Profesyonel futbol milli takvim nedeniyle tatildeydi, Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu (PFDK) tam mesai yaptı, bahis muhabbeti..

Hakemlerden sonra bahis oynayan futbolcular açıklandığında (1024) neticeye bir baktık, dağ fare doğurdu..

Süper ligde top koşturan en baba futbolcular genellikle 45 gün hak mahrumiyeti cezası alırken en garibanları aynı genellikle ve gerekçeyle 12’şer ay men aldı, ben şok, Türkiye şok..

“Bereket versin” gibi bir ceza oldu..

Aynı Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu (PFDK) Sakaryaspor’un Serik maçını masaya yatırdı, yok artık!.

TFF’nin resmi sitesinde yayımlanan PFDK sevklerine göre; Sakaryaspor “çirkin ve kötü tezahüratı” nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 53. maddesi uyarınca ve “saha olayları” nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 52. maddesi uyarınca PFDK’ya sevk edildi..

Bitmedi!.

Sakaryaspor ayrıca karşılaşma öncesi “talimatlara aykırı hareketi” nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 46. maddesi ve Sportif Ekipman Talimatı’nın 22. maddesi uyarınca PFDK'ya sevk edildi..

Eminim 22’yi çoğunuz ilk defa duydu..

Sakaryaspor’un Sportif Ekipman Talimatı’nın 22 maddesi uyarınca PFDK’ya sevk edilmesinin nedeni karşılaşma öncesi, yönetmeliğin belirlediği sınırın dışında hareket ederek futbolcu ve hakem sayısının toplamından fazla çocuk ile seronomiye çıkılması..

Ne olacak şimdi?

REFAKATÇI ÇOCUKLAR – MADDE 22 NE DİYOR?

“(1) Ev sahibi kulüpler diledikleri takdirde, TFF’nin izni çerçevesinde müsabaka öncesi seremonilerde futbolculara refakat etmek üzere, 6 – 12 yaş arasındaki çocukları refakatçi çocuk olarak belirleyebilirler. Refakatçi çocuk sayısı seremoniye katılan hakem ve futbolcu sayısından fazla veya az olamaz. Bu maddenin ihlali halinde, ilk ihlalde 500.000 TL para cezası, ikinci ihlalde 1.000.000 TL para cezası, üçüncü ve devam eden ihlallerde 5.000.000 TL para cezası verilir”

Kim biliyor?

Bursa’da oynanan milli maçta ki bu fotoğraf bu maddenin dışında mı mesela?

Büyük takımlar dışında mı?

Bir de 22’den ceza yersek var ya.. “Bir bu maddeden ceza yememiştik” diyeceğiz..

Büyük maçlarda ki şu fotoğraflara ne demeli?..

Bulgaristan’ı 2-0 yendik, play-off’a kaldık.. İlk maçta İspanya’ya 6-0 yenilmiştik, grubu lider bitirmemiz için bu akşam Sevilla’da İspanya’yı 7 farklı yenmemiz gerekiyor..

Derken; bu akşam Sevilla’da İspanya’ya 7 fark atamazsak play-off oynayacağız..

Ne olacak?

Play-Off oynayacağız..

İspanya’ya 7 atacak halimiz yok ya..

Atmak serbes, başka konu!.

Cumartesi günü Serdivan’da oynanan Kazımpaşa Birlikspor-Kocaalispor maçına gittim, ışıklı skorboard çalışmıyor..

Pazar akşamı Serdivan As Akyazıspor maçına gittim, yine çalışmıyor..

“Ekrem Karaberberoğlu Altyapı Tesisleri’nde UEFA standartları” sadece yenilenen zemin için mi dile getirilmişti, haberler yaptık..

Ne dediler onu yazdık!.

Görmek başka bir şey..

Bu arada Sakaryalı sultanlar Afyon’a ilk seti verince Ekrem Karaberberoğlu Altyapı Tesisleri’nde oynanan Kazımpaşa Birlikspor-Kocaalispor maçını bıraktım, sürdüm arabayı Metehan Başar Spor Salonu’na..

Hani şu Serdivan’da 10-15 yıl önce inşa edilen 5 bin seyirci kapasiteli spor salonuna..

Voleybol maçı var, Afyon’dan Belediye Başkanı Burcu Köksal ve ekibi gelmiş, voleybol yönetimi, taraftarı, aileler.. Sakarya’dan CHP milletvekili Ayça Taşkent gelmiş, protokol tribünü kapısı yine kapalı..

Kapı çok ama Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü’nden görevli 5 kadar olunca 5 bin seyirci kapasiteli spor salonuna tek kapıdan giriş vardı, girdik..

Dön dolaş şeref tribününe geldik..

Nazım Men kardeşim koca salonu tek başına çevirmeye çalışınca vip salon kapalı, mescid kapalı, WC’ler kantin altında kaldı..

Kantin, vip salondan uzakta..

Neyse.. Namazı kazaya bıraktık, taraftarlara ayrılan WC’de çeşme var, lavabo yok, kırılmış..

Dolayısıyla büyük büyük tesisler ama içinde insan yok, denetleyen yok, bakan yok..

Neremiz doğru ki?

Haberci Ece Üner demişti; “Gıda bozuk, esnaf bozuk, sağlık sistemi bozuk.. Memlekette tek düzgün çalışan şey galiba öldükten sonra verilen cenaze hizmetleri..”

A’dan Z’ye Türkiye’yi böyle özetlemişti..

Bu yazıda burada bitti..

SANTRA HARİCİ
Kazanda ne varsa

Kepçeye o gelir