Cesaret, korkuya rağmen harekete geçebilme yeteneği olarak insan hayatına yön veren temel bir erdemdir.. Zorluklarla yüzleşmeyi, konfor alanından çıkmayı ve risk alarak doğru değerleri savunmayı sağlar.. Korku içinde yaşamayı engelleyerek özgürleşmenin ve kişisel gelişimin anahtarıdır..

Ancak bu anahtar kullanılmazsa yapacak bir şey yoktur..

Dolayısıyla berabere kaldığımız Emre Gökdemir İnşaat Ankara Keçiörengücü istediğimiz kıvamdaydı, yine cesaret edemedik..

Henüz maç başlamıştı ki; Mete Kaan’ın sakatlanması iyi olmadı, Pena yine istediğimiz etkinlikte değildi, şut özürlü..

Bireysel performansları sınırlı tutacağım, aşmamız gereken bakış açısı, sistem kargaşası..

Şu koşullarda yapmamız gereken korkmak değil, rüzgara göre pozisyon almak, cesaretle..

Dolayyısıyla bugün yaşam mücadelesi verdiğimiz şu ligde 9 haftadır kaybeden bir Serik olmasa biz nerede olurduk, tahmin etmek zor değil..

Ben bu beraberliği de sevmedim..

İlk 20 dakikada iki gol bulan, ikinci yarıda tek pozisyon bile bulamayan Sakaryaspor Amed deplasmanından sonra Keçiörengücü deplasmanında da iki puanı cesaretsizliğine kurban vererek dejavu yaşadı, yastayım..

Kimileri göbek atıyor, başka konu!.

Ofansif ağırlıklı bir kadroyla Ankara’da ilk 7’ye oynayan Emre Gökdemir İnşaat Ankara Keçiörengücü karşısında maça galibiyet inadıyla başlayan Sakaryaspor ne ara beraberliğe fit oldu, akıl alır gibi değil..

Bu beraberlik bana Amed maçını hatırlattı, 75’te beraberliği yakaladık, tam kazanmaya koşmamız gerekirken iki puan bıraktık, eksi bakiyedeyiz..

Şimdi asıl mesele şu..

O beraberlik Sakaryaspor’un defansif hocası Hakan Kutlu’ya fatura edilmişti, bu beraberliğe fatura kesilecek mi?

Yoksa biz Ankara’ya kaybetmemeye mi gelmiştik?

O zaman soruyorum; Ne zaman kazanmaya oynayacağız?..

Aktepe’de 15. dakikada Poyraz Efe’nin golüyle 1-0 öne geçtiğimiz maçın 21. dakikasında Emre Demir’le farkı 2’ye çıkardık ancak pozisyonda faul bulamayan jiletli maçın İzmir’li hakemi Ferhan Kestanlıoğlu’nun koltuğunda bağdaş kurduğu VAR bir ofsayt çizgisi çekti, çektiği çizgiye rağmen ofsayt yok, Abdullah Çelik’in ayağı önde, VAR’a göre ise Poyraz Efe önde, gol güme gitti..

Sayılmayan bu golden 15 dakika sonra ilk golümüze asist yapan Serkan Yavuz sola açılan topa daha yakındı, Ezeh bastırdı, ortaya çevirdiği topu arka direkte Diouf kafayla boş kaleye yolladı, eller yukarı..

36’da yediğimiz bu beraberlik golüne kadar sahada bir Sakaryaspor izledik, son haftaların en baskın Sakaryaspor’u, arzulu, coşkulu.. Rakip yarı sahada en çok at koşturduğumuz maçtı ancak 63’te en ofansif oyuncularımız (Emre Demir, Poyraz Efe, Melih Bostan) çıktı, giren oyuncular iki ofansif Zwolonski ve Owusu, bir defansif Ruan olunca beraberlik üzerimize yapıştı, son dakikalarda ise 3’ün 1’ini bile bulamayacaktık, sağolasın Szumski..

Direkten dönen topun devamını Ali Akman gol yapamadıysa Szumski’ye borçluyuz, pozisyonu iyi takip etti, takımını ipten aldı..

Sakaryaspor teknik patronu Mustafa Dalcı bu beraberliğin bana göre tam göbeğinde ancak olan oldu, önümüzdeki maçlara bakacağız, öyle gözüküyor..

Neyse ki averajla da olsa bir basamak tırmandık, bayramın ikinci günü Serikspor’u deplasmanda yeneceğimizi düşünürsek yakalamamız gereken 1 takım kaldı, inşallah Sarıyer..

Dolayısıyla bugün 6 puanlık farkı Amed ve Keçiörengücü beraberlikleriyle 2’ye indirmek mümkündü, anlatmaya çalıştığım bu..

Takımda kıpırdama var mı var ama yetmez, cesarettir insanların rehberi..

Sakaryaspor’da forvetlerden randıman almak istiyorsak ilk yarıda ki gibi oyunu rakip sahaya yıkmalıyız..

Yoksa bakın 70’ten sonrasına, Zwolonski 4 oyuncunun arasında top kapma mücadelesi veriyor, eşyanın tabiatına aykırı..

Owusu sol kanatta topla buluşuyor, 3 kişiyi geçerse ceza sahasına girecek, ne mümkün..

Sağ koridorda ise Ruan ile Serkan peşpeşe sakatlandı, kevgire döndük..

Böyle baktığında bir puan iyi ancak benim anlatmaya çalıştığım ilk yarıdaki etkinliğimizi kim perdeledi?

Kaldı 8 hafta, puan farkı 6..

İkili averajda Sarıyer’in (İstanbul’da kazandık, Sakarya’da berabere) önündeyiz, VAR’ımızı yoğumuzu ortaya koymalı, kazananlar safında olmalıyız yoksa “1 VAR’mış 1 yokmuş” masallarına meze olacağız..

SANTRA HARİCİ

Çiviyi çivi yapan

Kafasına inen keserdir