Sakarya’da rahat kazanan Bodrum FK 6 maçlık galibiyet hasretine son verirken Sakaryaspor galibiyet hasretini 5 maça çıkardı, 18. sıraya çivilendik..

Şampiyon yönetimi bırakmış, kalesi içten dağılmış Bodrum FK karşısına defansif bir anlayışla çıkan Sakaryaspor’da bu yenilgi Hakan Kutlu’ya yazar, Enes Zengin ve ekibinde panik havası..

Bu panik havasıyla dostlar alış verişte görsün diye yapılan 5 takviyeye 5 takviye daha eklenecek, çorbaya döneceğiz, başka konu..

Puan cetvelini hepimiz biliyoruz, kazansak bile potadayız..

Bodrum maçına geldiğimde önce tribünlere baktım, Amed maçını saymazsak sezonun en iyi tribünü..

Esame listesine baktım, 4 stoper (Batuhan Çakır, Salih Dursun, Arif Kocaman, Kolovetsios) sahada, önlerinde Vukovic beş, Serkan Yavuz’u sağbek, Caner Ekin’i solbek saydığımda ikinci ve üçüncü bölgeye Kakuta, Poyraz Efe ve Zwolinski 3’lüsü kaldı, eller yukarı..

35’te Kakuta sakatlanınca maç bitti!.

Uzun lafın kısası; Stoperlerle oyun kurarsan galibiyeti rüyanda bile göremezsin..

Bu kadar aciz bir Sakaryaspor ilk kez izlemedim elbet..

Van’da oynadığımız ve 3-2 kaybettiğimiz ofansif oyundan sonra 10 maç oynadık, sadece Hatay’ı yendik..

Demek ki uzun zamandan beri mahsul alamıyoruz..

Hoca değişti, değişmedi.. Takım değişti, değişmedi.. Yönetim değişti, değişmedi..

Kadro mühendisliği vizyona sokuldu, değişmedi..

Puan cetveline baktığımızda arzulamadığımız yerdeyiz, altımızda düşmesi kesinleşen Adana Demirspor ile Hatayspor’dan başka kimse yok..

Bugün düşünüyorum; bu halimizle Adana Demirspor’u bile yenebilirmiyiz?

Bodrum maçında pozisyona ilk girdiğimizde dakikalar 54’ü gösteriyordu..

Sonra birkaç pozisyon daha bulduk ama Bodrum’a verdiğimiz pozisyonların yanında devede kulak kaldı, bu kafayla puanın yanına bile yaklaşamazdık, yaklaşamadık..

Bu kadar defansif bir takımla sahaya çıkılmışken Vukovic ile Salih’i kalabalık defansın önünde yan yana oynatmak bana göre gelen facianın en büyük habercisiydi..

İkinci facia ise sol koridorun tamamen 38 yaşındaki Caner’e bırakılmasıydı..

Rakip gelecek, karşıla Caner.. Atağa kalkacağız, ortala Caner..

Soluna al, vur Caner..

Şarjı yüzde 1’e inmiş Caner iki arada bir derede boğulurken aslında boğulan takım oldu, bu yenilgiyi bu sebeple “büyük hoca” nidalarıyla takımın başına getirilen Hakan Kutlu’ya yazdım..

Şimdi işkembeden bir sürü savunma okuyacağız..

Vukovic ateşler içinde sahaya çıkmış, yazık..

Eren Erdoğan sakat sakat sahaya salınmış, gerek yoktu..

Pozisyonlar bulmuşuz..

Verdiklerimizin yanında devede kulak kaldığını göremezsek çok işimiz var çok..

Bu panik havası korkuyorum ki olmayan havamızı daha da bozacak..

Bu saatten sonra çıktığımız her deplasmanda “Sakarya kümeye” tezahüratları duyacağız, psikolojimiz bozulacak..

Elimizde her güçlüğe kafa kaldıracak bir kadro olmadığından sorumluluğu yaş ortalaması 20’de cereyan eden son 5 takviyeye yıkacağız, olmayacak..

Neden?

Kanatlar boş..

Kanatların boş olduğunu ısrarla görmeyenler stoperlerle oyun kurmaya, duran toplardan gol bulmaya çalışacak, stoperler kornerlere gidecek, kafa vuracak, gol gelecek ama korner kazanmak için oyunu rakip sahaya yıkmak lazım, rakip sahaya yıkmak içinde kanat lazım, kazanmak için gol lazım, laf salatası değil..

Kaleyi gördüğünde vurmak lazım..

Bizde kaleye son vuran Mirza yeniden kulübede!.

Ne dersen de, imam bildiğini okuyacak..

Nereden bakarsan bak, istediğimiz noktaya değil, fotoğrafın tamamına bakmalı, Boluspor galibiyetiyle ayağa kalkmalıyız..

Bolu’yu da defans yaparak yenemeyiz..

Sonra Erzurum gelecek, defans yaparak hiç yenemeyiz..

Diyarbakır’da oynayacağımız Amed maçına kadar bu takıma defansı değil, ofansı aşılamalıyız, onu da Hakan Kutlu yapacak, yoksa gidecek..

SANTRA HARİCİ

Kırk gün gezersin kırda

Birgün rastlarsın kurda