Sevgili okurlar,
Türkiye’de AK Parti iktidarı, gele, gele bir çıkmaz sokağa kadar geldi..
AK Parti’yi iktidara, üzülerek söyleyelim ki, “o yılların mevcut iktidarının uyumsuzluğu, sorumsuzluğu kadar, yolsuzlukların ayyuka çıkması” oluşturuyordu!..
İşte böyle bir ortamda,” yazar kasaların” fırlatıldığı bir dönemde, iktidar ortaklarından MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin,” o hassa tuğlayı çekmesi ve açıklaması” ile Türkiye seçime gitti ve Türkiye, ”Milli Görüş” altyapılı, biraz liberal ve biraz da dini grup ve cemaatlerin desteği ile iktidara geldi..
AK Parti, o yıllar insanımızı okşayıcı açıklamalar,” hak, hukuk, emek, eşitlik, adil düzen” vurguları ile “Milli Görüş” gömleğini çıkardığını söyleyip, Avrupa Birliği(AB) uyum yasalarına sarılarak, AB’ye, yani Avrupa’ya şirin görünerek, yoluna devam etti..
ALNI SECDE GÖRENLER?
Bütün bunların yanı sıra bir başka söylem ise kulağa hoş geliyordu:
Bir kesime göre,“bunlar abdestli, alnı secde görenler” idi!
“Cuma namazına giden, Kur’an okuyan, cenaze ve dini bayramlarda öne çıkan bu siyasi anlayışı”, maalesef içlerine aldıkları “ Fetullah Gülen”(FETÖ) cemaatinin, bürokratları raydan çıkardı!
“Sen, ben kavgası” başladı..
Bu kavgada, hakim unsur, ülkenin zenginliklerinin paylaşımında düğümleniyordu..
Fetullah Gülen (FETÖ) cemaati eline geçirdiği bu fırsatı başka bir kazanıma çevirerek, devletin en hassa, hücre birimlerine kadar sızarak, kumpas davaları ile devleti çökertmeye başladı..
Polis Teşkilatı, Türk Silahlı Kuvvetleri mensupları ve hatta ülkenin Genel Kurmay Başkanı bile, o günlerde içeri tıkıldı!..
Zekeriya Öz tipi savcılar, benzer hakimler ile ülkede bir başka korku, şiddet ve oyun tezgahlanmaya başlandı!..
GEL GAYRİ BU HASRET BİTSİN?
Okyanus ötesine göndermeler,”gel gayri, bu hasret bitsin” şarkıları, “Beraber yürüdük biz bu yollarda,beraber ıslandık yağan yağmurda” martavallarını, daha sonra başka ülkelerin içişlerine karışmalar,”Rabia” işaretleri takip etti..
Mısır ile papaz olduk, komşumuz Suriye Devlet Başkanı Esad’ı bir gecede hain ve “Eset” ilan ettik..
Kuzey Irak’ta oluşan Barzani yönetimi ile bir limoni, bir iyi ilişkiler ile yollarına güller döktük, “megri, megri” türküler söyleyip, kırmızı halılarda onları karşıladık!.
Bir kesim Peşmerge’ye ise lahmacun ısmarlayarak, kendi topraklarımızdan uğurladık, çadır mahkemeleri kurduk..Çözüm adına, 800’e yakın vatan evladımızı şehit verdik!..
Ülkenin,” kozmik odalarına” girildi, devletin mahremlerine el uzatıldı, birçok vatansever, yurtsever Silivri zindanlarına atıldı!.
“Kimi kahrından, kimi hastalıktan, kimi dertten” hayatını kaybetti..
BİLE, BİLE 15 TEMMUZ GELDİ!
İçinden bir türlü çıkamadığımız, yeni bir süreç başladı!
Ülke büyük bir travma ile 15 Temmuz Darbe Kalkışmasını yaşadı. 250 İnsanımızı bu kalkışmada toprağa verdik.
FETÖ Zihniyetine operasyonlar düzenledik, kimi yurt dışına kaçtı. Kimini “hain” ilan ettik, “kiminin apoletleri söküldü, kiminin memuriyetleri bitirildi, kimini de iltisaklı ilan ederek”, hayatlarını kararttık!
Daha yazılacak çok şey var elbette!
AK Parti’nin 20 Yılı, gerçekten olaylara gebe yıllar!
“İhvanist anlayış, Müslüman Kardeşler” düşüncesi ile ülkeyi yönetmeye kalktık, başımıza gelmeyen kalmadı..
İsrail’in Filistin’e uyguladığı ambargoları delmek, Filistin halkı ile buluşmak için Mavi Marmara gemisi yola çıkarıldı. Hain baskın sonrası, devletin başı çıkıp,”bana mı sordunuz da gittiniz” diyebildi!
Neye anlatalım kardeşim!?
20 Yıl dile kolay!
ATATÜRK ADI HEDEFE KONDU!
Ülkenin tüm stadyumlarından “Atatürk” adı çıkarıldı, stadyumlar birer “Arena”ya dönüştürüldü!..
Yetinilmedi, ülkenin en saygın, gözde fabrikaları satıldı, üzerlerindeki “TC” adı söküldü, yerine başka levhalar konuldu!.
Diyanetin, camilerden bu “TC” ibaresini kaldırması kabul edilemez bir girişimdir..Milletimiz, buna “dar” demeli ve “geçit” vermemelidir!
Andımızı kaldıran zihniyet, buna da tevessül edebildi ya?
Bu camiler, bu ezanlar, bu mabetler Cumhuriyet’in özgürlüğüdür!
Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün Türkiye’sinde yaşanılanlar bunlarla kalmadı!..
Avrupa’ya rest çektik, Amerika’yı sollayıp, Rusya ve Çin ile flörtlerimiz başladı!
Hesap, kitapsız, projesiz, inadına, ülkenin hazinesini betona gömdük!
Ülkenin en gözde hava limanını kazıp, başka bir yere hava alanı dikmenin kibiri içinde, bugünkü iflasların yaşanmasına vesile olduk!
SEÇİM HİLELERİ!?
“Seçim hileleri, kayyum atamaları, yasaları kendi çıkarları için kullanmaları, liyakatsizleri devlet kadrolarına doldurmaları, har vur harman savurmaları da” bir kenara yazınız elbette!..
Güven bitti!
Yıllar tükendi!
Ne söylesek boş!
Bu durumda halk, aslında bir, iki kere göndermeyi denediği, ama siyasi ayak oyunlarına kurban gittiği oylamalarının bir yenisini, önümüze sandık geldiğinde yapacak..
İşte bu sandık, “bu kötü gidişten, bu iflastan, bu bitişten, çöküşten kurtulmanın” ilk adımı olacak!..
SEÇİMDEN GERİSİ YALAN!
Ülkede, “birlik ve beraberliği, kardeşliği, ekonomiyi, kültürel zenginlikleri bitiren, dini hassasiyetleri zedeleyen, ekonomiyi dibe vurduran bu zihniyetin”, artık ülkeye verecek hiçbir şeyi kalmamıştır..
“Ayak diretmenin, zaman kazanmanın” artık bir faydası olmaz!
Türkiye, her gün büyük değerlerini kaybetmektedir..
Biran önce iktidar ve ortağı seçim kararı alarak, bu iktidarı nasıl teslim almışlarsa, öyle teslim etmelidirler!
Ülkenin,” geride kalan saygınlığı itibarı” artık bunu gerektiriyor!
Tevessül edilebilinecek girişimler, hem ülkeye, hem insanımıza, hem de bugün iktidarda olanlara büyük zarar verir!..
Ülkeye, daha fazla zarar vermeden, bu iktidar ve ortağı çekilmesini bilmelidir!..
Bunun artık, yarını da kalmamıştır!
Zira, bu iktidar kendi sonunu, bilerek hazırlamıştır!
Yusuf Cinal, 15 Aralık 2021 Brüksel
Seçimden başka çare yoktur!
Yusuf Cinal
Bu içeriğe tepkiniz
Yorumlar
Park54 uygulamasına son verirsin mi?
Ankete Katıl