21 Haziran 2016 tarihinde Adapazarı’nın düşman işgalinden kurtuluşunun 95. yıldönümünü kutlayacağız. Kurtuluş kutlamaları, bizim çocukluğumuzda, gençliğimizde, çocuklarımızın, okul yıllarında aslına uygun kutlanır…

**

Kutlamaların içeriği, kutlamalara katılan ve kutlamaları izleyen her bir çocuğa, her bir gence o ruhu tekrar yaşatırdı. Ancak ne olduysa son yıllarda Adapazarı’nın düşman işgalinden kurtuluşu etkinlikleri boğazına kadar dini içerikle dolduruldu.

**

Günle ilgili artık Milli Eğitim Müdürlüğü, dolayısıyla da okullar devre dışı bırakıldı. Böylece, Adapazarı’nın düşman işgalinden kurtuluşu etkinlikleri, eski ruhtan uzak, ‘yapmadı demesinler’ rumuzunun içine sokulmuş, sıradanlaştırılmış, hiçbir çocuğa ve hiçbir gence, bu kurtuluşun gerçekliği anlatılmaz hale getirilmiş.

**

Mesela geçtiğimiz yıl, Adapazarı Belediyesi’nin, Adapazarı’nın düşman işgalinden kurtuluşunun 95. yıldönümü etkinliklerine bir göz atalım;

**

Etkinlik: BİR

21 Haziran 2015… İftar yemeği… Saat: iftar saati… Yer: Adapazarı Belediyesi önü…

Etkinlik: İKİ

21 Haziran 2015… Mevlit okunması… Saat: Akşam-Yatsı arası… Yer: Orhan Camii…

Etkinlik: ÜÇ

Havai fişek gösterisi… Saat: Yatsı sonrası… Yer: Adapazarı Belediye binası çatısı..

**

Son bir iki kurtuluş etkinliği tarihi, Ramazan ayıyla çakıştığı için etkinliklerin kandilli ve iftarlı olarak resetlendiğini düşünebilirsiniz. Hayır, daha önceki yıllar… Ramazan olmadığı yıllarda da yukarıdaki iftar yemeği hariç etkinlikler aynı menü olarak sunuldu.

**

Tabi, yine Adapazarı Belediyesi tarafından Adapazarı’nın düşman işgalinden kurtuluşunun yıldönümlerinde, folklor oyunları, konserler falan organize edildiğini biliyoruz. Ancak, ne folklor oyunları, ne de konserler, benim tarif etmeye çalıştığım o kurtuluş ruhunu, çocuklarımıza ve gençlerimize sunmaktan uzak…

**

Ne ve neler yapılmasını, her yıl biraz daha unutulan ve unutturulan o ruhun, çocuklarımızla ve gençlerimizle yeniden tanıştırılması yönünde atılacak adımlar belli. Benim buradan kalem kalem yazmam ne kadar doğru olur bilmiyorum. Ama şunu çok iyi biliyorum ki, çocuklarımıza ve gençlerimize o ruhu unutturanlar, nasıl hatırlatılabileceğini de çok iyi biliyorlar…

**

Bu yazıyı buraya kadar okuyanların kendi kendilerine şu soruyu sorduklarından eminim, ’21 Haziran’a günler var. Böyle bir yazıya acaba gerek var mıydı?’ Bence vardı. Zira 21 Haziran 2016’nın etkinlikleri şimdiden masaya yatırılmaya başlandı. Bende istedim ki, o etkinliklerin arasına, çocuklarımıza ve gençlerimize o ruhu hatırlatacak çalışmalar serpiştirilsin…

28 Mayıs 2016