Sevgili okurlar,
Memleketin “hal ve gidişi” ile yakından ilgilendiğimi, zaman, zaman “siyasete, kültüre, sağlık ve eğitime, oradan adabı mahşerete, hatta spora dair birçok alanda” yazı yazdığımı söyleyenler, haksız değil?..
Nedeni açık değil mi?
“Bir gazeteci, bir yazar, haydi bir muhabir” olarak diyelim görevimiz “insanımızı bilgilendirmek” değil mi?
Brüksel’de yaşayan, Avrupa’nın birçok başkentini görmüş, ülkeler aşmış ve Sakarya’da emekliliğin tadını çıkartan biri olarak Sakarya ile ilgili çokca yazı kaleme aldım..

HATIRLAMASALAR DA?
Ama bunların en önemlisi,”Hakikatin Peşinde Bir Ömür Yusuf Cinal” eseridir..
Sevgili, yazar ve meslekten adaşım, dostum, kardeşim Fahri Tuna’ya bile sitemlerin geldiği bu kitabı hazırlamak, kolay olmadı?
Bu kitap ile ilgili olarak, Sakarya’da basın mensubu arkadaşlarıma teşekkür etmek, en önde gelen görevimdir..
Onlar ki, bu yolda beni yalnız bırakmadılar..
Hiç değilse, bu kitabın tanıtımında yanımda oldular..
Bu bile yetişir!
Kaldı ki, bu kitabın “editörlüğünü” yapan Fahri Tuna’ya, “siyaseten bile takılan, zılgıt çekenleri” bir kenara not ediyorum!..
Onlar ki, “siyasi bataklıkta debelenirken, bizler insanımızı bilgilendirmek, haberdar etmek için, canhıraş gece demeden, gündüz demeden, bu kentin, bu ülkenin gönüllüsü olarak, hem içte, hem dışarıda bayrağı ele alıp”, yere düşürmüyoruz!
Bilirim ki, bu bize yakışandır!..
Yolumuz, çizgimiz, duruşumuz bellidir!..

AT GÖZLÜĞÜ?
Ama ülke gerçeklerine “at gözlüğü “ ile baktığımızı kimse söyleyemez..
Sevgili Akyazılı dostum, Ali Hızal, yılların solcusu ve hemi de iyi bir CHP’lidir..
Kendisi ile buluştuk..
Harmanlıkspor Kulübü  terasında bir çay içimi de olsa, bu kentin, bu ülkenin meselelerini konuştuk..
“Yıldırım Gençer” dedi..
“Allah rahmet etsin, candan severim..Listede yerini aldı!..”
Ali Hızal bu, ikna oldu..
Sonra “Bizim Sakarya Gazetesi” çalışması olan bir kitabın sayfalarını açtı..
Sakarya’nın sembollerinden olan eski Ankara yolu üzerinde,Sakarya Nehri üzerinde insanımıza hizmet veren Cumhuriyet’in ilk nişanelerinden, yani işaret taşlarından “Sakarya Köprüsünü” gösterdi..
“ Yusuf Kitapta resim var, köprü ile ilgili bilgi yok” dedi?..
Kitabın sayfalarını karıştırdık, haklıydı!..
Sevgili Ali Aktaş ve arkadaşlarının, gözünden kaçmış olacak?
Ayrıntısına sonra gireriz..

BAŞKAN EKREM YÜCE’Yİ YAZ?
İşte ülke ve kent meseleleri ile ne kadar ilgili olduğumuzu bu diyalog, bu buluşma göstermiyor mu?
Uzatmayalım, bugün sevgili Bizim Sakarya Gazetesi sahibi Adnan Yüksel ustama söz verdiğim gibi “Sakarya Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem Yüce’yi” yazacağım..
Gerçekten Başkan Ekrem Yüce’yi ne kadar tanıyoruz?
Siz olsaydınız, nereden başlardınız?
Sakın ha, bu bir “güzelleme” yazısı değildir!?..
“Okur bu, sevgili Adnan Yüksel ustam gibi, bu gazetede artıları, eksileri, olumlu işleri, başarı öykülerini, kent tarihine adını yazdıranları, enine, boyuna” görmek ister..
Gazeteler, toplumun aynası değilmidir?..
Öyleyse aynaya bakalım!

GOOGLE DEDE NE DİYOR?
Hemen google girdim, ”Ekrem Yüce” adını, yazdım..
“Wikipedi’den tutun, ülkenin bütün saygın gazetelerine, televizyonlarına ve yerel gazete manşetlerine konu ve olmuş Başkan Ekrem Yüce..”
Aynı kuşak Sakaryalıyız!..
Daha şehrin girişinde, torunum bilboardlyarda resimini gördü..
“Bu resimdeki adam kim dede” dedi?
Avrupa Birliği’nin(AB) başkenti Brüksel’de alışık olmadığı bir resim ile karşılaştığının farkındaydı..
Anlatmakta zorluk çektim..
“Bu kentin Belediye Başkanı” diyebildim..
“Dede, bende Atatürk’e benzetemedim, ondan sordum” diye ekledi!

ADAM ÇALIŞIYOR!
Hani, ” ayinesi iştir kişinin, lafa bakılmaz” derler ya?
Aynen öyle?
Uzatmayalı, bizi Sabiha Gökçen hava alanından alıp, Adapazarı Mithatpaşa Mahallesindeki evimize götüren yakınım da, bu diyaloğa tanıklık etti..
Ona sordum?
“Sahi bu Ekrem Yüce kimdir” diye?
“Adam çalışıyor” diyerek, söze başladı..
“Adam çalışıyor!
Milletin ekmeği ile dertleniyor..
Balı, sütü, kabağı, unu, şekeri, yağı, trafiği,kent düzenini, ulaşımı bir kenara bıraktım..
Geleceğe dönük büyük hizmetlere el attı..
Tarım dedi,bahçelerden çıkmıyor..
Enerji dedi,Ankara’nın yolunu su yolu yaptı..
Su dediler, gitti Darıçayırı’na büyük bir baraj projesi oturttu..
Sapanca gölü, dereler, çaylar bir, bir not edildi..
Gelecek yıllara su merceği tuttu..

BİSİKLET KENTİ SAKARYA!
Bisiklet dedi..
Sakarya’yı Bisiklet şehri yaptı..
Halkımızı bisiklet ile tanıştırdı..
Kültür dedi, kültür etkinliklerine binlerce kişinin katılımın sağladı..
Eğitim dedi, üniversitelerimiz ile koordinasyon sağladı..
Belediyecilik dedi, ilçe belediyelerini de sırtladı..
Turizm dedi, Karadeniz sahili, yaylalar, Acarlar Longozu, poyrazlar, el atmadığı doğal alanlar kalmadı..
Hele de kent ve liçe belediye altyapıları..
Nereye el attıysa, başarılı bir şekilde çözüm üretti..
İnsan odaklı çalışmaları, sivil örgütlerle iletişimi, basınla yakın teması..
Ankara ile en üst düzeyde gidip, gelmeleri..
Bakanlar ile ilişkileri..
Sakaryaspor’a sahip çıkması ve sporun her dalına kucak açması..
Daha saymadığım ne kaldı”
diyerek espri yapmayı da ihmal etmedi..
Elbette detaylara gerek yoktu..
Sakarya’da yaşayan bir yakınımın, sadece Ekrem Yüce, hakkında bu kadar başlığı önüme sermesi bile,Yüce’nin, Sakarya’daki karnesini göstermeye yetti..

AH ŞU ÖNYARGILAR?
Google’de de bu başarılar yansımış..
Ön yargılar bir kenara da?
Siyasi mülhazalardan sıyrılarak, “bu kentin evlatları üstlendikleri görevleri, yansız, tarafsız, açık ve net bir şekilde yerine getiriyor, insanına, kentine, dağına, taşına sahıp çıkıyorsa”, mesele nedir?
E bizden değil?
Siz kimsiniz Allah aşkına?
Siz, biz ha?
Peki nerede birliktelik yapacağız?

SEZARIN HAKKI, SEZARA?
Bu başarılara imza atan, içimizden biri ise, “neden Sezar’ın hakkını, Sezar’a” teslim etmeyelim ki?
Şüphesiz eksikler, yapılacaklar, öncelikler yok mu?
Bir siyasi anlayışın temsilcisi olarak Başkan Ekrem Yüce, tüm bunların üstesinden gelmiş, bu büyük başarıya imza atmışsa, kıskanmadan, gocunmadan bu başarı öyküsünü yazanı takdir etmek, tebrik etmek görevimiz değilmidir!?..

BİR SAKARYALI?
Bir Sakaryalı olarak, insanımız ayrıştırmadan, kutuplaştırmadan, bir kesimi korumadan hizmet üretmeye, üzerimiz farz olan görevlerimizi yerine getirmeye devam edeceğiz..
Eğer Başkan Ekrem Yüce’de bunu fazlası ile yapıyorsa, hizmetlerini takdir etmek, yapamadıklarını, eksiklerini de ortaya koymak hakmızıdır..
Huzur ve güven içinde, refahla tanışmış bir Sakarya için Başkan Ekrem Yüce kadar, sizin de yapacaklarınız olduğunu sakın unutmayınız!..
Alkışlamak, takdir etmek, siyasetin doğasında vardır..
Yolu açık olsun!
Yusuf Cinal yazıyor, 21 Eylül 2022 Adapazarı