Kentsel dönüşüm bir kentin dokusun bozan sorunların giderilmesidir. Kentsel yenileme projelerinde “kent içinde kaçak yapılaşma alanları ile ekonomik ömrünü doldurmuş bulunan çöküntü alanlarının gerekli tüm kentsel ve sosyal donatı hizmetleri getirilerek olası tüm doğal afet riskleri de bertaraf edilecek şekilde yeniden fenni ve sıhhi standartlara haiz bir şekilde yapılandırılması” amaçlanmaktadır.  Kentsel dönüşüm sürecinde ortaya çıkacak ihtiyaçlar şunlar olabilir; yeni konut yapılması, doğal afet riski olan bölgelerdeki veya yapısı itibariyle riskli olan binaların yeniden inşası, zayıf yapılı binaların (gecekondu) yapımının engellenmesi, şehrin modern ve medeni ihtiyaçları karşılayacak hale getirilmesi (kongre ve finans merkezleri, park ve eğlence alanları inşası).
Kentsel dönüşüm ilk etapta sıcak bir kavram olarak karşımıza çıksa da  uygulanma süreci ve etki alanları bakımından bir çok hak ve özgürlüğü de etkiler potansiyele sahiptir.Kentsel dönüşüm de dönüşümün kavramsal boyutunun önemi büyüktür. Dönüşüm, doğal süreçler içerisinde, zorlama olmadan, kendi dinamikleri içerisinde mevcut durumdan bir başka duruma geçişi ifade eder.Dönüşüm zorlama tedbirleri uygulanmadan iyi bir değişimin ifadesi olmalıdır.Kamu gücü ile değiştirilen alanlarda kişilerin en başta mülkiyet hakkı,yerleşme hakkı, konut hakkı olmak üzere tüm hakları korunmalıdır.
Tehlike arz eden  özellikle ilimizde başta olmak üzere deprem riski taşıyan yapıların ortadan kaldırılması can ve mal güvenliği sağlamaya yönelik bir tedbir gibi gözükse de, yıkılacak bina ya da alanda yerleşik bulunan kişilerin mağdur olması riskini de beraberinde getirecektir.Bu nedenle  16.5.2012 tarih ve 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanunun amaç başlığını taşıyan 1. maddesinde yer alan düzenlemeye bakıldığında, bir bölgenin afet riski altında bulunması ya da tek bir yapının riskli olması durumunda dönüştürülme sürecinin devreye gireceği görülmektedir.
6306 sayılı Kanun, afet riskinin önlenebilmesi için Çevre ve Şehircilik Bakanlığını, Toplu Konut İdaresini, büyükşehirlerde Büyükşehir belediyelerini, büyükşehirler dışında belediyeleri ve il özel idarelerini; afet riski altındaki alanların ve riskli yapıların taşımakta oldukları tehlikelerin giderilmesinde ve bu alan ya da yapıda yaşamakta olan kişilerin mağduriyeti azaltılarak ya da önlenerek dönüştürmenin gerçekleştirilmesinde yetkilendirmiştir.
Afet riskinin önlenebilmesi için alınması gereken tedbirler konusunda 6306 sayılı Kanunda düzenlenmiş bulunan tedbirler, başta mülkiyet hakkı olmak üzere, muhatapların hukuki durumları üzerinde kalıcı tesirlere sahiptir. Afet riski altındaki alanların ya da riskli yapıların dönüştürülmesi sürecinde maliklerin rızası dışında uygulama yapılabilecek olması, iyi niyetle ve can ve mal güvenliği açısından ciddi riskler taşıyan bir konuda ortaya konulacak uygulamalar olduğu unutulmamalıdır. Fakat bu yasanın üçte iki çoğunluğa katılmayıp da muhitinde yaşamaya devam etmek isteyen kişilerin korunmasına yönelik bir çözüm barındırmadığı da açıktır.