Kaldırım sokak ve caddelerin iki yanında, yayaların yürümesi için yapılan, hafif yüksekçe yol, yaya yolu.
Gerçekte ise böylemi. Ne Bulvarda, ne Karaaçdibinde, ne Bankalar Caddesi’nde ne de şehrimizin diğer caddelerinde yayalar için tahsis edilmiş taşlarla süslenmiş bu yollar adeta yayalar kullanmasın diye eşya ve malzemelerle işgal edilmiş. Bir simitçi koyduğu masa ve sandalyelerle kaldırımı işgal ederken diğer tarafta bir tahtakale esnafı koyduğu malzemelerle yaya kaldırımını engelli parkuruna çevirmiş. Adeta yola inmeden kaldırımdan geçmeye çalıştığınızda bir ceylan zerafetiyle sıçramanız ve bir kedi asaletiyle dengenizi bulup yolunuza devam etmeniz gerekiyor.
İnşaat denetimi yapan bir firma; denetlemesini yaptığı alanlardan getirdiği beton numunelerini kaldırıma yığarak hem çevre kirliğine neden olmakta hem de ağır malzemeleri yükleme ve boşaltması yapıldığı esnada şehirde yaşayan hepimizden kesilen vergilerle yapılan bu kaldırıma zarar da vermeleri cabası. Bunlar gibi onlarca örnek her gün karşımızda ve bizi, ailemizi, çocuklarımızı tehlikelerle karşı karşıya getirmekte.
Şimdi şehrin her noktasında işyeri açanlarda yanlış bir yargı oluştu. Esnaf arkadaşlarımız da ister istemez bu yargıya göre hareket etmekte. İşyerlerinin önündeki tüm kaldırımları sahiplenme duygusu. Tabi ki bu alanları temizlik açısından sahiplenmek ve kendisini sorumlu hissetmek atalarımızdan öğrendiğimizdir. İşyerlerinin önünün temiz ve bakımlı olması bizim de destek verdiğimiz bir düşüncedir. Oysa ki kaldırımların mülkiyeti cumhurundur, kimse sahiplenemez. Sahiplenmek, yayaların geçişini engellemek ise işgal anlamına gelir. Bu işgalin de kanunlar nazarında bir yaptırımı, cezası vardır. 
Şehirlerde asayiş olaylarında emniyet güçleri müdahil olur ve kanunların uygulanmasını kolluk kuvvetleriyle sağlarlar.
Şehrin nizamı, yaşamın idamesi ve ticaretin devamı için yaşayanların uyması gereken kuralları denetleyen ve gerekli yaptırımları uygulamak için Belediyeler bünyesinde Zabıta teşkilatları kurulmuştur. 
Şehrimizde de başta büyükşehir ve diğer belediyelerde bu teşkil için görevlendirilmiş adına Zabıta dediğimiz personeller görevlendirilmiştir. 
Fakat her nedense arkadaşlarımızın dönem dönem haberlerini yaptığı bu personelleri bu işgallere müdahele ederken hiç göremiyoruz. Eğer müdahale ediliyorsa da bu işgaller neden engellenemiyor bu konuda şehirde yaşayan her vatandaş gibi açıklama bekliyoruz. 
Zabıta personellerini bu soğuk kış günlerinde sıcak ofislerinde kalorifer başındaki çay sohbetlerinde değil de sokaklarda, caddelerde yanlışlıklara ve hatalara müdahale ederken görmek istiyoruz. Sahipsiz bir şehir algısını bu şehrin sakinlerinin kafasından atılması için gereğini yapacak atılımlar bekliyoruz. 
Halkın aksayan hizmetler karşısında tepki olarak söylediği ve belediyeler bünyesinde çalışan her personelin kızdığı bir cümle vardır.  “halka hizmet etmek için halkın vergisiyle aldığınız maaşların hakkını verin” Bu cümleyi lütfen insanlara söyletmeyin.