazın demiş. Ne bonkör Başkanımız varmışta biz bilmiyormuşuz. Bu işi daha fazla kurcalayarak neden oyunbozanlık yapayım ki. Tam seçim arifesinde herkese mavi boncuk dağıtılırken ben ortaya çıkıp kahramanlık falan yapamam. Afiyet olsun der bakarım keyfime.
Hey gidi Günay Baba
Bana göre hatasıyla sevabıyla güzel bir dostu kaybettim. Günay Baba ile çok sıkı bir dostluğum vardı. Hanımını kaybettikten sonra yıkıldı. Birde Komiserler camiasında kaderin zorladığı yanlışla yıkılan Günay Altun’un kalbi bu sürece fazla dayanamamış olacak ki fani dünyadan, ebedi hayata yol aldı. Necmi Kök ve Günay Baba’nın vefatlarını öğrenmek iç çekmek bana gurbette nasip oldu. Geçen yılda ASKF Başkanı Hüseyin Kamanın vefat haberini yine bu tarihlere yakın bir süreçte Liechteinsteinde duymuştum. Dostlar birer birer gidiyor. Günay Babaya ve daha evvel yaşama veda eden Necmi Köke Allahtan rahmet diliyorum. Günay Baba’ya Komiserler son görevini yaparken haklarını helal edeceklerine inanıyorum. Bende Günay Altuna yaşadıklarım için olası var olan haklarımı helal ediyorum.