10’lu yaşlarda “Bodrum” dendiğinde evin bodrumunu bilirdik, “Çeşme” dendiğinde su içtiğimiz kurnayı..
Karasu uzaktı, yaz tatillerinde çalışmaktan fırsat bulursak yüzmeye Sapanca’ya giderdik..
1974 yazında Salko Camii sokağında bulunan Fatmahanım İlkokulu’ndan mezun olduktan sonra yaz tatilinde gazete dağıtıcılığına başlamıştım.. Eğitim dönemimin devamında aynı sokakta Ali Dilmen Lisesi’nin orta öğretim bölümünde öğrenciyken hem gazete dağıtıcısı hem de mürettiptim..
İsmail Öz, Kenan Çobanoğlu, Abdülkadir Hacıoğlu, İbrahim Öz, Metin Kesim, Feridun Coşkun, Mustafa Taşkın, Burhan Güven, İbrahim Damar, Tahsin Menek, İlker Mentaş, Hakkı Kaplan, Celadin Konyalı, İbrahim Duran, Hasan Kılıç, Erkal Gedikli, Ferruh Bulut, Elif Boyinik, Avni Karpuzcuoğlu, Osman Albayrak, Şeref Demirci, Ziya Üstüngüler, Sedat Kobaş ve kardeşlerim Şahin Dereli, İdris Dereli uzun yıllar beraber çalıştığım mesai arkadaşlarım..
Mürettipliği şimdiki editörlük gibi düşünün.. Ustaların kağıda yazdığı harfleri kumpasa dizme sanatı sanki..
Zeki Aydıntepe zaman zaman yazıyordu.. Rahmetli Abdullah Çelik gerektikçe, Niyazi Güdüloğlu laf salatası, Hüseyin Komite yarı şaka, yarı ciddi..
Bir başka ustam Hakkı Kaplan hep neşeliydi..
İmrenirdim.. Bir adamın yüzü hep güler mi?
Asık suratlı hiç görmedim.. 70’li yılların ortalarında Almanya’ya gitti, bir daha hiç görmedim..
O yıllarda öğrencilik, gazete dağıtıcılığı ve mürettiplik dışında benim baskı makinesindeki kağıdı almaya boyum yetmediğinden 1. Endüstri Meslek Lisesi öğrencisi İbrahim Damar haftasonunda kırmızı başlık basıyordu, esas baskıcımız Tahsin Menek’ti..
1.1.1981’de gazeteciliğe resmen start verdiğim Yeni Sakarya’da 70’li yıllarda staj yaptığımı düşünün.. Sanırım 1977 yılıydı, gazete arşivine bakmak lazım çünkü 50 yıl olmuş..
Rahmetli ustam Hüseyin Komite beni Sakaryaspor’un kupa maçına götürdü.. Erzincan’da ilk maçı 3-0 kaybetmişiz, rövanşı izleyeceğiz..
Normal süre 3-0 bitti, uzatmalarda yediğimiz golle skor 3-1’e geldi, elendik..
Şimdi ki gibi değil o zaman, elendiğimizde şehir yastaydı..
Şimdi herkes kendi dünyasında, acı ve tatlı olaylar iç içe yaşanıyor..
Sakaryaspor’un bay olduğu 9. Hafta oğlum Yasin Umre’den döndü, birkaç ay önce de torunum Ali Yamaç sünnet olmuştu, tatlı gelişmeler..
Üzücü haberler de yaşıyoruz elbet..
Eray haberci arkadaşımızdı, Geyve muhabiri..
Begüm bir esnaf ağabeyimizin kızıydı, Uzunçarşı’dan..
5 Temmuz'da dünyevine giren genç çift, tatil için gittikleri Kapadokya’da çöken peri bacasının altında acı olayı yaşadı..
Eray Tuna’nın, 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi'nde henüz küçük bir çocukken Adapazarı'nda enkaz altından sağ çıkarıldığı öğrenildi.. Yıllar önce büyük felaketten kurtulan Eray Nevşehir'deki faciada eşiyle birlikte hayata veda etti..
Cenazede konuşan Begüm Tuna’nın babası, Uzunçarşı esnaflarından Abdüsselam Çetinkaya; "Gittiklerini gece öğrendim. Otele gittiklerinde eşyalarını bile değiştirmeden, dinlenmeden peribacalarını görmeye gitmişler. Allah çağırınca böyle oluyor.." dedi, yüreğimizi dağladı..
29 Ekim 2026 tarihinde göreme Açık Hava Müzesi yakınlarında meydana gelen olayda 3 kişi hayatını kaybetmiş, 5 kişi yaralanmıştı..
En acı 29 Ekim (Cumhuriyet Bayramı) bu olmalı ancak yaşam acısıyla tatlısıyla böyle bir şey, sporda öyle..
Nesine 2. Lig Kırmızı Grup’ta 8. Hafta Sakarya’da Sakaryaspor’u 3-1 yenen Erzincanspor 9. Hafta evinde 52 Orduspor’a tek golle boğun eğdi, ligde namağlup kalmadı, Sakaryaspor bay..
Kolay değil, geçen hafta Sakaryaspor’un elinden namağlup ünvanı kaydı, kupada 3. Lig takımı Bursa Yıldırımspor’a elendik, şimdi de liderlik gitti, sıra kimde?
Bu hafta yeni lider Ordu’ya gideceğiz, gözler Sakaryaspor teknik patronu Ümit Bozkurt’ta..
İşte böyle..
Bak Fenerbahçe’ye.. Aynı Sakaryaspor..
20 yıl kadar önce Beşiktaş Liverpool’dan 8 gol yemeden önce Göztepe’ye 2-1 yenilmişti..
31 Ekim’de Kadıköy’de Göztepe’ye 2-1 yenilen Fenerbahçe Çarşamba akşamı Liverpool’a konuk olacak, ne olur?
Gaziantep FK’nın kalecisi Ataberk Dadakdeniz.. Geçen sene Sakaryaspor’da üçüncü kaleciydi, gördünüz Muhammed Salah’ın kaleciyle karşı karşıya vuruşunu, nasıl çıkardı?.
Hayat işte, öyle hızlı akıyor ki ne maç bitiyor, ne sevda..
SANTRA HARİCİ
Yine beraber gülüyoruz
Geçip giden zamana