
Fotoğrafı görüyorsunuz. Bu fotoğraf, 17-25 Aralık malumu sonrasında Zafer Çağlayan, Egemen Bağış ve söz konusu olaya adı karışan diğer bakanların aklandığı meclis oylamasının yapıldığı gün çekildi. O günlerde bir tek AKP’li bile Zafer Çağlayan ve Egemen Bağış’ın reza zerap denen şahıstan rüşvet aldığına inanmıyordu. Hatta bunu, dış güçlerin bir oyunu olarak görüyordu.
**
Hemen hemen tamamı bu olayı uluslar arsı güçlerin bir oyunu olarak görüyor, asıl hedefin AKP hükümetinin yıkılmasına kast etmek olarak görüyordu. Mecliste o gün yapılan aklama oylamasında milletvekilleri de olayı böyle görmek istediği için Çağlayan gibi, Bağış gibi zamanın bakanları beyaz oylarla aklanmıştı. Mesele uykuya teslim edildi.
**
Üzerinden birkaç yıl geçti. Derken bu zerap denen şahıs Amerika’da yakalandı. İçeri atıldı. Sonra itirafçı oldu. Derken, kimlere ne kadar rüşvet verdiğini tıkır tıkır anlatmaya başlayınca…
**
Bizim AKP’lilerin kafasında birden bire şimşekler çakmaya başladı. İki gündür gazeteye doğru yürürken fikir değiştirip, bazı AKP’li dostların işyerlerine uğradım. reza zerap ve adını zikrederek, ‘rüşvet verdim’ dediği eski bakanlar üzerine birkaç satır sohbet ettik. Bu AKP’li dostlarım, 17-25 Aralık olaylarının hemen ertesinde,
**
‘..Hadi canım sende.. Olur mu öyle şey?.. Bunlar hep dış güçlerin tuzakları.. Zafer Çağlayan’ın, Egemen Bağış’ın paraya mı ihtiyacı var? Kesinlikle inanmıyorum.. Bunların hepsi tezgah!..’ diye yorumlarda bulunuyordu. Bu AKP’li dostlar bugün ne diyor biliyor musunuz? Yazayım da okuyun..
**
‘..Vay şerefsizler.. Hırsız adam her yerde hırsızdır.. Hepimizi kandırmışlar.. Meclisi bile kandırdılar ki, milletvekilleri onları akladı.. Genel başkanımız bile onlar kefil olmuştu.. Bence, bunların hepsi tutuklanmalı ve tüm mal varlıkların da el konulmalı.. Yazıklar olsun, başka söz bulamıyorum..’
**
Kafalara şimdi dank etti! Şahıs, ‘evet verdim’ deyince ikna oldular. E, şimdi ne olacak? Dünün, ‘hayırsever’ adamı şimdi ajan oldu! Bu sıkıntıyı kim nasıl çözecek merak ediyorum. Hepsinden önemlisi, partililerine bu şahsı dün, ‘cici, hayırsever, dürüst işadamı’ gibi gösterenler acaba bugün ne söyleyecek? Veya söyleyebilecekler mi?!
**
Bir yazar diyor ki; ‘Bir ülkede iktidarın seçimlerle belirleniyor olması, o ülkeyi demokratik bir ülke yapmaz… Yine bir ülkede yazılı hukukun var olması, o ülkenin hukuk devletinin olduğu anlamına da gelmez…’ Ne demek istemiş acaba?..